Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda son beş yılda yaptığı konuşmalar, dünya gündemindeki değişimin izlerini de taşıdı. 2021’de Kovid-19 salgını ve iklim değişikliği öne çıkarken, 2022 ve 2023’te Rusya-Ukrayna savaşı ile tahıl koridoru konuşmaların ana başlıkları arasında yer aldı. 2024 ve 2025’te ise Gazze ve Filistin meselesi Erdoğan’ın BM kürsüsündeki mesajlarının merkezine yerleşti.
Erdoğan’ın hemen her yıl tekrarladığı başlıklardan biri ise Birleşmiş Milletler sisteminin reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısı oldu. Cumhurbaşkanı, bu konudaki yaklaşımını “Dünya 5’ten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” ifadeleriyle sürdürdü.
ERDOĞAN’IN BM KONUŞMALARI: 2021’DE SALGIN VE İKLİM KRİZİ ÖNE ÇIKTI
Erdoğan, 21 Eylül 2021’de BM 76. Genel Kurulu’na hitap etti. Kovid-19 salgınının dünya genelindeki etkilerinin sürdüğü dönemde yapılan konuşmada küresel sağlık sistemi, aşıya erişimde yaşanan eşitsizlikler ve uluslararası dayanışma öne çıktı.
Erdoğan, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki aşı erişimi farkını eleştirirken Türkiye’nin salgın döneminde 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım gönderdiğini söyledi. TURKOVAC’ın da diğer ülkelerin kullanımına sunulacağını açıkladı.
2021 konuşmasının en önemli başlıklarından biri Paris İklim Anlaşması oldu. Erdoğan, Türkiye’nin anlaşmayı TBMM’nin onayına sunacağını BM kürsüsünden duyurdu. İklim değişikliğiyle mücadelede tarihsel olarak daha fazla emisyona neden olan ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.
Afganistan’da Taliban’ın yeniden yönetimi ele geçirmesinin ardından oluşan tablo da konuşmada geniş yer buldu. Erdoğan, Afganistan’ın uluslararası toplumun insani yardım ve dayanışmasına ihtiyacı bulunduğunu belirtirken Suriye, göç, Filistin, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Karabağ ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konularına da değindi.
2022: RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE TAHIL KORİDORU BM KÜRSÜSÜNDE
20 Eylül 2022’deki BM 77. Genel Kurulu konuşmasının ana gündemi, birkaç ay önce başlayan Rusya-Ukrayna savaşı oldu. Erdoğan, savaşın enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkilerinin dünya ekonomisini zorladığını belirtti.
Türkiye’nin savaşın başından itibaren diplomatik çözüm aradığını söyleyen Erdoğan, Rusya ve Ukrayna heyetlerinin Antalya ve İstanbul’da bir araya getirilmesine dikkat çekti. Savaşın Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı temelinde sona erdirilmesi için girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti.
Konuşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri Karadeniz Tahıl Girişimi oldu. Erdoğan, BM ile Türkiye’nin girişimleri sonucunda Ukrayna limanlarından tahıl sevkiyatının başlamasını uluslararası diplomasi açısından önemli bir gelişme olarak gösterdi. Tahıl taşıyan gemilerin fotoğraflarını Genel Kurul salonunda katılımcılara gösterdi.
Erdoğan aynı konuşmada BM Güvenlik Konseyi’nin daha demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması çağrısını yineledi. Suriye, mülteciler, terörle mücadele, Filistin, İran’ın nükleer programı, Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri ve Afganistan da konuşmadaki diğer başlıklardı.
2023: BM GÜVENLİK KONSEYİ ELEŞTİRİSİ VE KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ
Erdoğan, 19 Eylül 2023’te BM 78. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslendi. Konuşma, 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan ilk BM Genel Kurulu hitabı olması nedeniyle Türkiye açısından ayrı bir önem taşıdı. Erdoğan, deprem sonrasında Türkiye’ye yardım gönderen ülkelere teşekkür etti.
2023 konuşmasında BM sistemine yönelik eleştirilerin dozu da yükseldi. Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyenin politikalarının karşı karşıya geldiği bir yapıya dönüştüğünü savunarak küresel yönetim mekanizmalarının yeniden yapılandırılması çağrısı yaptı.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz Tahıl Girişimi de gündemdeydi. Erdoğan, Türkiye ve BM aracılığıyla yaklaşık 33 milyon ton tahılın dünya piyasalarına ulaştırıldığını söyledi ve Temmuz 2023’te sona eren girişimin yeniden işler hâle getirilmesi için temasların sürdüğünü açıkladı.
