“Hakemler dosyası”nda mesaj kayıtları: Sınav soruları ve “mobbing” yazışmaları
“Hakemler dosyası”nda mesaj kayıtları: Sınav soruları ve “mobbing” yazışmaları
İçeriği Görüntüle

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Portekiz’de gündeme ve temaslarına dair açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, Türkiye ile Portekiz arasında son dönemde olumlu gündemler geliştiğini dile getirdi. Portekiz Cumhuriyet Meclisi Başkanı Jose Pedro Aguiar-Branco'nun daha önce Türkiye'ye geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, kendisinin de iadeiziyaret için Portekiz'e geldiğini ve son derece verimli, yararlı görüşmeler yaptıklarını aktardı.
Türkiye ile Portekiz arasında çok farklı alanlarda iş birliği imkanlarının mümkün olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Savunma sanayi başta olmak üzere ticaret alanındaki yapılabilecek olanlar, yatırım imkanlarının arttırılması, karşılıklı olarak kültürel işbirliklerinin, turizm alanındaki işbirliklerinin arttırılması gibi birçok konuyu ele aldık. Ayrıca her iki ülkenin parlamentoları arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. Gelişecek ilişkilerin ahdi zeminini oluşturacak bir hukuk çerçevesini ortaya koyduk" ifadelerini kullandı.
Bu görüşmelerin Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına denk gelmesinin ayrıca önemli bir motivasyon nedeni olduğuna işaret eden Kurtulmuş, uluslararası birçok konudaki yaklaşımlarının Portekiz ile büyük oranda örtüştüğünü, bunun da memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, "Örneğin Filistin'de İsrail'in işlediği suçlar meselesine, oradaki devam eden soykırıma karşı atılabilecek adımlar ya da alınacak tedbirler konusunda çok yakın görüşlere sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Ayrıca burada çok parçalı bir siyasi yapı var. Yani İsrail'i destekleyen gruplar var, özellikle aşırı sağ. Ama sosyalist ve sosyal demokrat olanlarla merkez partiler daha çok Filistin'e ve Filistin halkına destek veriyorlar. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler marjında ciddi bir şekilde Filistin devletini tanıdılar. Bu sene de Filistin'in işgal edilen bölgelerindeki Yahudi yerleşimcilerin ticaretlerine karşı ambargo konulması konusunda 8 ülkenin ortak kararlarına destek verdiler. Oraya da imza koydular" dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar ve Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimleri de konuştuklarını aktaran Kurtulmuş, "Yine Rusya-Ukrayna Savaşı’nın, Avrupa için çok önemli bir güvenlik tehdidi olan bu savaşın nasıl bitirilebileceği, Türkiye'nin ortaya koyduğu arabuluculuk rolünün nasıl geliştirilebileceği ve Avrupa ülkelerinin ne şekilde müdahale edebileceği konusunda fikirlerimizi mütalaa ettik. Bizim için son derece verimli, son derece yapıcı bir görüşme oldu. Ümit ederim ki iki ülkenin bundan sonraki ilişkilerine de kazan-kazan prensibi çerçevesinde çok ciddi destek sağlayacaktır" dedi.

"Sonuna kadar gidilmeli"
Fon soruşturmaları ile ilgili Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulup kurulmayacağına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Öncelikle Meclis'te bir araştırma komisyonunun kurulabilmesi için partilerin bu konuda bir kararlılık ortaya koymaları ve kabul etmeleri lazım. Ama ondan evvel, gerçekten bu oldukça vahim bir konudur. Hiçbir şekilde tolere edilebilecek bir iş değildir. İnsanların, gariban insanların 3-5 kuruş helal paralarıyla biriktirdikleri, '3-5 kuruş kar elde edelim' diye borsaya koydukları paralar üzerinden birileri eğer haksız kazanç elde ettiyse, birtakım içeriden aldıkları bilgilerle haksız sonuçlar elde ettilerse ve büyük paralar kazandılarsa kim ise, kim olursa olsun, nereye uzanırsa uzansın, bunların mutlaka ortaya çıkarılması ve bunların hesabının sorulması lazım. Türkiye'de son zamanlarda görülmüş en önemli skandallardan, en önemli krizlerden birisidir" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu durumun "ekonomik güven" üzerindeki etkisine de değinerek, "Böyle krize dayanıksız birtakım fon yapılanmaları, ekonomik sistemdeki bazı açıklar gibi konular gündeme gelirse, bu, yerli ve yabancı yatırımcının Türkiye ekonomisine olan güvenini sarsar ve bundan çok çok daha büyük zararlar elde ederiz. Onun için diyoruz ki Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir. Biz de sonuna kadar bu tavrı destekliyoruz. Bu, affedilecek, ihmal edilecek, küçük görülecek bir iş değildir. Sonuna kadar gidilmesi ve hesabının sorulması lazım" dedi.

