Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı'nda konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: Ülkemizdeki, gönül coğrafyamızdaki ve dünyanın tamamındaki çocuklara barış dolu, mutluluk dolu bir hayat temenni ediyorum. Bilhassa savaş ve çatışmaların yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli ve Lübnanlı çocuklara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır. Bu bayramı sizlere armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte tüm devlet büyüklerimizi, şehit ve gazilerimizi bir kez daha şükranla anıyorum. Biraz önce ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla bizleri karşılayan tüm çocuklarımızın oluşturduğu bir çiçek bahçesinden geçtik. Ümidin, baharın ve mutluluğun müjdesiyle dolup taşan bu çiçek bahçesinde bizleri siz evlatlarımızla bir araya getiren TRT yönetimine teşekkür ediyorum. “Gelecek çocukların” temasıyla bu yıl 48. kez düzenlenen şenliklerin, kendi evlatlarımızın yanı sıra 23 Nisan coşkumuzu paylaşmak üzere şu an aramızda bulunan 27 ülkeden 490 misafirimiz için de hayırlı olmasını diliyorum.
Sevgili çocuklar, sevgili misafirler, 23 Nisan’ın bizim için bir başka anlamı da Milli Egemenlik Bayramı olmasıdır. Bu tarih, aynı zamanda dün ziyaret ettiğiniz Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış günüdür. Gazi Meclisimizin kuruluş gününün Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının bizim için çok özel anlamları bulunuyor.

"SAVAŞLARIN BEDELİNİ MASUM ÇOCUKLAR ÖDÜYOR"
Bakın, millet olarak bağımsızlığımızı çetin mücadeleler neticesinde kazandık. İstiklal Harbimizi her türlü imkânsızlığa rağmen zafere taşıdık. Bu savaşı sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizdi. Tarihimizin böyle önemli bir dönüm noktasını kendi çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına armağan ettik. Siz çocuklara bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri şüphesiz milli iradenin egemenliği, yani Cumhuriyet ve demokrasi olacaktır. Her birinizin bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacağınıza inanıyoruz. Savaşın, çatışmanın, kavganın, yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamak sizlerin en doğal hakkıdır. Biz içeride demokrasiyi ve özgürlükleri, dışarıda barış ve adaleti savunarak işte bu ideali gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak tüm çabalarımıza rağmen maalesef bölgemizdeki savaşlar ve zulümler devam ediyor. Bu savaşların bedelini ise genellikle masum çocuklar ödüyor.
"TEK BİR AMACIMIZ VAR, TÜM ÇOCUKLARININ HUZUR İÇİNDE YAŞAMASI"
Türkiye olarak ister bölgemizde ister başka yerde olsun, bütün bu acıları, hüzünleri ve hayal kırıklıklarını kalbimizde tüm ağırlığıyla hissediyoruz. Bununla kalmıyor. Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var. Dünyanın tüm çocuklarının huzur içinde, güven içinde, kardeşçe yaşamasıdır. Büyük şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in “Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk, ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk” diyerek anlattığı ay yüzlü, gül kokulu çocukların yarınlarına güvenle bakmasını diliyoruz. Biz, bütün çocuklar, bütün gençler okullarına güle oynaya gitsin, en güzel, en kaliteli eğitimi alsın istiyoruz. Biz, çocuklar korkmadan uykuya dalsın, bomba sesleriyle değil, kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz. Yani kendi çocuklarımız için ne istiyorsak, Asya’dan Afrika’ya tüm çocuklar için de aynı güzellikleri samimiyetle istiyoruz. Sizlerden de Gazzeli, Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum.

Kıymetli misafirler, sevgili yavrular, insanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğrunun ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin. Şunu da hiçbir zaman unutmayın sevgili çocuklar. Her biriniz yarın birer sanatçı, sporcu, bilim insanı, öğretmen, zanaatkâr, mühendis, siyasetçi, doktor, iş insanı olarak ülkenize hizmet edeceksiniz. Bu yolculukta zorluklarla karşılaşsanız dahi umutsuzluğa lütfen kapılmayın. Her zorlukla beraber bir kolaylığın, her karanlığın sonunda bir aydınlığın, her çabanın sonunda inşallah bir başarının olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın. Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz. Konuştuğunuz diller farklı olsa da sevginin, dostluğun dili birdir. Kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın dili aynı şekilde birdir. Aranızda kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan, barışa inanmaktan hiçbir zaman geri durmayın.
"DİJİTAL DÜNYANIN TEHLİKELERİNE KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLUN"
Son olarak sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı, karşınıza çıkan her bilginin doğru, her karakterin güvenilir olmadığını asla unutmamanızı istiyorum. Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmek elbette önemlidir. Sizin en doğal hakkınızdır. Ama bu sizi sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan, dışarıda arkadaşlarınızla doya doya koşturmaktan alıkoymamalıdır. Vicdanınıza, o tertemiz aklınıza güveniyorum.
Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerimizi ve Ayla öğretmenimizi rahmetle yad ediyor, acılı ailelerine sabır, tedavileri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.



