ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Barrack’ın Suriye Özel Temsilciliği görevinden ayrılması sonrası Suriye ve Irak’ta kilit isim olmaya devam edeceğini belirtti.
Bölgeye ilişkin politikaları ve açıklamaları ile Kürt siyasi çevrelerinden ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yönetimi ve destekçilerinden büyük tepki alan ve "Arap milliyetçisi" olarak eleştirilen ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın görev süresinin sona erdiği ve Mayıs ayı sonu itibarı ile görevinden ayrılacağı belirtildi.
“Kilit rol oynamaya devam edecek”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın resmi görevinin sona erdiğini ancak kendisinin Suriye ve Irak’ta yönetim adına kilit rol oynamaya devam edeceğini açıkladı. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Rubio, “Büyükelçi Tom Barrack, Suriye Özel Temsilcimiz olarak paha biçilmez bir rol oynadı. Bu unvanın süresi dolarken kendisi, hem Suriye hem de Irak'ta Trump Yönetimi için lider bir rol oynamaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Tom Barrack’ın bölgedeki tecrübesine ve diplomatik ağlarına vurgu yapan Rubio, "Onun uzmanlığı, ilişkileri ve 'Önce Amerika' gündemine olan hakimiyeti, büyük ülkemiz adına kazanımlar sağlamaya devam edecektir” dedi.
Daha önceki görevlendirmelere göre, Tom Barrack’ın Suriye Özel Temsilciliği görevi 2026 yılının Mayıs ayı sonunda resmi olarak tamamlanıyordu. Rubio’nun bu açıklamasıyla birlikte Barrack’ın, resmi "Özel Temsilci" sıfatı sona erse de Beyaz Saray’ın Suriye ve Irak politikalarını koordine eden "başat aktör" olmayı sürdüreceği kesinleşmiş oldu.
Barrack’ın tepki toplayan açıklamaları
Barrack’ın açıklamaları; Kürt siyasi çevreleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve destekçilerinden yoğun tepki almıştı.
Barrack’ın Kürtlerin tepkisine yol açan bazı açıklamalarına yönelik başlıklar şöyle:
- Barrack'ın SDG ve YPG'yi PKK'nın bir uzantısı olarak nitelendirip "SDG, YPG ve PKK'dır. Özgür bir Kürdistan, özgür bir SDG devleti olmayacak. Onlara bağımsız devlet kurma borcumuz yok." sözleri.
-Suriye'nin yeni yönetimiyle SDG arasındaki sürece yönelik değerlendirmesi: “Bu yeni rejimde tek Suriye ile nasıl bütünleşecekleri konusunda makul olunması gerekiyor. Suriye şunu savunuyor; federal bir sistemle Suriye olamaz. Ayrı ayrı Dürzi güçleri Dürzi gibi giyinip, Alevi Alevi gibi giyinip, Kürt Kürt gibi giyinip Suriye'de ordu olamaz. Tek bir Tek bir yapı olacak. Yedi aydır iktidardalar bu çıkarları birleştirmeye çalışıyorlar. Bu SDG için çok zor bir konu. Bunun da farkındayız."
-ABD-SDG müttefikliğiyle ilgili olarak sarf ettiğiz sözler: "SDG ABD'nin kendisine borçlu olduğunu düşünüyor. ABD ise 'Size makul davranma konusunda borcumuz var ama siz makul olmazsanız başka alternatifler gündeme gelir' diyor."
“Kürtlerin kendi kaderlerine müdahale”
Barrack’ın açıklamaları, yıllardır ABD’nin desteği ile IŞİD’e karşı bölgede mücadele veren SDG dahil Kürt grupları rahatsız etti. Sadece Kuzeydoğu Suriye’de değil İran, Irak, Türkiye ve Suriye’deki Kürtler arasında da rahatsızlık yaratan Barrack’ın açıklamaları “ABD'nin bölgedeki müttefikleri tarafından Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkına müdahale” olarak değerlendirildi ve sert eleştiriler aldı. Bazı Kürt grupları Barrack’ı, "Kürtlere karşı önyargıları bulunan Arap milliyetçisi" olarak eleştirdi.




