Bir Ses, Bir Hafıza, Bir Memleket:

Kenan Menekşe

Kenan-1

Diyarbakır’da bazı sesler vardır…

Bir kez duyarsın, sonra bir daha hiç unutmazsın.

Çünkü o ses, yalnızca kulağa değil;

insanın içine, hafızasına işlenir.

“Mardin kapı şen olur, dibi değirmen olur,
Buralarda yar seven, mutlaka verem olur…”

Kenan Menekşe…

6 Haziran 1954…

Diyarbakır.

Müziğin içinde doğdu.

Babası…

“Bube” lakaplı Karabet Menekşe.

Diyarbakır’ın usta darbukatörlerinden…

Merhum Celal Güzelses ile aynı sahneyi paylaşmış,

yıllarca ona darbukasıyla eşlik etmiş bir isim.

Ve bir çocuk…

Ritmi daha doğduğu evde duyan…

Kenan Menekşe.

İlk müziği babasından öğrendi.

İlk sesi o evde duyuldu.

Süleyman Nazif İlkokulu…

Ve ardından müzik…

1970’li yıllar…

Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi…

Şef Gani Takmaz’ın korosu…

Orada yalnızca nota öğrenmedi.

Sahneye çıkmayı…

Sesini taşımayı öğrendi.

Başlangıçta Türk Sanat Müziği…

Ama onun sesi toprağa daha yakındı.

Zamanla yönünü buldu.

Türk Halk Müziği…

Diyarbakır türküleri…

Oyun havaları…

Ve kendine has yorumu…

Bir türkü söylediğinde,

yalnızca sözleri değil,

bir şehrin ruhunu da taşırdı.

Askerlik…

Ve ardından İstanbul…

Orada kendini geliştirdi.

Sahne aldı…

Şehir şehir dolaştı.

İstanbul…

İzmir…

Ankara…

Diyarbakır…

Ve her gittiği yerde aynı şeyi taşıdı:

Memleketinin sesini.

“Dedo” derlerdi ona…

Sadece bir sanatçı değil,

aynı zamanda bir gönül insanıydı.

Dürüst…

Merhametli…

Şefkatli…

Özellikle hayvanlara olan sevgisiyle tanınırdı.

“Diyarbakır Türküleri”…

“Hey Allah’ın Zalimi”…

Yayımladığı kasetler döneminde büyük yankı uyandırdı.

Ama onun için başarı,

alkış değil…

Dinleyen bir yüreğe dokunmaktı.

Hayatında müzik kadar güçlü bir sevda daha vardı:

Fenerbahçe.

Ve bir yuva…

Bir aile…

Evliydi.

Erkan ve Berk adında iki evlat babasıydı.

9 Ocak 2022…

İstanbul.

Bir ses sustu.

Ama bıraktığı ezgiler susmadı.

Kenan Menekşe…

Bir sanatçıydı.

Ama ondan da öte…

Bir şehrin sesi,

bir hafızanın iziydi.

Çünkü bazı sesler…

Zamanla kaybolmaz.

İnsanın içinde yaşamaya devam eder.

Ve bir şehrin hafızasında ebediyen kalır.