Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ise 14 Ocak'ta yaptığı son açıklamada iklim krizi kaynaklı bir kuraklık yaşandığını savundu.
Yavaş, su kriziyle ilgili haberlerin kasıtlı olduğunu savunarak "Planlı ve organize bir karalama kampanyasıyla karşı karşıyayız'' dedi.
Erdoğan, 7 Ocak'ta da "Bu milleti, başkent Ankara'ya haftalardır su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bırakmayacağız'' demişti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında, "2026 Türkiye'sinde kış mevsiminde milyonlarca insanımıza Kerbela'yı yaşatanlar'' ifadesini kullanmıştı.
CHP lideri Özgür Özel ise Erdoğan'ı "ucuz siyaset" yapmakla suçlayarak 2025 yılında kuraklık sebebiyle Mayıs'tan Ekim'e kadar Gerede sisteminden hiç su alınamadığını söylemişti.
Özel, ''Bunu yapamayan varsa Ak Parti'dir ancak ben bu haksızlığı yapmam. Elli yılın en kurak yılında, Gerede'den akmayan suyun sorumlusu sensin demem'' ifadelerini kullanmıştı.
Kesintiler hangi semtlerde, ne kadar sürüyor?
Ankara'da yaklaşık iki ay önce az sayıda başlayan su kesintileri, özellikle Aralık ayının sonunda ve Ocak ayının başında yoğunlaştı.
Bu süreçte 6-12 saate varan su kesintileri yaşandı.
Su basıncı düşük olan bazı mahallelerde özellikle gece saatlerinde kesintiler yaşandı.
Gündüz yaşanan su kesintileri ise hem ev içi kullanımları hem de küçük esnaf ve işletmeleri olumsuz etkiledi.
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yapılan duyurularda, "su kaynaklarını korumak amacıyla bir süredir kontrollü su yönetimi uygulandığı" belirtiliyor.
Kesintiden etkilenen yoğun nüfuslu semtler arasında Çankaya, Sincan, Keçiören, Altındağ ve Mamak yer alıyor.
Bunun yanı sıra Etimesgut, Yenimahalle ve Gölbaşı gibi ilçelerde de sıklıkla su kesintisi yaşanıyor.
Barajların doluluk oranı ne?
Ankara'nın içme suyu ihtiyacı Çamlıdere Barajı, Kurtboğazı sistemindeki barajlar, Çubuk İI Barajı ve Kesikköprü Barajı'ndan karşılanıyor.
Devlet Su İşleri'nin (DSİ) açıklamasına göre, 7 Ocak itibarıyla Ankara'nın içme suyu barajlarındaki aktif doluluk oranı %4,7 seviyesinde.
Geçen yıl aynı tarihte ise doluluk oranı %22,7 olarak tespit edilmişti.
Kaç günlük su kaldı?
DSİ verilerine göre, Ankara'ya su taşıyan barajların mevcut aktif hacmi 69 milyon metreküp seviyesinde.
Barajlardaki ölü hacim de eklendiğinde toplam su miktarı 294 milyon metreküp olarak belirtiliyor.
Ölü hacim, barajdaki suyun dibinde biriken ve normal koşullarda kullanılmayan su miktarını ifade ediyor.
Buna karşın, şehrin günlük 1 milyon 240 bin metreküp içme suyu ihtiyacı bulunuyor.
DSİ, Ankara'nın 237 günlük suyu kaldığını ancak bu hesaba "ölü hacmin de dahil olduğunu" söylüyor.
Ölü hacmin şehre verilebilmesi için ise ASKİ'nin gerekli pompa sistemlerini kurması gerektiği vurgulanıyor.
ABB: 'Son 50 yılın en ağır kuraklığı yaşanıyor'
Konuyla ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamalarda, kuraklık vurgusu dikkat çekiyor.
Belediyenin X hesabından yapılan açıklamada, kısıtlı su kaynağının dengeli ve sürdürülebilir biçimde yönetilmeye çalışıldığı belirtildi.
Belediyeye göre, barajlara gelen toplam su miktarı tarihsel olarak en düşük seviyelere geriledi.
Şehirde artan nüfusa rağmen kişi başına düşen günlük su miktarı 55 litreye kadar düştü.

