Mübarek Ramazan ayına artık sayılı saatler kaldı. Bir yanda camilerde mahyalar asılıyor, kürsülerde vaaz hazırlıkları yapılıyor, Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere birçok kurum manevi atmosfer için hummalı bir çalışma yürütüyor.
Şehirler hazırlanıyor. Sofralar hazırlanıyor. Gönüller hazırlanıyor.
Peki ya vicdanlar?
Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Takvimler Ramazan’ı gösterdiği anda bazı fırsatçı eller fiyat etiketlerine uzanıyor. Aynı ürün, aynı raf, aynı maliyet… Ama etiket değişiyor. Çünkü “Ramazan geldi.”
Bu mübarek ay, paylaşmanın, yardımlaşmanın, dayanışmanın, kanaatin ve merhametin ayıdır.
Ama ne yazık ki bazıları için “fırsat ayı”na dönüşüyor. Yazık.!
Gıda ürünlerinden temel ihtiyaç maddelerine, iftar menülerinden pideye kadar birçok alanda “gelişigüzel” zam furyası başlıyor. Üstelik çoğu zaman maliyet artışıyla izah edilemeyecek oranlarda…
Ramazan, kazancın bereketini artırmak için fırsat olabilir, ama insanın vicdanını azaltmak için asla fırsat olmamalıdır.
Burada konuştuğumuz mesele yalnızca fiyat politikası değildir.
Bu mesele, kul hakkıdır. İftar sofrasını kurmakta zorlanan dar gelirli ailelerin omzuna yük bindirmek, tam da bu ayın ruhuna terstir. Ramazan ayında yapılan her haksız zam, aslında bir ailenin sofrasındaki bir lokmayı eksiltmektir.
O yüzden bu çağrıyı yapalım:
Vicdan çarşısı kurulsun! Sadece zabıta değil, sadece denetim ekipleri değil…Toplumsal bir bilinç devreye girsin.
Esnafımızın büyük çoğunluğu elbette ahlaklı, ölçülü ve hakkaniyetli davranıyor. Onları tenzih ederiz. Ancak araya karışan birkaç fırsatçı yüzünden hem piyasa dengesi bozuluyor hem de güven zedeleniyor.
İlgili kurumlara buradan açık çağrımızdır:
Ramazan boyunca denetim mekanizması güçlü, etkin ve tavizsiz bir şekilde işletilmelidir. Fiyat artışları anlık takip edilmeli, haksız kazanca yönelenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
Bu denetimler göstermelik değil, sonuç alıcı olmalıdır. Vatandaşın kulağı bu konuda hassastır. Devletin gözü de piyasada olmalıdır.
Ramazan ayı, fırsatçının değil, merhamet sahibinin kazanacağı bir ay olmalıdır.
Unutmayalım…
Ramazan, mideyi değil nefsi terbiye etme ayıdır.
Karı değil, karakteri büyütme ayıdır.
Cüzdanı değil, vicdanı zenginleştirme ayıdır.
Bir ay boyunca oruç tutup akşamında kul hakkıyla iftar etmek, bu mübarek ayın ruhuyla bağdaşmaz.
Geliniz;
Bu Ramazan’da sadece sofralarımızı değil, fiyat etiketlerimizi de gözden geçirelim. Sadece camileri değil, ticari ahlakımızı da aydınlatalım.
Ramazan bereket ayıdır.
Bereket, haksız kazançta değil, helal ölçüdedir.
Ve unutmayalım…
Denetim sadece devletin değil, önce insanın kendi vicdanının işidir.