"Meclis İzleme Komisyonu da zaten yasa gereği kurulmak durumunda"
Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulacak İzleme Komisyonunun kuruluş takvimine ilişkin soruyu da yanıtladı. Düzenlemeye 467 milletvekilinin "kabul oyu" vermesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde "herhangi bir yabancı üçüncü göze ihtiyaç olmadığını" vurguladı. Kurtulmuş, "Bu gelişmeleri Meclis adına, yani demokrasi adına izleyecek olan bir Meclis İzleme Kurulu, Komisyonu da zaten yasa gereği kurulmak durumundadır. Bunu da yine müzakere ederek, diğer partilerle de istişare ederek bir noktaya getireceğiz ve Meclis'te grubu olan bütün siyasi partilerin bir şekilde işin içerisinde olduğu, temsil edildiği bir İzleme Komisyonunu kurmaya gayret edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kurulacak İzleme Komisyonu'nun süreci takip edeceğini ve yürütme ile yasama arasındaki koordinasyonun sağlanmasına gayret edeceğini belirten Kurtulmuş, "Eğer gerekiyorsa bundan sonraki süreçlerle ilgili yeni yasa hazırlıkları yapılabilmesi için fikirleri oluşturacak, teklifleri ortaya koyacak. Bu izleme fonksiyonunu Meclis adına gerçekleştirecek olan komisyonu da umarım ki en kısa süre içerisinde, en kapsayıcı şekilde kurmak mümkün olur" dedi.

"(Yeni anayasa) Tehir etmenin, başka bir bahara bırakmanın hiçbir anlamı yok"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "yeni anayasa" çalışmalarına ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin darbe anayasasından kurtulmasının vaktinin gelip geçtiğini söyledi. Kurtulmuş, "TBMM, özellikle 28. Dönem TBMM, bizim parlamento tarihimiz bakımından temsil gücü en yüksek parlamentolardan birisidir. Bu kadar yüksek bir demokratik temsile sahip olan parlamentomuzun da tabii ki Türkiye'nin en önemli meselelerinden birisi olan yeni anayasa yapma becerisine, kabiliyetine ve gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Böyle bir ortam mevcuttur ve partilerimizin bunu değerlendirerek, kendi görüşlerini ortaya koyarak bu süreci değerlendirmesi lazım" dedi.
Kurtulmuş, sadece Anayasa'nın değil, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Meclis İçtüzüğü'nün değiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi bir fonksiyonu üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Anayasa yapmaktan daha zor bir meseledir. Yani Türkiye Cumhuriyetimizin 50 yılını işgal etmiş olan terör meselesini bir şekilde ortadan kaldırabilecek siyasi iradeyi Meclis ortaya koymuştur. Burada da ben siyasi iradeyi ortaya koyacağını düşünüyorum. Bu herhangi bir partinin, herhangi bir siyasetçinin tek başına meselesi değildir. Türkiye toplumunun, Türkiye siyasetinin de müşterek meselesidir. Bunu çözmemiz lazım. Tam da zamanı bu zamandır. Bunu tehir etmenin, başka bir bahara bırakmanın hiçbir anlamı yoktur. Türkiye, Anayasa'yı da, Meclis İçtüzüğü'nü de Siyasi Partiler Yasası'nı da Seçim Yasası'nı da yenileyebilecek güce, kuvvete, kudrete sahiptir" dedi.