İbrahim ATEŞOĞLU
AFYONKARAHİSAR – Türkiye’nin önemli gastronomi buluşmalarından biri olan 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, 2–4 Ekim tarihleri arasında Anadolu’nun farklı bölgelerinden gelen mutfak kültürlerini aynı çatı altında buluşturdu.
Festivalde 81 ilin yöresel ürünleri ve geleneksel lezzetleri tanıtılırken, dikkat çeken duraklardan biri de Diyarbakır standı oldu.
Kaburga dolması, meftune, burma kadayıf, duvaklı pilav, içli köfte, lebeniye çorbası, ciğer kebabı ve daha nice Diyarbakır lezzeti ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Kentin simgelerinden olan ve ağırlıkları yaklaşık 35 kilograma ulaşan dev Diyarbakır karpuzları da standın önünde yoğunluk oluşturdu.

DİYARBAKIR MUTFAĞINI ŞEFLER TANITTI
Diyarbakır’ın gastronomi değerlerinin tanıtımında Şef Mehmet Kudat ve Şef Şehmus Doğan önemli görev üstlendi.
İki şef, festival boyunca geleneksel Diyarbakır yemeklerini hazırlayarak ziyaretçilere sundu; yemeklerin yapılış biçimlerini, geçmişini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak kültürünü anlattı.
Kaburga dolmasının emeği, meftunenin kendine özgü ekşisi, burma kadayıfın ustalığı ve Diyarbakır mutfağının güçlü sofra geleneği festival boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Gazeteci Adnan Ateş de şeflerle birlikte Diyarbakır’ın gastronomi hafızasını, kültürel zenginliğini ve misafirperverliğini ziyaretçilere aktardı.
Gurmeler, gastronomi yazarları, şefler, basın mensupları ve sosyal medya içerik üreticilerinin uğrak noktalarından biri hâline gelen Diyarbakır standında yalnızca yemekler değil, kentin tarihi ve gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyel de tanıtıldı.
“DİYARBAKIR MUTFAĞI KENTİN HAFIZASIDIR”
Diyarbakır mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığını belirten Şef Mehmet Kudat, bu kültürün Mezopotamya’nın binlerce yıllık birikimini taşıdığını ifade etti.

Kudat, festivalde Diyarbakır’ı temsil etmekten büyük gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Binlerce yıllık mutfak kültürümüzü, coğrafi işaretli lezzetlerimizi ve Diyarbakır’ın misafirperverliğini böylesine önemli bir festivalde temsil etmek bizim için büyük bir gurur oldu. Diyarbakır’ın gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaşması gerektiğine inanıyoruz.”
Diyarbakır mutfağının kentin tarihini ve toplumsal hafızasını taşıdığına dikkat çeken Kudat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim mutfağımızda tarih, kültür, coğrafya ve emek aynı sofrada buluşuyor. Her yemeğin arkasında bir hikâye, her ürünün arkasında bir coğrafya var. Bu değerleri doğru şekilde tanıtabilirsek gastronomi, Diyarbakır için çok güçlü bir turizm aracına dönüşebilir.”
Kudat ayrıca organizasyonda Diyarbakır’ın yer almasında katkı sunan Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, kenti böyle önemli bir platformda temsil etmenin kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade etti.
BARIŞIN SİMGESİ BUĞDAY BAŞAĞI HEDİYE EDİLDİ
Festival sırasında Diyarbakır standında anlamlı bir buluşma da yaşandı.

Standı ziyaret eden Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş’a, barışı simgeleyen bir buğday başağı hediye edildi.
Bereketin simgesi olan başak, bu kez Diyarbakır’dan Afyonkarahisar’a uzanan bir barış ve kardeşlik mesajını taşıdı.
GASTRONOMİ TURİZMİ İÇİN GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL
Tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Diyarbakır; zengin mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünleri ve geleneksel yemekleriyle gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip.
GastroAfyon’da Diyarbakır standına gösterilen yoğun ilgi de bu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaşabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Festival boyunca kazanlar kaynadı, sofralar kuruldu, ziyaretçiler Anadolu’nun farklı lezzetleriyle buluştu.
Diyarbakır standında ise her tabak yalnızca bir yemek değil;
bir şehrin hafızasını, emeğini ve yüzyıllardır yaşayan sofra kültürünü taşıdı.
Afyon’da Diyarbakır’ın lezzeti konuşuldu;
şeflerinin emeği ve kadim mutfağı iz bıraktı.




