Bazı isimler vardır; makamlarıyla değil, ortaya koydukları eserlerle hatırlanırlar. Bazı yöneticiler vardır, bulundukları koltuğu sadece temsil etmez, görev yaptıkları kurumun kaderini değiştirirler.

Gerçek liderlik de tam olarak burada ortaya çıkar. Çünkü yönetmek sadece talimat vermek değil, sorun çözmek, vizyon ortaya koymak ve geleceği inşa etmektir.

Özellikle kamu yönetiminde ve bürokraside başarı, konuşulan değil, yapılan işlerle ölçülür. Arkasında tamamlanmış projeler, çözülmüş sorunlar ve memnuniyet bırakan yöneticiler her zaman ayrı bir yerde durur. İnsanlar makamları değil, hizmetleri hatırlar. Unvanları değil, bıraktıkları eserleri konuşur.

Bugün Dicle Üniversitesi’nde yaşanan değişim ve dönüşüme baktığımızda da karşımıza böyle bir yönetim anlayışı çıkıyor. Göreve geldiği günden itibaren üniversitenin kronikleşmiş sorunlarına neşter vuran, akademik barışı güçlendiren, sağlık yatırımlarını hayata geçiren ve üniversiteyi geleceğe taşıyacak projeleri birer birer uygulamaya koyan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, ortaya koyduğu çalışmalarla dikkat çekiyor.

Dicle Üniversitesi uzun yıllar sonra belki de en hareketli, en üretken ve en vizyoner dönemlerinden birini yaşarken, bu değişimin arkasındaki iradeyi ve yapılan çalışmaları yakından incelemekte fayda var.

Çünkü bazı dönemler vardır, kurumların tarihinde dönüm noktası olarak anılır. Dicle Üniversitesi açısından bugün yaşanan sürecin de böyle bir dönem olduğu görülüyor.

Evet. Bazı yöneticiler vardır, görev süreleri boyunca makamı doldururlar. Bazıları ise görev yaptıkları kuruma damga vurur, iz bırakır ve yıllar sonra bile yaptıkları hizmetlerle hatırlanır. Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat’ın ortaya koyduğu tabloya baktığımızda, ikinci kategoriye giren bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dicle Üniversitesi son yıllarda belki de tarihinin en hareketli, en üretken ve en verimli dönemlerinden birini yaşıyor. Üniversite kampüsüne giren herkes bu değişimi ve dönüşümü net bir şekilde görebiliyor. Çünkü bugün Dicle Üniversitesi’nde sadece binalar yükselmiyor; umutlar büyüyor, projeler hayata geçiyor ve yıllardır çözüm bekleyen sorunlar birer birer ortadan kaldırılıyor.

Prof. Dr. Kamuran Eronat’ın en büyük avantajlarından biri, bu şehrin evladı olmasıdır. Diyarbakır’ın sokaklarında büyüyen, bu kentin insanını, kültürünü ve ihtiyaçlarını yakından bilen bir isim olarak göreve geldiği ilk günden itibaren üniversiteyi sadece bir eğitim kurumu olarak değil, aynı zamanda bölgenin kalkınmasına yön veren stratejik bir merkez olarak gördü.

Yıllardır konuşulan ancak bir türlü çözüme kavuşturulamayan sağlık yatırımlarında önemli adımlar atıldı. Dicle Üniversitesi’nin kanayan yarası haline gelen hastane altyapısı konusunda tarihi gelişmeler yaşandı.

Bunun en somut örneği ise geçtiğimiz günlerde sözleşmesi imzalanan 600 yataklı yeni hastane projesidir.

Yaklaşık 105 bin metrekare kapalı alana sahip olacak bu dev yatırım yalnızca Dicle Üniversitesi için değil, Diyarbakır ve bölge illeri için de hayati öneme sahip bir projedir.

Hastane tamamlandığında binlerce insan daha modern şartlarda sağlık hizmeti alabilecek, sağlık çalışanları daha donanımlı ortamlarda görev yapabilecek ve üniversite sağlık alanındaki gücünü çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır.

Üstelik bununla da sınırlı kalınmıyor. 600 yataklı hastanenin yanında 400 yataklı ek blok için de çalışmalar sürdürülüyor. Bu gelişme, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nin önümüzdeki yıllarda bölgenin en güçlü sağlık üslerinden biri haline geleceğinin açık göstergesidir.

Ancak Kamuran Eronat’ın başarısını sadece betonarme projelerle ölçmek eksik olur. Belki de en önemli başarısı üniversite içerisinde uzun yıllardır konuşulan ayrışmaları, kırgınlıkları ve gruplaşmaları sona erdirme yönünde attığı adımlardır.

Üniversiteler bilim yuvalarıdır. Bilimin olduğu yerde huzurun, dayanışmanın ve ortak aklın hakim olması gerekir. Göreve geldiği günden bu yana hiçbir akademisyeni ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışı sergileyen Eronat, üniversite içerisinde önemli bir birlik atmosferinin oluşmasına katkı sundu.

Bugün birçok akademisyen aynı masada buluşabiliyor, ortak projelerde yer alabiliyor ve üniversitenin geleceği için birlikte çalışabiliyorsa bunda yönetimin uzlaştırıcı yaklaşımının önemli payı vardır.

Dicle Üniversitesi’nin öğrenci sayısında yaşanan artış da dikkat çekici gelişmelerden biridir.

Bir üniversitenin tercih edilir hale gelmesi tesadüf değildir. Fiziki imkanlardan akademik başarıya, sosyal yaşamdan yönetim anlayışına kadar birçok unsurun bir araya gelmesi gerekir.

Son dönemde yaşanan öğrenci artışı, Dicle Üniversitesi’nin yeniden yükselişe geçtiğinin önemli göstergelerinden biridir.

Kampüste devam eden çalışmalar da bu değişimin başka bir yüzünü ortaya koyuyor.

Yeni rektörlük binasının temelinin atılması, yeni otopark projeleri, hasta yakınlarının barınma sorununa yönelik çalışmalar, yeni itfaiye istasyonu planlaması ve Havuzbaşı Sosyal Tesisleri’nde başlatılan kapsamlı yenileme çalışmaları üniversitenin sadece bugünü değil geleceği için de yatırım yaptığını gösteriyor.

Aslında bugün yaşananları tek bir cümleyle özetlemek mümkün: Dicle Üniversitesi kabuğunu kırıyor. Yıllardır konuşulan ancak gerçekleştirilemeyen projeler birer birer hayata geçiyor.

Elbette yapılacak daha çok iş, gidilecek daha uzun bir yol var. Ancak hakkaniyetli olmak gerekir.

Yaklaşık yarım asırdır çözüm bekleyen bazı sorunların çözüme kavuşması, büyük sağlık yatırımlarının hayata geçirilmesi ve üniversitede oluşan yeni çalışma iklimi dikkat çekici gelişmelerdir.

Diyarbakır, tarih boyunca büyük değerler yetiştirmiş bir şehir olmuştur. Bugün Dicle Üniversitesi’nin başında bulunan Prof. Dr. Kamuran Eronat da doğup büyüdüğü bu şehre kalıcı eserler bırakma hedefiyle çalışan isimlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Görünen o ki, Dicle Üniversitesi’nde başlayan bu değişim ve dönüşüm süreci önümüzdeki yıllarda da konuşulmaya devam edecek. Çünkü bazı yöneticiler görev yapar, bazıları ise iz bırakır. Dicle Üniversitesi’nde bugün konuşulan da tam olarak budur.