İnsanlık tarihi boyunca bazı geceler vardır ki takvim yapraklarında bir tarih olmanın çok ötesine geçer. Miraç Kandili işte böyle bir gecedir. Sadece bir mucizenin yıl dönümü değil, imanın, teslimiyetin, sabrın ve kulluk bilincinin yeniden hatırlandığı ilahi bir duraktır.
Miraç, kelime anlamıyla “yükselmek” demektir. Ancak bu yükseliş, sanıldığı gibi yalnızca bedensel bir yolculuk değildir. Miraç, insanın kalbini arındırarak Rabbine yönelmesinin, dünya yüklerinden sıyrılıp hakikate tutunmasının sembolüdür.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) Mekke’den Kudüs’e, oradan da semaya uzanan bu mübarek yolculuğu, ümmetine bırakılmış derin mesajlarla doludur.
Bu kutlu hadise, Peygamber Efendimizin en zor zamanlarında vuku bulmuştur. Taif’te taşlandığı, en yakınlarını kaybettiği, yalnızlığın ve hüznün ağırlaştığı bir dönemde…Yani Miraç, Allah’ın kuluna verdiği en açık tesellidir. “Yalnız değilsin” mesajıdır. Bugün de hayatın yükü altında ezilen her insan için Miraç, aynı ilahi davettir: Sabreden kazanır, teslim olan yücelir.
Miraç gecesinin ümmete en büyük hediyesi hiç şüphesiz namazdır. Namaz, müminin miracıdır. Günde beş vakit kılınan namaz, insanı kötülükten alıkoyan, kalbi diri tutan, kul ile Rabbi arasındaki en güçlü bağdır.
Bu yüzden Miraç, sadece anılan değil, yaşanan bir hakikattir. Secdeye varan her alın, aslında o gece başlayan ilahi çağrıya cevap vermektedir.
Miraç aynı zamanda Kudüs’tür, Mescid-i Aksa’dır. Bugün hüzünle anılan o mübarek belde, Miraç gecesiyle İslam ümmetinin ortak emanetidir.
Bu yönüyle Miraç, sadece bireysel bir arınma değil, ümmet bilincinin de diri tutulması gereken bir hatırlatmadır.
Bugün dünyada zulmün, adaletsizliğin, merhametsizliğin arttığı bir çağda yaşıyoruz. İnsanlık vicdanını yitirirken, Miraç bize yeniden insan olmayı hatırlatıyor.
Affetmeyi, paylaşmayı, sabretmeyi ve hakikatin yanında durmayı…
Bu mübarek gecede yapılacak dualar, sadece kendimiz için değil, mazlumlar, yetimler, yoksullar ve tüm insanlık için olmalı. Çünkü Miraç, bireysel kurtuluş kadar toplumsal sorumluluğu da içinde barındırır.
Miraç Kandili, göğe açılan bir kapıdan çok, kalbe inen bir nurdur. Yeter ki o nuru taşımayı bilelim. Yeter ki secdede samimi, hayatta adil, sözde dürüst olalım.
Bu gece ellerimizi semaya değil, önce gönlümüze açalım. Orayı temizleyebilirsek, yol zaten Hakk’a çıkar.
Miraç Kandilimiz mübarek olsun...