Bir Usta, Bir Lezzet, Bir Baba Ocağı

Mahir Nazlıcan

Whatsapp Image 2026 08 20 At 11.01.18 Pm

“Ben babamın lokantasında doğdum diyebilirim. Bulaşıkçılık dâhil her işi yaptım.”

Mahir Nazlıcan’ın hikâyesini belki de en iyi anlatan cümle buydu.

1983 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.

Babası, Diyarbakır’ın tanınmış isimlerinden Selim Usta’ydı.

Nam-ı diğer…

Kaburgacı Selim Amca.

Selim Usta beş erkek evlat yetiştirdi.

Hepsi aynı ocakta büyüdü.

Yolları farklı olsa da ustaları aynıydı:

Babaları Selim Usta.

1996 yılında ailece İstanbul’a geldiler.

Ama Mahir’in Diyarbakır’la bağı hiç kopmadı.

Çünkü Diyarbakır onun için yalnızca doğduğu şehir değildi.

Çocukluğuydu…

Babasının tezgâhıydı…

Mesleği öğrendiği ilk ocaktı.

Yıllarca babası ve kardeşleriyle çalıştı.

30 yaşında kendi iş yerini açmak istedi.

Önce ustasından…

Babasından onay aldı.

İstanbul Osmanbey’de kendi adını taşıyan Mahir Lokantası’nı açtı.

Ev yemekleri…

İçli köfte…

Lahmacun…

Kebaplar…

Memleketinin sofra kültürünü kendi lokantasına taşıdı.

Annesinin, anneannesinin yaptığı yemekleri yapıyordu.

Çünkü ona göre bazı yemekleri yeniden icat etmeye gerek yoktu.

Anneannesi zaten yemeğin en iyi hâlini bulmuştu.

Mahir Lokantası’na gelenler kendilerini evlerinde gibi hissediyordu.

Sıcak bir ortam…

İçten bir karşılama…

Ve ev sıcaklığında bir sofra…

Yıllar içinde lokantanın ünü ülke geneline yayıldı.

Mahir Lokantası Michelin Rehberi’ne, ardından Gault&Millau listesine girdi.

Babasının mutfağında büyüyen o çocuk, artık kendi ayakları üzerinde duran bir ustaydı.

Ama ilk ustasını hiç unutmadı.

Çünkü bazı lezzetler yalnızca tarifle değil…

Ustadan çırağa geçen bir anlayışla yaşar.

Bugün tabelada Mahir Lokantası’nın adı var…

Ama lezzette hâlâ Selim Amca’nın eli var.

Ve belki de bütün hikâyenin özeti, Selim Usta’nın oğluna verdiği isimde saklıydı:

Mahir…

Becerikli, hünerli, işinin ehli.