Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu temasları kapsamında ABD medyasının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan'ın açıklamalarında, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uygulanma biçimi öne çıktı.

MEKKE ANLAŞMASI NASIL DEVREYE GİRECEK?

Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılması esasına dayandığını belirtti. Verilecek karşılığın ise saldırıya uğrayan ülkenin talebi, ihtiyaçları ve karşı karşıya olduğu tehdidin boyutuna göre şekilleneceğini ifade etti.

Söz konusu desteğin istihbarat paylaşımı, lojistik yardım veya mühimmat desteğini kapsayabileceğini aktaran Erdoğan, koşullara göre daha ileri düzeyde askeri desteğin de gündeme gelebileceğini söyledi. Kararın ilgili siyasi ve askeri mekanizmalar tarafından alınacağını kaydetti.

Erdoğan, Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek her gelişmenin otomatik olarak askeri müdahale anlamına gelmeyeceğinin altını çizdi. Anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalandı. Taraflar daha sonra anlaşmanın kurumsallaştırılması için Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'ni oluştururken, teknik görüşmeler de devam etti.

ERDOĞAN'DAN İSRAİL VE SURİYE AÇIKLAMASI

Erdoğan, İsrail'de Türkiye'yi tehdit olarak gösteren açıklamalara da değindi. Türkiye'nin İsrail halkına yönelik bir karşıtlığının bulunmadığını belirten Erdoğan, Ankara'nın itirazının uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirdiği politikalara yönelik olduğunu söyledi.

Suriye konusunda ise ülkenin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Suriye'deki devlet kurumlarının güçlendirilmesinin ve terörle mücadele kapasitesinin artırılmasının bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu ifade etti.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA TÜRKİYE'NİN ROLÜ

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, İstanbul'da gerçekleştirilen görüşmeler, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını Türkiye'nin iki tarafla da temas kurabilmesinin sonuçları arasında gösterdi.

Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna yönetimiyle doğrudan iletişim kurulabildiğini belirtti. Türkiye'nin tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydetti.

Erdoğan ayrıca Karadeniz'deki sivil deniz taşımacılığı, ticaret yolları ve enerji altyapısının savaşın dışında tutulması gerektiğini söyledi. Ticari deniz ulaşımının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

İRAN-ABD GERİLİMİNDE DİPLOMASİ VURGUSU

İran ile ABD arasındaki gerilime de değinen Erdoğan, ABD'nin Türkiye'nin NATO müttefiki, İran'ın ise komşusu olduğunu hatırlattı. Ankara'nın her iki tarafla da iletişim kanallarını açık tuttuğunu ve gerilimin diplomatik yollarla azaltılmasından yana olduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek gerilimlerin enerji arzı ve uluslararası ticaret üzerinde doğrudan sonuçları olduğuna dikkat çeken Erdoğan, önceliklerinin çatışmanın genişlemesini önlemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakereye dönmesini sağlamak olduğunu söyledi.

MEKKE ANLAŞMASI İÇİN TEKNİK ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Mekke Anlaşması'nın uygulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York'ta Suudi Arabistan ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla gerçekleştirilen toplantıda anlaşmanın kurumsallaştırılmasına yönelik teknik müzakerelerin son durumunu ele aldı.

ABD VİZE VERMEDİ: MAHMUD ABBAS BM GENEL KURULU’NA VİDEO MESAJLA SESLENDİ
ABD VİZE VERMEDİ: MAHMUD ABBAS BM GENEL KURULU’NA VİDEO MESAJLA SESLENDİ
İçeriği Görüntüle

Üç ülke daha önce anlaşma çerçevesinde savunma sanayisi, ortak teknoloji geliştirme, ortak üretim ve silahlı kuvvetler arasındaki uyumun artırılması yönünde çalışılması konusunda mutabakata varmıştı. Anlaşmanın uygulanmasını koordine etmek amacıyla Suudi Arabistan'da bir sekretarya kurulması da kararlaştırılmıştı.