Konuşmasında TRT ve Anadolu Ajansı'na tepki gösteren Özel, kanal ve ajansın mikrofonlarını eline alarak sesini yükseltti, "Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakamızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, sürdürene. Bakın Aile Dayanışma Ağı'na. Ne yapıyor bunlar biliyor musunuz? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, düşüreceğiz. İktidardan da haksız yere oturduğunuz kürsülerden de düşecek, hepiniz hesap vereceksiniz. Yeni gelinin masumiyetinde, genç evlinin masumiyetinde, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur" diyerek konuşmasını tamamladı. Tutuklu yargılanan belediye başkanlarının yakınları, Özel'in konuşması sırasında ağladı.

Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasının ikinci gününde Aile Dayanışma Ağı ile birlikte Silivri önünde açıklamalarda bulundu.

Aziz İhsan Aktaş davası 2'nci gününde devam ediyor!
Aziz İhsan Aktaş davası 2'nci gününde devam ediyor!
İçeriği Görüntüle

Özel'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bulamadıkları kanıtı suni olarak üretmek için bu zulmü yaptılar"

"Nihayet bugün arkadaşlarımız kendilerine yöneltilen suçlamalara yanıt verme imkanı buluyorlar. Bu, bundan yedi, sekiz ay öncesinde de olabilirdi. Sırf karşınızda hep birlikte olduğumuz aileleri baskı altına almak, onların üzerinden arkadaşlarımızı yıpratmak ve savcıların teklif ettiği iftiranamelerle birbirlerini suçlamalarını ve bulamadıkları kanıtı suni olarak üretmek için bu zulmü bugüne kadar yaptılar.

"Ortak noktaları sevdikleri bu iktidarı rahatsız etmek suçu işlemiş insanlar olmaları"

Türkiye'nin dört bir yanında benzer davalar oluyor, görülüyor. İddianameler iki, üç haftada hazırlanıyor. Buradaki savcıların 110 kişilik dosyaya dört günde iddianame hazırladık diye kendi rekorlarını söyledikleri var ama şu anda aramızda sekiz, dokuz aydır eşinin, oğlunun iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var. Aile Dayanışma Ağı'nın içinde farklı mağduriyetleri olanlar var ama ortak noktaları sevdikleri bu iktidarı rahatsız etmek suçu işlemiş insanlarla birlikteyiz."

TRT Haber ve Anadolu ajansı mikrofonlarını eline alıp sordu

Gaziosmanpaşa Belediyesi'ne yapılan operasyonda kullanılan arşiv görüntüsüne tepki gösteren Özel, TRT Haber mikrofonunu eline alarak, "Elimizde görüntü yoktu, aradık 'Nasıl yaparsınız?' dedik. 'Onlar, bunlar yolladı (AA mikrofununu eline alıyor) dediler.' Utanmıyor musunuz dedik. Onlar stok görüntü dediler. Utanmadık, talimat büyük yerden dediler" ifadelerini kullandı.

Özel, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Burada yılan yok karşınızda, yılanlar belli"

"Yalandan iftiradan bıkmış usanmış durumdayız. Burada yılan yok karşınızda, yılanlar belli. Sabahın beşinde, yılanın sokmayacağı saatte gelip milletin seçtiği belediye başkanının kapısına dayananlar belli. O vakitte insanı yılan sokmaz. Hangisine söylediniz de gelmedi? Belediye başkanı ifadeye gitmez mi?

"Bu insanları içeride tutmak Mussolini yöntemi"

Bizim zorumuz yapılan işin tamamen siyasi olması. Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. Bu mahkeme için İBB için tutuksuz yargılanma şarttır. Bu insanları içeride tutmak Mussolini yöntemidir. Yargılama başladı, daha ne tutukluluğu ya?

"Bu bir siyasi bir mücadele, hukuki mücadele değil"

Zeydan Karalar, Oya Tekin şu an ceza alsalar yatarı kalmamış arkadaşlarımızın, tutuklular. Olacak iş değil arkadaşlar. Partiyi büyütmesin, belediyelerinin başına geçmesinler isteniyor. Bu bir siyasi bir mücadele, hukuki mücadele değil.

"700 yılla yargılanan Aktaş evinde yatıyor, ceza alsa yatarı kalmamış arkadaşlar Silivri'de"

700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor, ceza alsa yatarı kalmamış olan arkadaşlar Silivri'de yatıyor. Bazı arkadaşlarımız, hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama, 40 kişilik koğuşlarda psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle kalıyorlar, Aziz İhsan Aktaş denilen suç makinesini devletin verdiği 10 koruma koruyor. Olmaz, bunun katlanılabilir bir yanı kalmamıştır, ayıptır.

