Bir Kardiyolog, Bir Bilim İnsanı, Bir Başarı Hikâyesi:
Prof. Dr. Sercan Okutucu

Diyarbakır’da doğan bir çocuk…
Yıllar sonra dünyanın en prestijli kardiyoloji kongrelerinden birinde kürsüye çağrılıyor.
Ve uluslararası alanda yalnızca seçkin hekimlere verilen bir unvanla ödüllendiriliyor.
Bu, uzun bir emeğin hikâyesiydi.
1983 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.
Çocukluğu bu şehrin sokaklarında geçti.
Ama onun hikâyesinde yalnızca çalışkan bir öğrencinin değil,
eğitime ve bilime değer veren bir ailenin de izleri vardı.
Babası Diş Hekimi İsmail Okutucu,
annesi ise Aile Hekimi Gülseren Okutucu’ydu.
Bu aile üç başarılı evlat yetiştirdi.
Sercan Okutucu kardiyoloji alanında uluslararası başarılara imza atarken,
kardeşi Özcan Okutucu diş hekimi,
kardeşi Gülcan Okutucu ise kadın hastalıkları ve doğum uzmanı oldu.
Bu yönüyle Okutucu ailesi,
yetiştirdiği hekimlerle binlerce insanın hayatına dokunan örnek bir aile oldu.
Gençliği kitaplarla, hayallerle ve büyük hedeflerle şekillendi.
Yenişehir İlköğretim Okulu…
Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi…
Her biri onu bir sonraki basamağa hazırlayan duraklardı.
Çalışmayı ve hedef koymayı erken yaşta öğrendi.
2000 yılında girdiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2006 yılında birincilikle mezun oldu.
Aynı yıl Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda Türkiye birincisi oldu.
Bu başarılar onun için bir varış noktası değil,
uzun bir yolculuğun başlangıcıydı.
Kalbin sırlarını anlamaya çalışan bir hekim olmayı seçti.
Bu merak onu Ankara’dan İsviçre’ye,
oradan dünyanın farklı bilim merkezlerine taşıdı.
Araştırdı…
Öğrendi…
Üretti…
Ve bilgisini insan hayatına dokunan çalışmalara dönüştürdü.
Amerika’da başarılı kardiyologlara verilen FSCAI unvanına layık görüldü.
Bu başarı, Diyarbakır’da başlayan uzun bir emeğin karşılığıydı.
Prof. Dr. Sercan Okutucu…
Bir hekim…
Bir akademisyen…
Bir bilim insanı…
Ve kalbin sırlarını çözmeye çalışırken,
bilimin izinden ayrılmayan,
Diyarbakır’dan çıkıp dünya tıp camiasında adından söz ettiren bir Diyarbakırlı…
Binlerce insanın kalbine dokunan bir Diyarbakırlı…
Hâlâ şifa dağıtıyor…
Hâlâ yaşamlara dokunuyor…
Ve insan ömrüne umut olmaya devam ediyor.