Amedspor’un geride bıraktığı iki haftada oynadığı Erzurumspor ve Kocaelispor maçlarından sonra, Teknik Direktör Besnik Hasi’nin ısrarla üçlü savunmayı tercih edip 3-4-2-1 oyun sisteminde takımını sahaya sürmesini eleştirmiş ve Trabzonspor maçının, Erzurumspor ve Kocaelispor karşılaşmalarında ortaya çıkan yapısal sorunların ne kadar ciddi olduğunu gösterecek çok daha önemli bir sınav olacağını kaleme almıştım.

Çünkü Trabzonspor’un elinde çok kaliteli kanat ve hücum oyuncuları bulunduğunu ve bu oyunculara geniş alan bırakıp savunma arkasına koşu imkânı verdiğinizde veya kanat beklerin arkasında boşluk oluşturduğunuzda bedelini çok ağır ödeyebileceğimizi belirtmiş, Amedspor’un mevcut oyun sistemiyle, özellikle de kanat beklerin savunma görevlerini aksattığı ve üçlü savunmanın geniş alanlarda yalnız kaldığı bir anlayışla sahaya çıkması hâlinde, Trabzonspor karşısında hüsran yaşamasının da kaçınılmaz olabileceğine dikkat çekmiştim.

Bu nedenle Hasi Hoca’nın Trabzonspor karşısında yalnızca formasyon tercihini değil, savunma planını da yeniden düşünmesi gerektiğini, Hasi’nin bu maçta önceliğinin sistemi ne pahasına olursa olsun uygulamak değil; rakibin güçlü yönlerini etkisizleştirecek doğru savunma organizasyonunu kurmak olduğunu yazmıştım.

Hasi’nin dün akşam Trabzonspor karşısında doğru sistemi bulduğunu ve takımını dörtlü savunma ile 4-2-3-1 gibi takımın oyuncu yapısına uygun bir sistem değişikliğiyle sahaya sürdüğünü görmek beni bir hayli mutlu etti.

Değişen oyun sisteminde gördük ki hem kaleci Lafont, çift stoper Dellova ve Bates, hem de sol ve sağ bekler Krasniçi ve Umut Meraş’ın etkinlikleri ve oyun performansları mükemmeldi.

Dörtlü savunma sisteminde şunu da gördüm; Krasniçi’nin önünde Ballet, Umut Meraş’ın önünde Dia Sor’un bulunması, kanatlarda daha iyi olmamıza yer açtığı gibi, Trabzonspor’un etkin kanat oyuncularını da kapatmamıza neden oldu.

Burada özellikle altını çizmek gerekir ki Amedspor’un dörtlü savunmaya geçmesi yalnızca savunmadaki oyuncu sayısını değiştiren bir tercih olmadı. Aynı zamanda takımın saha içerisindeki mesafelerini de kısalttı. Beklerin savunma ile hücum arasındaki görev paylaşımının daha net hâle gelmesi, kanat oyuncularının da savunma sorumluluğunu daha doğru şekilde yerine getirmesini sağladı.

Maça gelecek olursak; Amedspor her açıdan Trabzonspor karşısında ilk yarıda oyunu domine eden taraf olsa da Amedspor açısından maçın ilk yarısını iki bölüme ayırabiliriz.

Maça ilk 10 dakika iyi başlayan Amedspor, rakip yarı sahasında bireysel bir top kaybı sonrasında kaptırılan topta Fabinho’nun topu kapıp çabukça Muçi’ye çıkarması ve Muçinin topu Trabzonspor’un tecrübeli dünya yıldızı Muhammet Salah’a akıllıca çıkardığı pas ile bulduğu golden sonra yaklaşık 25. dakikaya kadar topa sahip olsa da çokça yapılan pas hataları ve pas tercihleriyle Trabzonspor kalesine gitmekte zorlandı.

Ancak Amedspor’un oyundan kopmaması ve geriye düştükten sonra panik yapmaması önemliydi. Takım, özellikle ilk yarının son bölümünde oyunun kontrolünü yeniden eline alarak Trabzonspor’u kendi yarı alanına çekmeyi ve rakip savunmanın arkasında boşluklar oluşturmayı başardı.

İlk yarının son 15 dakikasında ise Ballet, Krasniçi ve özellikle Dia Saba’nın kalitelerini sahaya yansıtıp ekstra sorumluluk alması, Amedspor’un kanatları da etkili kullanmaya başlamasıyla son bölümü Trabzonspor karşısında domine edip ciddi gol pozisyonları yaratmasını sağladı. Bu pozisyonlarda kaleci Onana’nın ciddi kurtarışları vardı.

Amedspor’un baskısı sonucunu son bölümde verdi ve kazanılan penaltıyla beraberlik golünü bularak üstün oynadığı maçın ilk bölümünü berabere bitirmesini bildi.

Soyunma odasına beraberlik golüyle moralli giren Amedspor, Trabzonspor karşısında ikinci yarıyı da forse eden taraftı.

İkinci yarıda Amedspor’un en önemli farkı ise oyunun her iki yönünü daha dengeli oynamasıydı. Takım yalnızca hücum etmeyi değil, top kaybedildiğinde doğru yerde pozisyon almayı da başardı. Bu da Trabzonspor’un hızlı hücumlarla Amedspor savunmasının arkasına sarkmasını önemli ölçüde engelledi.

Dia Saba, Ballet, Krasniçi ve kaleci Lafont’un ekstra iyi performanslarının yanında, Hasi’nin oyuna müdahaleleri, oyuna sonradan alınan Orban ve Mehmet Yeşil’in birlikteliğiyle galibiyet golünün atılması da Hasi’nin oyuncu değişikliklerinin yerinde olduğunu adeta tescilledi.

BESNİK HASİ’YE HAKKINI VERELİM

Burada Hasi’nin hakkını da teslim etmek gerekiyor. Çünkü teknik direktörlük yalnızca doğru sistemi tercih etmek değil, gerektiğinde kendi tercihinden vazgeçebilme cesaretini de gösterebilmektir. Hasi, önceki iki maçta ısrar ettiği sistemden Trabzonspor karşısında vazgeçerek hem rakibin güçlü yönlerini analiz ettiğini hem de elindeki oyuncu grubunun özelliklerini doğru değerlendirdiğini gösterdi.

Amedspor açısından bu galibiyet yalnızca üç puan olarak değerlendirilmemeli. Çünkü bu maç, takımın doğru sistem ve doğru oyuncu yerleşimiyle neler yapabileceğini göstermesi açısından da önemli bir mesaj verdi.

Özellikle güçlü rakiplere karşı sistemin oyunculara göre şekillenmesi gerektiğini bir kez daha gördük. Futbolda sistem elbette önemlidir ancak sistemi değerli hâle getiren, o sistemi sahada uygulayacak oyuncuların özellikleridir.

Bugünün kazananı, benim açımdan değişen oyun sistemi ve Hasi’nin cesaretinin yanında taktiksel zekası oldu.

Bazen bir teknik direktörün en büyük başarısı, bildiği sistemde ısrar etmek değil, doğru zamanda sistemini değiştirebilmektir.

Hasi dün akşam bunu yaptı.

Ve Amedspor, bunun karşılığını Trabzonspor karşısında aldığı önemli galibiyetle aldı.

Sistem değişti, oyun değişti, sonuç değişti.

Dün gecenin zaferinin asıl hikâyesi de tam olarak buydu.