Adalet, yalnızca kanun maddeleriyle değil, o kanunları cesaretle, titizlikle ve kimseye bakmadan uygulayabilen isimlerle ayakta kalır.
Yargının en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur. Güçten, şöhretten, kalabalıklardan etkilenmeyen, dosyaya bakarken sadece hukuku gören bir duruş…
Bugün toplumun adalete olan güvenini yeniden inşa edecek olanlar, işte bu niteliklere sahip yargı mensuplarıdır. Çünkü yargı, ancak cesur ellerde gerçek anlamını bulur.
Türkiye uzun yıllardır uyuşturucuyla mücadelede önemli adımlar atıyor. Ancak son dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü çalışmalar, bu mücadelenin artık sadece sokak satıcılarıyla sınırlı olmadığını, meselenin merkezine doğru ilerlediğini açıkça gösteriyor. Bu noktada bir isim özellikle dikkat çekiyor: İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek.
Akın Gürlek, son yılların en cesur ve en titiz adli performanslarından birini sergiliyor. Uyuşturucu ile mücadelede “dokunulmaz” olduğu düşünülen, bugüne kadar kimsenin cesaret edemediği çevrelere uzanan operasyonlar, bu kararlılığın en somut göstergesi.
Dosyalar kapatılmıyor, üzeri örtülmüyor, popülerlik ya da unvan kalkanı artık kimseyi korumuyor.
Özellikle sanat ve magazin dünyasında uzun süredir fısıltıyla konuşulan, ancak üzerine gidilmeyen iddiaların artık somut soruşturmalara dönüşmesi toplum vicdanını rahatlatıyor.
Çünkü uyuşturucu yalnızca bireysel bir suç değildir, gençliği, aileyi ve geleceği hedef alan bir toplumsal yıkımdır. Rol model konumundaki isimlerin bu bataklığa bulaşması ise tehdidi daha da büyütmektedir.
Akın Gürlek’in farkı tam da burada ortaya çıkıyor. Popülerliğe teslim olmayan, kamuoyu baskısından etkilenmeyen, hukuku merkeze alan bir duruş sergiliyor. “Kim olduğu” değil, “ne yaptığı” önemli anlayışıyla yürütülen soruşturmalar, adaletin hala güçlü bir refleksi olduğunu gösteriyor.
Bu mücadele aynı zamanda bir temizlenme iradesidir. Toplumun göz önünde olan alanlarını, özellikle gençler üzerinde etkisi bulunan çevreleri bu karanlıktan arındırma çabasıdır. Kolay bir iş değildir, baskısı boldur, bedeli ağırdır. Ama cesaret tam da burada anlam kazanır.
Bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ile mücadele operasyonları, yalnızca adli bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir mesajdır: Hiç kimse hukukun üstünde değildir.
Akın Gürlek ve ekibinin ortaya koyduğu bu kararlı duruş, takdiri fazlasıyla hak ediyor. Adaletin tereddüt etmeden yürüdüğü her adım, bu ülkenin yarınlarına atılmış sağlam bir adımdır.
Adalet, yalnızca kanun maddeleriyle değil, o kanunları cesaretle, titizlikle ve kimseye bakmadan uygulayabilen isimlerle ayakta kalır. Yargının en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur. Güçten, şöhretten, kalabalıklardan etkilenmeyen; dosyaya bakarken sadece hukuku gören bir duruş…
Bugün toplumun adalete olan güvenini yeniden inşa edecek olanlar, işte bu niteliklere sahip yargı mensuplarıdır. Çünkü yargı, ancak cesur ellerde gerçek anlamını bulur.