Belediye'nin açıklamasında 1990'lı ve 2000'li yıllarda kişi başına günlük 100-125 litre seviyelerinde olan barajlara gelen su miktarının, 2025 yılında neredeyse yarı yarıya azaldığı belirtildi.
Açıklamada ''Bu durum bir beceriksizlik değil ülke çapında yaşanan, bilimsel verilerle ortada olan ve inkar edilemeyecek ölçüde derinleşen bir kuraklığın sonucudur" ifadeleri yer aldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, kentteki su sıkıntısı için atılan adımları şöyle sıralıyor:
- Kesikköprü hattı, en yüksek kapasitede çalışır hale getirildi,
- Atıl kuyular devreye alındı,
- Kayıp-kaçakla mücadele hızlandırıldı,
- Park ve bahçe sulamaları kısıtlandı, gece saatlerinde debi ve basınç yönetimi uygulamasına geçildi.
Su sorunun çözümü olarak Akyar, Eğrekkaya, Kavşakkaya ve Çamlıdere barajlarında yüzer pompa sistemleri kurulması gündeme gelmişti.
Böylece barajlardaki su alma yapılarının altında kalan rezervden de su alınabilecek ve barajlardan tam kapasite fayda sağlanacaktı.
Belediye, bu çalışmaların Ağustos ayında başlatıldığını ancak Eylül ve Ekim aylarında iki kez ihale yapılmasına rağmen ihalelere katılım olmadığını açıkladı.
Kasım ayı başında sonuçlanan üçüncü ihale ile çalışmaların başlatıldığı ve bugün itibarıyla tamamlanma aşamasına gelindiği belirtildi.
DSİ: 'Çözüm önerilerini ilettik'
Kentteki kesintilerin sürmesiyle birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesi ve DSİ arasında sorumluluk tartışmaları da alevlendi.
Büyükşehir Belediyesi açıklamasında, ASKİ herhangi bir yerden kendi başına su bulup Ankara'ya getirme yetkisi olmadığı belirtildi.
Su kaynaklarının bulunması ve tahsis edilmesinin DSİ'nin sorumluluğunda olduğu kaydedildi.
DSİ ile bu konuda "defalarca" iletişime geçildiği ancak "Ankara'ya yeni kaynak tahsisi ve zamanında adım atılması konusunda gereken hızın gösterilmediği" belirtildi.
DSİ ise 8 Ocak'ta yaptığı açıklamada bu iddiayı reddetti.
DSİ açıklamasına göre, ASKİ 6 Ekim 2025'te yapılan toplantıda Kesikköprü Barajı'ndan ilave 230 metreküp su tahsisi talebinde bulundu.
DSİ yapılan değerlendirmeler sonucunda ASKİ'ye verilebilecek fazladan maksimum su miktarını 100 milyon metreküp olarak belirledi.
Ayrıca şehrin içme suyu sıkıntısı yaşamaması adına Koyunbaba Barajı'ndan da günlük 100 bin metreküp ilave içme suyu verilebileceği iletildi.
Açıklamada, ''DSİ basında çıkan haberlerin aksine, ASKİ'nin talebi üzerine gecikmeye mahal vermeden çözüm önerilerinin tamamını ASKİ Genel Müdürlüğüne iletmiştir" ifadelerine yer verildi.
Sorumluluk kimde?
DSİ tarafından yapılan açıklamada, içme suyunun kaynağından son kullanıcıya getirilinceye kadar tüm görev ve sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi'nde olduğu belirtildi.
Ancak belediyelerin bütçelerinden yeterli kaynak ayırmamaları sebebiyle bazı içme suyu temin projelerinin DSİ'den talep edildiği kaydedildi.
DSİ'nin belediyelerle yapılan protokol çerçevesinde bazı içme suyu projelerini yürütebildiği ve kaynaktan depoya kadar olan içme suyu tesislerini kurabildiği belirtildi:
"Bu durum belediyelerin sorumluluğunu kaldırmamaktadır. Ayrıca depo ve içme suyu şebekelerini yapmak, kayıp-kaçağı azaltmak ise yalnızca belediyelerin sorumluluğundadır."
Ankara Büyükşehir Belediyesi ise yeni su kaynaklarının yaratılması, planlanması ve su tahsisleriyle ilgili teknik çalışmaların DSİ sorumluluğunda olduğunu belirtiyor.