"İp olsaydı asmışlardı İlker Başbuğ'u da Mustafa Balbay'ı da"

Buraya ülkenin Genel Kurmay Başkanı'nı koydular, Tayyip Bey 'terör örgütü başkanı' dedi. Ben de dedim ki o zaman bu masum, onurlu bir Türk askeri. Mustafa Balbay'ı da buraya koydular. Ben milletvekili dedim, Erdoğan darbeci dedi. İp olsaydı asmışlardı İlker Başbuğ'u da Mustafa Balbay'ı da. Tayyip Erdoğan'ın düzeni bu arkadaşları asmıştı. Bugün bu arkadaşlara o suçlamaları yönelten savcıların hepsi ya firari ya hapiste, Mustafa Balbay 13'üncü kitabını yazıyor alnı açık, başı dik. Mehmet Haberal organ nakli yapıp hayat kurtarmaya çalışıyor. İlker Başbuğ dimdik ortada geziyor. Hepsinin masumiyeti çıktı. Ama onları burada Tayyip Erdoğan 5 yıl yatırdı Zekeriya Öz'ün talimatıyla.

"Veremeyeceğimiz cevaplar olsa AK Parti neden 'Canlı yayın olmaz' desin?"

Bu masum babalarını, eşlerini kim yatırıyor? Aynı zihniyet yatırıyor. 'Rejime düşman bunlar' diyor, 'Bunlara bırakırsak iktidar değişecek' diyor. 'Değişmesin de açlık sürsün, yoksulluk, sefalet sürsün, zulüm sürsün, bunlar içeride sürünsün ben de keyif süreyim' diyor. Mesele bundan ibaret yoksa biz niçin canlı yayın isteyelim? Veremeyeceğimiz cevaplar olsa AK Parti neden 'Canlı yayın olmaz' desin?

"Yüzlerce suç söylüyorlar, bir kanıt yok"

Anayasa'da diyor ki gizli tanık da itirafçı da söylese sırf söylemekle olmaz. Bir kanıt daha bulacaksın. O bir kanıtı bulamıyorlar. Yüzlerce suç söylüyorlar, bir kanıt yok. Berber tıraş yaparken canlı yayında müşterisine, ki o müşteri büyük ihtimalle AK Partili olabilir, ona 'Abi görüyor musun, hakikaten haklıymış adamlar' demesin diye canlı yayın verdirmiyorlar.

Feti Yıldız'a seslendi: Yaz gerekçesini, ver; biz arkadaşlarımıza güveniyoruz

Dün Sayın Feti Yıldız, 'Keşke canlı yayın olsa' demiş. 'Ne keşkesi?' dedim. Haftaya salı Meclis açılıyor. Sabah bir cümle kanun maddesi versin. Bir madde yayınlandığı takdirde, yaz gerekçesini, öğleden sonra Adalet Komisyonu'nda görüşülecek. Konu bu kadar net. O imzayı da vereceğiz. Salı günü akşam 19.30'da Genel Kurul'da. Söz de talep etmiyoruz. Oya sunulacak, 19.35'te kanun geçecek, 20.00'de Saray'da. Madem Tayyip Bey, 'Bahçeli'yi kırmam, yaparım' diyor. Gece 12'de Resmi Gazete'de çıkar arkadaşlar. Hodri Meydan! Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz. Gözünüzün içine bakarak canlı yayın istiyoruz. Evlatlarımız, babalarımız evden mahkemeye gelsinler istiyoruz. 'İftira atarsanız, 4 milyon TL verir ve birbirinizi suçlarsanız babanızı bırakırım' diyen avukatı yurt dışına kaçarken yakaladıklar, ev hapsi verdiler. Bu mu adalet?

Özlem Çerçioğlu'na: Ya Silivri'ye gideceksin ya AK Parti'ye geçeceksin dediler

Aziz İhsan Aktaş bu işi en çok nerede yapmış? Aydın Büyükşehir'de. O şimdi Tayyip Bey'in kolunun yanında. Çünkü Aktaş'a tüm CHP'li belediyelere iftira attırdılar. Ya Silivri'ye gideceksin ya AK Parti'ye geçeceksin dediler. AK Parti'ye geçti diye Hanımefendi el üstünde. Tayyip Bey onu övüyor sosyal belediyeciliğin en iyi uygulaması diye. Onun oğlu neden yok mesela burada? Çünkü onlar AK Partili. Böyle bir şey var mı? Bütün vatandaşlara soruyorum; bir iftiraya muhatap olan CHP'liyse, partisinde kalıyorsa hapse girecek, evlatları ve eşleri bu hale gelecek; AK Parti'ye geçiyorsa hayatları sürecek."

"Yeni gelinin masumiyetinde, genç evlinin masumiyetinde, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız"

Tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce'nin cezaevinde evlendiğini hatırlatan Özel, nikah fotoğraflarının hala verilmediğine dikkat çekerek Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce'yi yanına alarak açıklama yaptı. Silivri önünde Özel'in konuşmasını dinleyen aileler ağladı. TRT Haber mikrofonunu eline alan Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bir yıllık evli, gel. Bakın onun gözünün içine. Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT. Al, ne diyorsun diye sor bakalım. Onun vergisiyle yayın yapıyorsun sen. Bizim vergimizle yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı, para çıktı yalanı attınız. O gün daha 5 aylık evliydi. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakamızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, sürdürene. Bakın Aile Dayanışma Ağı'na. Ne yapıyor bunlar biliyor musunuz? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, düşüreceğiz. İktidardan da haksız yere oturduğunuz kürsülerden de düşecek, hepiniz hesap vereceksiniz. Yeni gelinin masumiyetinde, genç evlinin masumiyetinde, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur."

Kaynak: T24