Geçen sezon şampiyon olarak Trendyol Süper Lig’e yükselen iki takım, Süper Lig’in Birinci Haftasında karşı karşıya geldi.

Amedspor, geçen sezon kadrosunda yer alan Mehmet Yeşil, Cem Üstündağ, Dia Saba ve Embaye Diagne’nin yanı sıra yedi yeni transferine ilk 11’de forma verirken, Erzurumspor yeni transferi Mujakic dışında geçen sezon kadrosunda yer alan On futbolcusuyla sahaya çıktı.

Erzurumspor’un sahaya sürdüğü bu oyuncu tercihi, kanımca Amedspor’un elini güçlendiren önemli faktörlerden biriydi. Çünkü Erzurumspo 11’i, oyun alışkanlıkları oturmuş, birbirini tanıyan bir kadro olmasına rağmen Süper Lig için yetersiz bir görüntüdeydi.

3-4-2-1 SİSTEMİ SORGULANMALI

Maça Amedspor 3-4-2-1, Erzurumspor ise 4-1-4-1 dizilişiyle başladı.

Özellikle maçın ilk yarısında Amedspor’un üçlü savunma sistemiyle oynamanın sıkıntılarını yaşadığını düşünüyorum.

Kanımca 3-4-2-1 sistemi, hücum gücü yüksek takımların mücadele ettiği Trendyol Süper Lig’de Amedspor’un mevcut oyuncu yapısı açısından ciddi şekilde sorgulanması gereken bir sistem.

Bu sistemin mantığına baktığımızda; üç stoper, iki kanat bekten oluşan dört kişilik orta saha, iki hücumcu orta saha ve bir santrfor görüyoruz.

Savunmadaki temel mantık, rakip hücuma geçtiğinde kanat beklerinin geriye gelerek takımın beşli savunma hattına dönüşmesi ve takımın kompakt bir yapı oluşturmasına dayanıyor.

Hücumda ise kanat bekleri ileri çıkar, iki hücumcu orta saha, yani 10 numaralar santrforun arkasında daha özgür hareket ederek hücumun yaratıcılığını üstlenir.

Dolayısıyla üçlü savunma sistemiyle oynayacaksanız bazı temel şartları yerine getirmeniz gerekir.

Üç stoper savunma güvenliğini sağlamalıdır.

Kanat bekleri hem savunmada hem hücumda yüksek fizik gücüyle katkı vermelidir.

İki 10 numara, hücum organizasyonlarının yaratıcı oyuncuları olmalıdır.

Santrfor, rakip savunmanın merkezini sürekli meşgul etmeli ve hücumda üretken olmalıdır.

Top kaybedildiğinde ise takımın çok hızlı bir şekilde 5-4-1 savunma düzenine geçebilmesi gerekir.

Bu sistemde kanat beklerinin fizik gücü ve iki hücumcu orta sahanın hareketliliği, sistemin en önemli yapı taşlarıdır.

MEVCUT KADRO BU SİSTEME UYGUN MU?

Amedspor’un mevcut oyuncu yapısına baktığımızda ise bazı soru işaretleri ortaya çıkıyor.

Üçlü savunmada Mehmet Yeşil ve David Bates’in, kanat bekinde Yira Sor’un, merkez orta sahada Cem Üstündağ’ın ve santrforda Embaye Diagne’nin bu sistemin gerektirdiği özelliklere tam anlamıyla sahip olmadığını düşünüyorum.

Dün akşam Erzurumspor gibi geçtiğimiz sezon Trendyol 1. Lig’de mücadele eden ve kadrosunun önemli bölümünü koruyan ama Süper Lig ayarında takım kadrosunu dizayn edemeyen bir takım karşısında bile Amedspor, özellikle ilk yarıda 3-4-2-1 sistemiyle pozisyon üretmekte zorlandı.

Süper Lig’in ilerleyen haftalarında çok daha kaliteli ve hücum gücü yüksek takımlarla karşılaşacak Amedspor’un, mevcut oyuncu yapısıyla bu sistemi ne ölçüde uygulayabileceği ciddi bir soru işareti.

