Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis bünyesinde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını ve kabul edilen yasal düzenlemeyi değerlendiren Kurtulmuş, yeni dönemde siyasi ve toplumsal dilin de değişmesi gerektiğini söyledi.
Komisyonun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını ve 21 toplantıda Türkiye'nin farklı kesimlerinden temsilcileri dinlediğini belirten Kurtulmuş, siyasi partilerin ortak çalışmasıyla hazırlanan raporun 50 üyeden 47'sinin oyuyla kabul edildiğini aktardı.
Kurtulmuş, komisyon raporunun ardından 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasal çerçevenin oluşturulduğunu belirterek, "Komisyon raporu kapıyı araladı, bu yasanın kabul edilmesi kapıyı sonuna kadar açtı" dedi.
“Herkes dikkat etmek zorunda”
Sürecin yalnızca yasal düzenlemelerden ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, yeni dönemde ayrıştırıcı söylemlerden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
Artık bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz. Herkes dikkat etmek durumundadır. Söylediği her sözü herkesin dikkat etmesi lazım.
Kabul edilen yasanın ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik herhangi bir tehdit içermediğini savunan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
Şimdi bu yasa çıktı. Çok titiz bir şekilde hazırlandı. Sizi temin ederim ki ülkenin birliğini ve beraberliğini, milli bütünlüğümüzü ya da ülkemizin geleceğine en ufak bir tehdit taşıyacak olan bırakın bir cümleyi bir kelime bile yoktur.
Kurtulmuş, yasanın farklı aşamalarda kontrol edilerek hazırlandığını belirterek, “Defalarca kontrol edilmiş, defalarca tartışılmış ve sonuçta ortaya bütün milletimizin hassasiyetlerini kabul edecek fevkalade düzgün bir metin çıkarılmıştır” dedi.
Yasanın uygulanması fesih şartına bağlı
Yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi için örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini feshetmesinin tespit edilmesi şartının getirildiğini belirten Kurtulmuş, bu tespit yapılmadan yasanın uygulanmayacağını söyledi.
Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
Bu yasanın yürürlüğü, yasada mecliste kabul edilmiş ama yasanın yürürlüğe girebilmesi için örgütün bütün unsurlarıyla birlikte silahlarını bıraktığı ve kendisini feshettiğinin ilan edilmesi, bunun da Milli Güvenlik Kurulu raporuyla devletin ilgili güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescili şartı konulmuştur. Yani devletin ilgili güvenlik birimleri örgütün bütün unsurlarıyla kendini feshettiğini tespit ve tescil etmeden tespit ve tescil etmeden yasa uygulamaya girmeyecektir.
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşmenin Koordinasyonu Kurulu'nun süreci takip edeceğini belirtti. Kurulun gelişmeleri ve dosyaları inceleyeceğini ifade eden Kurtulmuş, kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri gibi isimlerin yer aldığını söyledi.
Kurtulmuş, kurulun süreci devlet ve millet adına izleyeceğini belirterek, “Bunların hepsi sizin adına millet adına süreci kontrol edecek evet dedikleri yerde bir karar alınacak ikinci sigorta budur” ifadelerini kullandı.
“Üçüncü göz yoktur”
Sürecin Meclis tarafından da takip edileceğini belirten Kurtulmuş, 1 Ekim'de Meclis'in açılmasının ardından tüm siyasi partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını söyledi.
Kurtulmuş, bu mekanizmayı “üçüncü sigorta” olarak tanımlayarak şöyle konuştu:
Üçüncü sigorta daha koyduk o sigorta da bu sürecin nasıl geliştiğini takip ve kontrol etmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir komisyon kurulacaktır. İnşallah 1 Ekim'de meclisin resmi açılışı sağlandıktan sonra yine Meclis'te partilerin tamamının katılımıyla bir komisyon kurularak bu sürecin nasıl devam ettiği takip edilecek, izlenecek, kontrol edilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi dolayısıyla millet ilgilendirilecektir.
Kurtulmuş, sürecin dışarıdan herhangi bir aktör tarafından kontrol edilmediğini ve edilmeyeceğini savundu. Dünyadaki farklı çatışma çözümü örneklerinde devletlerle silahlı gruplar arasındaki süreçlerin üçüncü taraflarca izlendiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'deki sürecin ise bu örneklerden farklı olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
Şunu söylemek isterim ki bu süreç asla dışarıdan bazı güçlerin kontrol ve takibinde olmamıştır, olmayacaktır. Dünyadaki bütün çatışma çözümleri örneklerinde Asya'daki, Avrupa'daki başka bölgelerdeki çatışma çözümleri örneklerinde yani terör örgütleriyle silahlı gruplarla devlet arasında yapılan o görüşmelerde hepsinde bir üçüncü göz vardır. A ülkesindeki bir faaliyet takip edilirken ya uluslararası bir komisyon ya da başka ülkelerin milletvekillerinden oluşan bir komisyon gelmiş ve süreci kontrol etmiştir. Türkiye'de devam eden bu sürece ilişkin bir tek üçüncü göz yoktur. Dışarıdan bir göz yoktur. Bu süreci kontrol edecek millet adına kontrol edecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi yürütme organları ve yürütme organları ve bizzatihi milletin kendisi bu sürecin tek sahibidir, tek kontrol edenidir. Üçüncü gözü de, birinci gözü de milletin kendisidir.





