Bir Gazeteci, Bir Arşivci, Bir Diyarbakır Sevdalısı

Mehmet Songür

Songur

Bir şehrin geçmişi yalnızca kitaplarda yaşamaz.

Eski bir fotoğrafta…

Sararmış bir gazete kupüründe…

Yıllar önce kayda geçirilmiş küçük bir ayrıntıda da saklıdır.

Mehmet Songür, yıllardır Diyarbakır’ın bu izlerini biriktiren isimlerden biri.

1961 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya geldi.

Gazetecilikle yolu 1980’li yıllarda kesişti.

Akdeniz Haber Ajansı, Tercüman ve Sabah gazetelerinde muhabirlik yaptı.

Üniversitenin açtığı sınavı kazanarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde göreve başladı.

Fakat yaptığı iş zamanla bir memuriyetin çok ötesine geçti.

1987 yılında Dicle Üniversitesi tarihinde ilk kez Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünün kurulmasına öncülük etti.

Yıllarca üniversitenin bilimsel, kültürel ve sosyal çalışmalarını takip etti; haberlerini hazırladı, fotoğrafladı ve basına ulaştırdı.

Haber bültenlerinden hastane gazetesine, tanıtım çalışmalarından çeşitli yayınlara kadar birçok çalışmada emeği vardı.

Bir yandan da üniversite hakkında basında çıkan haberleri topluyor, yıllara göre ayırıp ciltliyordu.

Çalıştığı kurumun yalnızca bugününü duyurmuyor; yarının hafızasını da hazırlıyordu.

Onun merakı üniversitenin duvarlarıyla sınırlı kalmadı.

Diyarbakır’ın ilçelerini, insanlarını, sokaklarını ve değişen şehir hayatını yıllarca fotoğrafladı.

Zamanla elinde bir şehrin yakın geçmişinden parçalar birikti.

Gazetecilikten ve yazmaktan hiç kopmadı.

Bugün de yıllardır topladığı bilgi, belge ve fotoğrafları çalışmalarına taşımayı sürdürüyor.

Mehmet Songür yıllarca başkalarını anlattı.

İnsanların fotoğraflarını çekti.

Şehrin değişimine tanıklık etti.

Ve bütün bunları yaparken kendi ömrünü de Diyarbakır’ın yakın tarihinin arasına bıraktı.

Gazete kâğıtları sarardı…
Fotoğraflar eskidi…
Ama onun sakladıkları, Diyarbakır’ın geçmişine dönüştü.