Erdoğan ayrıca KKTC’nin tanınması yönündeki çağrısını tekrarladı. Filistin meselesinde ise 1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini belirtti. Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu ifade ederken Azerbaycan-Ermenistan normalleşme sürecine de değindi.
2024: GAZZE VE FİLİSTİN KONUŞMANIN MERKEZİNE YERLEŞTİ
24 Eylül 2024’te yapılan BM 79. Genel Kurulu konuşmasında en geniş yer Gazze’deki savaş ve Filistin meselesine ayrıldı.
Erdoğan, Filistin’i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere tanıma çağrısı yaptı ve 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını savundu. İsrail hükümetinin Gazze’deki eylemlerini ağır ifadelerle eleştiren Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Hitler benzetmesi yaptı ve uluslararası toplumdan İsrail yönetimine karşı ortak hareket etmesini istedi.
Konuşmada acil ve kalıcı ateşkes, rehine ve mahkûm takası ile insani yardımların Gazze’ye kesintisiz ulaştırılması çağrıları da yer aldı. Erdoğan ayrıca BM’nin kuruluş amaçlarını yerine getirmekte yetersiz kaldığını savundu ve Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası sistemde reform talebini yineledi.
KKTC’nin tanınması, terörle mücadele, Sudan’daki çatışmalar, Türk devletleriyle ilişkiler, sürdürülebilir kalkınma ve İslamofobi de 2024 konuşmasında değinilen diğer konular arasında yer aldı.
2025: FİLİSTİN’İN TANINMASI VE BM’NİN 80’İNCİ YILI
Erdoğan’ın 23 Eylül 2025’te BM 80. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın ilk bölümünden itibaren Gazze ve Filistin öne çıktı. Erdoğan, Filistin Devleti’ni tanıma kararı alan ülkelere teşekkür ederken diğer devletlere de aynı yönde adım atma çağrısında bulundu.
Gazze’deki sivil ölümlerine dikkat çeken Erdoğan, İsrail yönetiminin eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirdi ve ateşkes sağlanması, saldırıların durdurulması ve insani yardımların bölgeye engelsiz ulaştırılması gerektiğini söyledi.
2025 konuşmasında Suriye de önceki yıllardan farklı bir çerçevede ele alındı. Erdoğan, 8 Aralık 2024’ten sonra Suriye’de başlayan yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Afganistan, Keşmir, Sudan, Afrika’daki çatışmalar, uluslararası ticaret, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve yapay zekâ da gündemdeydi.
BM’nin kuruluşunun 80’inci yılına vurgu yapan Erdoğan, örgütün tamamen terk edilmesi yerine reforme edilmesi gerektiğini belirtti ve “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımını bir kez daha gündeme taşıdı.
ERDOĞAN’IN BM KONUŞMALARINDA GÜNDEM NASIL DEĞİŞTİ?
Son beş yıllık tablo, Erdoğan’ın BM konuşmalarının küresel gelişmelere paralel şekilde farklılaştığını gösteriyor. 2021’de Kovid-19 salgını ve iklim değişikliği, 2022 ve 2023’te Rusya-Ukrayna savaşı ile tahıl koridoru, 2024 ve 2025’te ise Gazze ve Filistin meselesi konuşmaların en geniş yer ayrılan dış politika başlıkları oldu.
Buna karşılık BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesi, Filistin devletinin kurulması, Kıbrıs meselesi ve uluslararası sistemde daha geniş temsile dayalı bir reform yapılması Erdoğan’ın beş konuşmada da farklı ağırlıklarla gündeme getirdiği konular arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül 2026’da BM 81. Genel Kurulu’nun genel görüşmelerinin ilk gününde, Türkiye saatiyle yapılacak oturumda dördüncü konuşmacı olarak kürsüye çıkacak. Bu, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki 16’ncı hitabı olacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına göre konuşmada Gazze, Filistin’in devlet olarak tanınması ve uluslararası sistemde atılabilecek adımların öne çıkması bekleniyor.



