Bir Usta, Bir Gelenek, Bir Diyarbakır Hafızası:

Remzi Kağar

Remzi

“Bir zamanlar bu makineyi kullanan ellerim çocuktu.

Şimdi yaşlandı, kırıştı.

Ama bu eller, şapka kültürüne bir ömür emek verdi.”

Bu sözler,

yalnızca geçen yılları değil,

bir ustanın mesleğine duyduğu vefayı anlatıyordu.

O usta,

Diyarbakır’ın son sekiz köşe kasket ustalarından biri,

Remzi Kağar’dı.

Bugün 76 yaşında…

Doğduğu Saraykapı Mahallesi’nden hiç ayrılmadı.

Tam 76 yıl…

Aynı mahalle…

Aynı sokak…

Henüz dokuz yaşında oturduğu dikiş makinesinin başından,

aradan geçen onlarca yıla rağmen hiç kalkmadı.

Bir zamanlar,

Doğu ve Güneydoğu’nun dört bir yanından insanlar,

sekiz köşe kasket almak için Diyarbakır’a gelirdi.

Çünkü Diyarbakır’da sekiz köşe kasket yalnızca dikilmezdi.

Bir ustadan diğerine aktarılan bir kültür yaşatılırdı.

Yıllar geçti.

Hazır giyim yaygınlaştı.

Çıraklar yetişmedi.

Ustalar birer birer mesleklerini bıraktı.

Ama Remzi Kağar bırakmadı.

Çünkü onun için sekiz köşe kasket,

yalnızca bir başlık değil;

Diyarbakır’ın kültürünü,

kimliğini

ve geçmişini geleceğe taşıyan bir emanetti.

Her sabah dükkânının kepengini açıyor.

İğnesini,

ipliğini

ve yılların eskitemediği dikiş makinesini eline alıyor.

Her ilmekte,

yalnızca bir kasket değil,

bir geleneği geleceğe işliyor.

Remzi Kağar’ın hikâyesi;

sabırla çalışmanın,

bir mesleğe sadakatin

ve kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürü yaşatmanın hikâyesidir.

Çünkü bazı insanlar,

yalnızca bir meslek icra etmez;

bir şehrin hafızasını,

sessizce geleceğe taşırlar.