Bir Baba, Bir Oğul, Bir Lezzet Geleneği
Metin Altaca

12 yaşında bir çocuk…
Sabahın ilk ışıklarıyla babası Saim Usta’yla dükkânın kapısını açar.
Tezgâhın başında babası Saim Usta vardır.
Küçük Metin ise sessizce onu izler.
Hamurun nasıl tel tel açıldığını…
Şerbetin ne zaman döküleceğini…
Ve en önemlisi,
bir ustanın işine nasıl saygı duyduğunu…
İşte onun ilk mektebi, babası meşhur kadayıfçı Saim Usta’nın yanıydı.
1968 yılında Diyarbakır’ın İskenderpaşa Mahallesi’nde dünyaya geldi.
Ortaokul yıllarında babasının yanında çırak olarak mesleğe başladı.
O yıllarda yalnızca kadayıf yapmayı değil;
Sabretmeyi…
Dürüstlüğü…
Ve meslek ahlakını öğrendi.
Çünkü Saim Usta, evladına önce işi değil, işini doğru yapmayı öğretti.
Yıllar geçti.
Çırak büyüdü.
Ustalaştı.
Bugün dükkânın üretimini ve Türkiye’nin dört bir yanına gönderilen burma kadayıfı siparişlerini Metin Altaca büyük bir titizlikle yürütüyor.
Ama dükkânda değişmeyen bir şey var.
Saim Usta hâlâ her sabah işinin başında.
Tatlıya bakıyor.
Ve son sözü yine o söylüyor.
Metin de bunu babasına duyduğu saygının en güzel göstergelerinden biri olarak görüyor.
Çünkü gerçek ustalık yalnızca öğretilmez.
Aynı tezgâhın başında, aynı emeğin içinde yaşatılır.
Metin Altaca’yı anlatan yalnızca mesleği değildir.
Beş çocuğunu Diyarbakır’ın değerleriyle büyüten, eğitimi ve güzel ahlakı her şeyin üstünde tutan bir aile babasıdır.
Doğup büyüdüğü şehre, insanına ve esnaf kültürüne bağlılığı hayatının önemli bir parçasıdır.
Bugün baba ile oğul hâlâ aynı dükkânın kapısını birlikte açıyor.
1949’da başlayan o ustalık geleneğini…
Diyarbakır’ın damak kültürünü…
Ve yılların emeğini gelecek kuşaklara taşımaya devam ediyorlar.