Bir Uçuş Hekimi, Bir Gezgin, Bir Hayat Kurtarıcısı

Dr. Adalet Gök

Adalet-12

Toroslar’da, elektriğin olmadığı bir Yörük çadırında büyüyen küçük bir kızdı.

Gece olduğunda karanlık gerçekten karanlıktı.

Ama gökyüzü bir o kadar yakındı.

Yıldızlar…

Uzaktan görünen şehir ışıkları…

Ve bazen gökyüzünden geçen bir uçak…

O küçük kız, ışıklarına baktığı şehirlere bir gün gitmeyi, belki üzerlerinden uçmayı hayal ediyordu.

O günlerde bilmiyordu; yıllar sonra gökyüzü onun için yalnızca bir hayal değil, hayat kurtardığı bir yer olacaktı.

Yıllar geçti.

Yörük çadırında büyüyen o küçük kızın yolu tıp fakültesine uzandı.

1992 yılında Antalya Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.

İngiltere’de hava ambulanslarında çalışmaya başladı.

Ve hayatının yönü değişti.

Adalet Gök, uçuş hekimi oldu.

Artık bir telefon çaldığında gidilecek yer bazen başka bir şehir, bazen başka bir ülke, bazen başka bir kıtaydı.

Uçağın içinde onu bekleyen ise çoğu zaman aynı şeydi:

Bir insanın hayata tutunma mücadelesi.

Savaş bölgelerinde, afet alanlarında ve hava ambulanslarında görev yaptı.

Dakar Rallisi’ndeki sporculardan Suudi Arabistan Kraliyet ailesinin mensuplarına kadar çok farklı insanların hekimliğini yaptı.

Uçuşlarla dünyanın yüzde 85’inden fazlasını dolaştı.

Ama gördüğü ülkelerin sayısından daha önemli bir şey vardı.

Kaç kez bir çağrıya yetiştiği…
Kaç kez bir uçağın içinde zamanla yarıştığı…

Onun yolculuklarında yalnızca ülkeler yoktu.

Bir hasta…

Bir acil çağrı…

Bir hayat…

Ve yetişmesi gereken bir doktor vardı.

Yaşadıklarını yıllar sonra “Uç Bana, Yetiş Doktor” adlı kitabında anlattı.

Bir zamanlar Yörük çadırından uzaktaki şehir ışıklarına bakan o küçük kız, yıllar sonra dünyanın büyük bölümünü gördü.

Ama çocukken kurduğu hayalin en beklenmedik tarafı buydu:

O, gökyüzüne yalnızca dünyayı görmek için çıkmamıştı.

Birilerine yetişmek için çıkmıştı.

Dr. Adalet Gök…

Biz onu geziyor sanıyorduk, meğer o hayat kurtarıyormuş.