DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır." dedi.

Bakırhan, TBMM'nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen TBMM Genel Kurulunun özel gündemli toplantısında, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarında hayatını kaybeden öğrencilere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Bugün çocuklara armağan edilmiş bir bayramı kutlarken, bir yandan da çocukların yasını tuttuklarını belirten Bakırhan, bu meselede polemiğin değil, ortak aklın devreye girmesi gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetin 20. yüzyılın başında "fikri bir devrim" olduğunu aktaran Bakırhan, farklı halklar ve kimliklerin omuz omuza savaşarak ortak bir zafer kazandığını ancak "kurtuluşun çoğulculuğunun kuruluşta görmezden gelindiğini" ileri sürdü.

Tuncer Bakirhan77 1024X645

"Farklılıkların birbirini ezmediği, birbirini tanıdığı bir zeminde buluşalım"

Meclisin 100 yıl önce cumhuriyet fikrini esas alarak kurtuluş iradesiyle kurulduğunu, bugün ise barış iradesi etrafında yeniden anlam kazandığını dile getiren Bakırhan, şunları kaydetti: "Takvimler 2026'yı gösteriyor ama bu kürsünün omuzlarındaki tarihsel ağırlık, 1920'lerin ağırlığıdır. 1920'lerde dünya altüst olurken bu topraklar kurtuluşu çoğulcu bir Meclis'te ortak akılda buldu. Farklı sesler bir arada konuştu ve bu ülke ayağa kalktı. Bugün takvimler 2026'yı gösterirken yeniden o kavşaktayız. Orta Doğu yeniden şekilleniyor, dünya yeniden kuruluyor. Biz bir kez daha birlikte güçlenmekten yanayız. Farklılıkların birbirini ezmediği, birbirini tanıdığı bir zeminde buluşalım. O gün varoluş silahla savunuldu, bugün demokratik bir yeniden varoluşu müzakereyle, hukukla, cesaretle savunuyoruz."

Son 1 yılda "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında çalışmalar yapıldığına işaret eden Bakırhan, Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasi partilerin ortak sorumlulukla hareket ettiğini vurguladı.

İkinci yüzyılda Meclisin ellerinde demokratik bütünleşmeyle tamamlanmış Cumhuriyet'in 86 milyonun en hayati ihtiyacını karşılayacağını ifade eden Bakırhan, "Cumhuriyet'i kuranlar bir devlet inşa etti. Bize düşen ise o devleti herkesin eşit ve özgür yaşayabileceği bir yaşam adası haline getirmektir. Statükonun korkusuna değil, inşacı aklın cesaretine ihtiyacımız var." diye konuştu.

Türkiye'nin sıradan bir ülke olmadığına, enerji koridorlarının, ticaret hatlarının, korkuların ve rekabetin kesiştiği bir eşikte yer aldığına dikkati çeken Bakırhan, Türkiye'nin sadece coğrafyayla değil, jeopolitikle tanımlandığını, bu yüzden tehdidin her zaman büyük, fırsatın da her zaman sınırsız olduğunu belirtti.

Küresel düzenin çatırdadığını, savaşın doğasının değiştiğini, çatışmaların yalnızca cephelerde değil, ekonomilerde, enerjinin geçtiği dolaşım hatlarında yürüdüğünü anlatan Bakırhan, böylesi bir dönemde "iç barışın bir tercih değil, tarihsel zorunluluk olduğunu" vurguladı.

Bugün Türkiye'nin en büyük gücünün Türklerin ve Kürtlerin ortak mukadderatı olduğunu söyleyen Bakırhan, "Tarih, Türkler ve Kürtlerin ortak coğrafya ve kaderde birlikte yaşamasını zaruri kıldı. Şimdi birlikte yaşamı siyasi rekabetlerle değil uzlaşma alanlarıyla, ayrımlarla değil ortak değerlerle inşa edebiliriz. Bu ortaklıklar zayıflarsa devlet zayıflar. Bu ortaklıklar güçlenirse Türkiye güçlenir, 86 milyon kazanır." görüşlerini paylaştı.

"Bu dönemde tıkayan değil, yol açan bir iradeye ihtiyacımız var"

Terör örgütü PKK'nın silah bırakma kararını "Türkiye'nin en büyük gelişmesi" diye nitelendiren Bakırhan, "Bu kararı küçümseyen barışı küçümser." dedi.

Barışı "karşılıklı adımlarla döşenen bir merdiven" olarak tanımlayan Bakırhan, "Her basamak bir öncekinin üzerine kurulur. Şüphesiz devletin, siyasetin, toplumun ve örgütün atacağı adımlar vardır. Hiçbirimiz bu sorumluluğun dışında değiliz, farkındayız. Hiçbir büyük barış bir günde kurulmadı ama hiçbir kalıcı barış da karşılıklı irade olmadan sağlanamadı. Bu dönemde tıkayan değil, yol açan bir iradeye ihtiyacımız var. Şüpheye değil, güvene ihtiyacımız var." şeklinde konuştu.

DEM Parti maden işçilerine destek verdi!
DEM Parti maden işçilerine destek verdi!
İçeriği Görüntüle

Dem Partili Bakirhan Tartismalar Bir Surec

Bakırhan, 1071'den bugüne "ara ara güncelleyerek sürdürülen bir akdin" bulunduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: "1920'de bu akdi Meclis'te bir kez daha tazelemeye çalıştık ama o akit 4 Mart 1925'te Takrir-i Sükun ile her şekilde zedelendi. Üzerinden 100 yıl geçti, şimdi zedelenen akdi onarma zamanıdır. Bizim bu topraklarla bağımız daimidir ve hasbidir. Bin yıl boyunca ahde vefa gösterdik, kimse tersini söyleyemez. Malazgirt, ortak kadere açılan bir kapıydı. Çanakkale, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Laz'ın aynı toprağa birlikte can verdiği bir andır. Selahaddin, sadece bir komutan değil, adaletin timsaliydi. Eşme ruhu ise 100 yıllık yaraların hala sarılabileceğini gösteren bir umuttu. Bugün bu ruhları ve tarihsel mirasları güncelleme zamanıdır."

"Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak hukuk içine alınmasının" Cumhuriyet'in demokratik kuruluşunun ikinci eşiği olacağını dile getiren Bakırhan, "Şimdi birlikte barışı inşa etmenin zamanıdır. Şimdi kardeşliği eşitlik hukuku etrafında örme zamanıdır. Bu, bizim kuşağımıza tarihin yüklediği ağır bir yüktür. Bu yükten kaçanlar çocukların yüzüne bakamaz. Bu Meclis, ikinci yüzyılda barışın Meclis'i olma potansiyeline sahiptir, barışa hiç bu kadar yakın olmamıştır. Tarih savaşa tevessül edenleri değil, barışı kuranları yazar." ifadelerini kullandı.

Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis barışı kuran meclis olsun. Bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak, çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın. 23 Nisan yalnızca bir kuruluşun değil, bir yeniden doğuşun da bayramı olsun." diye konuştu.