Bir Şair, Bir Yazar, Bir Diyarbakır kadını
Nesrin Erdoğmuş

“Ölümün kol gezdiği topraklarda
Doğurgan bir anayım.
Mezopotamya’nın kara bahtlı,
al yeşil puşili kadınıyım…”
Bazı insanlar yaşadıkları şehri anlatır.
Bazıları ise kalemleriyle o şehrin hafızasına dönüşür.
Nesrin Erdoğmuş’un dizelerinde Diyarbakır yalnızca bir şehir değildir; bazen bir annenin duası, bazen bir çocuğun umudu, bazen de Mezopotamya’nın yüzyıllardır taşıdığı hüznün sesidir.
Diyarbakır’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu. Maliye Bakanlığındaki görevinden emekliye ayrıldıktan sonra yeniden Diyarbakır’a döndü ve edebiyata daha fazla yöneldi.
İlk şiiri 2011 yılında yayımlandı. Bugüne kadar Sessiz Çığlık, Ve Bulutlar Ağladı, Umut, Cesaret ve Gökyüzü ile Yüreğimin Fısıltısı adlı dört kitap kaleme aldı. Eserleri çeşitli ödüllere layık görüldü; Azerbaycan’da uluslararası Xurşidbanu Natavan Ödülü ile onurlandırıldı.
2017 yılından bu yana hazırlayıp sunduğu “Bir Ses Bir Nefes” programıyla kültür ve edebiyatı geniş kitlelere ulaştırdı. Bu programıyla 2023 yılında Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti En İyi Televizyon Programı Ödülü’nü aldı.
Bugün köşe yazıları, televizyon programları ve kültür-sanat çalışmalarıyla üretmeye devam ediyor. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak çocukların, kadınların ve dezavantajlı bireylerin sesi olmaya çalışıyor.
Şiirlerinde yalnızca kendi duygularını değil, yaşadığı coğrafyanın hafızasını da dile getirdi.
Onun kaleminde Diyarbakır; anıların, direncin, kadın emeğinin ve umudun adıdır.
Nesrin Erdoğmuş’un hikâyesi yalnızca bir şairin ya da yazarın hikâyesi değildir.
Bu; Mezopotamya’nın acısını, umudunu ve kadınların sesini dizelerine işleyen, kalemiyle Diyarbakır’ın ruhunu yaşatan bir Diyarbakırlı kadının hikâyesidir.