DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda çözüm sürecinin geldiği aşamaya, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapılacağı belirtilen konuta ilişkin tartışmalara ve sürecin ikinci aşamasına dair değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yeni bir aşamaya geçilebileceğini söyledi. Öcalan’ın süreçteki rolünün yalnızca silahsızlanmayla sınırlı olmadığını belirten Bakırhan, Öcalan’ın siyasallaşma sürecinde de rol üstlenebilmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
“Mesele konut değil, konum”
İmralı’da Öcalan için yapılacağı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmaları eleştiren Bakırhan, tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin sürecin niteliğini geri plana ittiğini söyledi.
Bakırhan, “Mesele konut değil, konumdur. Birkaç gündür İmralı’daki yapı üzerinden metrekare, bahçe, ‘villa’ konuşuluyor. Oysa bunların hiçbiri asıl konu değil. Konuşulması gereken, Türkiye’de yürüyen sürecin niteliği ve Sayın Öcalan’ın bu süreçteki konumudur” dedi.
Öcalan’ın süreçte bir rol üstlendiğini ve devletin de kendisini muhatap aldığını belirten Bakırhan, asıl tartışmanın bu rolün gerektirdiği koşulların sağlanıp sağlanmadığı üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.
Bakırhan, görüşme, mesaj iletme, çalışma ve farklı siyasi ve toplumsal aktörlerle temasın sürecin işleyiş koşulları olduğunu belirterek, “Bir sürecin muhatabı etkin bir iletişim kuramıyorsa süreç nasıl yürüyecek?” diye sordu.
“Rol fiilen verilmişse karşılığı hukuken de tanımlanmalı”
Öcalan’ın süreçteki konumunun hukuki olarak tanımlanması gerektiğini söyleyen Bakırhan, statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanallarının yasayla belirlenmesini istedi.
Bakırhan, sürecin çerçeve yasasının TBMM’de 467 oyla kabul edildiğini belirterek, yürütme erkinin yasanın gereğini hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. MGK’nin ekim ayı içerisinde üzerine düşeni yapmasını beklediklerini ifade eden Bakırhan, dönüşler ve cezaevlerine ilişkin adımların atılmasının ardından ikinci aşamaya, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve “Demokratik Cumhuriyet’in inşası” sürecine geçilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Özel’in sözlerine tepki
Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Öcalan için yapılacağı belirtilen konuta ilişkin “Birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz” sözlerini de değerlendirdi.
Öcalan ile Selahattin Demirtaş’ın karşılaştırılmasını yanlış bulduğunu belirten Bakırhan, “100 yıllık bir meselenin çözümü konuşuluyorsa ciddiyet gerekir” dedi.
Özel’in sürecin başından bu yana tutumunu olumlu bulduklarını ifade eden Bakırhan, partisinin sürecin ikinci aşamasında “güncel siyasetin polemiklerinden uzak” daha bütünlüklü bir katkı sunmasını beklediklerini söyledi.
“Dezenformasyon alanına dönüşüyor”
İmralı’daki konut tartışmasının sosyal medyada farklı iddialarla sürdürülmesine de değinen Bakırhan, kaynağı belirsiz bilgilerin ve bağlamından koparılmış görüntülerin toplumsal şüpheyi artırdığını savundu.
“Barış romantizm değil, zor bir siyasal inşa işidir” diyen Bakırhan, sürecin eleştirilebileceğini ancak eleştirinin sürecin eksiklerini gidermeye yönelik olması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “En etkili sabotaj, barışa açıkça karşı çıkmak değil, onun gerçek olmadığı duygusunu yerleştirmektir” ifadelerini kullandı.
“İktidara itiraz etmek başka, silahların susmasını istememek başka”
Sol ve sosyalist hareketlerin sürece daha güçlü biçimde dahil olması gerektiğini belirten Bakırhan, süreci eleştiren herkesin aynı yerde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, haklı kaygıların tartışılabileceğini belirterek, “İktidara itiraz etmek başka şeydir; silahların susmasını istememek başka” dedi. Savaşın bedelini emekçilerin, yoksulların ve Türk ve Kürt gençlerinin ödediğini ifade etti.
“Türkiye’nin demokratik Cumhuriyet hareketine ihtiyacı var”
DEM Parti kongresinde öne çıkan “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” kavramına ilişkin de konuşan Bakırhan, Türkiye’nin daha geniş ve kapsayıcı bir siyasi yapıya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Hareketin emek, inanç ve ekoloji başta olmak üzere farklı toplumsal alanları kapsamasını hedeflediklerini belirten Bakırhan, bileşenli yapının korunacağını ancak yeni dönemde daha esnek ve geniş bir örgütlenme modelinin tartışıldığını ifade etti.
Suriye ve bölgesel gelişmeler
Bakırhan, Türkiye’deki sürecin Suriye, Irak ve İran’daki Kürt meselesinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini de söyledi.
Suriye’de entegrasyonun önemli bir aşamaya geldiğini belirten Bakırhan, meselenin yalnızca silahlı güçlerin devlet yapısına katılması olmadığını; Kürtlerin dili, yerel yönetim modeli, siyasi temsili ve kadınların kazanımlarının hukuki güvenceye alınmasının da belirleyici olduğunu ifade etti.
Türkiye’de barışın kalıcılaşmasının bölgedeki Kürt meselesinin ele alınış biçimini de etkileyebileceğini savunan Bakırhan, “Mesele artık yalnızca Türkiye’deki bir çatışmayı bitirmek değil; Kürtlerin yaşadığı coğrafyada silahın yerine siyasetin alanını büyütmektir” dedi.