Teknik Direktör Besnik Hasi’nin de maçtan sonra bu konuyu mutlaka daha detaylı şekilde değerlendireceğini ve sistem üzerinde daha fazla kafa yoracağını düşünüyorum.

İKİNCİ YARIDA BAMBAŞKA BİR AMEDSPOR

Amedspor maçın ikinci yarısında ise oyunu domine eden taraftı.

Özellikle Dia Saba, futbol aklını yeteneğiyle birleştirince maçın yıldızı oldu. Attığı iki golle takımına üç puanı getiren Saba, kalitesini bir kez daha gösterdi.

Dia Saba’nın golleri birbirinden akıllıydı. Özellikle ikinci gol öncesindeki hazırlık bölümünde yapılan tek paslar ve hücum organizasyonu gerçekten jeneriklikti.

Amedspor’un ikinci yarıdaki oyununda bireysel oyuncu kalitesinin de etkisiyle çok daha üretken bir görüntü ortaya çıktı.

Teknik Direktör Besnik Hasi’nin Samuel Ballet ve Gökhan Gül hamlelerini de oldukça isabetli bulduğumu söylemeliyim.

Özellikle Krasniqi, Dia Saba ve Dellova’nın yanı sıra sonradan oyuna giren Samuel Ballet ve Gökhan Gül’ün performanslarını beğendim.

Bu hamleler Amedspor’un ikinci yarıda oyunun kontrolünü ele geçirmesinde önemli rol oynadı.

ERZURUMSPOR NE YAPMAK İSTEDİ?

Erzurumspor’un Amedspor karşısındaki oyun planı da dikkat çekiciydi.

4-1-4-1 sistemiyle sahaya çıkan Erzurumspor, Amedspor’un 3-4-2-1 sisteminin özellikle kanatlarda oluşturabileceği boşlukları değerlendirmeye çalıştı.
Topu kazandığında özellikle Amedspor kanat beklerinin arkasına hızlı hücumlar yapmayı hedefledi.

Daha kontrollü bir oyun anlayışıyla kompakt savunma oluşturup, top kazanıldığında geçiş hücumları ve kontrataklarla Amedspor kalesinde tehlike yaratmayı planladı.

Ancak Erzurumspor’un bu oyun planını sahada uygulayabilecek takım kalitesi yeterli değildi.

Başka bir ifadeyle Erzurumspor, Amedspor’un zaafını doğru tespit etti ancak bu zaafı değerlendirecek kaliteyi sahaya yansıtamadı.

3 PUAN ÇOK DEĞERLİ AMA…

Sonuç olarak Amedspor için lige galibiyetle başlamak son derece önemliydi.

Alınan üç puan bu açıdan çok değerli.

Fizik ve kondisyon açısından Amedspor’u iyi gördüm. Ancak yeni kurulmuş bir takım olmanın getirdiği uyum sorunu özellikle ilk yarıda açık şekilde görüldü.

Daha da önemlisi, bazı mevkilerde transfer ihtiyacı olduğu da bu maçla birlikte bir kez daha ortaya çıktı.

Özellikle stoper, merkez orta saha ve Forvet eksikliği var. Amedspor’un takviyeye ihtiyaç duyduğu kanaatindeyim.

Amedspor dün akşam kazanarak lige iyi bir başlangıç yaptı.

Ancak alınan üç puanın, takımın bütün eksiklerini gizlemesine izin verilmemeli.

Çünkü Süper Lig’de her hafta Erzurumspor’la karşılaşılmayacak.

Çok daha kaliteli, çok daha organize ve hücum gücü çok daha yüksek takımlar Amedspor’un karşısına çıkacak.

Bu nedenle Amedspor’un dün akşamdan çıkaracağı en önemli ders, sadece üç puan kazanmış olmak değil, hangi sistemle ve hangi oyuncu profilleriyle daha başarılı olabileceğini doğru tespit etmek olmalıdır.

Benim için dün akşamın özeti çok net:

Amedspor sadece 3 puan aldı.

Ama eksikler de çok net göründü.