Bahçeli'den Ahmet Özer'e hapis cezası verilmesine tepki
Bahçeli'den Ahmet Özer'e hapis cezası verilmesine tepki
İçeriği Görüntüle

Kurtulmuş, İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile ikili ve heyetler arasında görüşmeler gerçekleştirdi ve sonrasında basın toplantısı düzenledi.

Kurtulmuş, Türkiye ile İspanya arasındaki ikili ilişkilerin fevkalade olduğunu söyleyerek, Gazze’de İspanya’nın takındığı tavrın takdire şayan olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "En son 10 sene evvel İspanyol Senato Başkanı Türkiye'yi ziyaret etmiş. 28 yıl evvel de Temsilciler Meclisi Başkanı ziyaret etmiş. Bu kadar uzun bir aradan sonra İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaret etmesi bizim için önemlidir, tarihi bir eşiktir. Ümit ediyorum ki yeni dönemde her alanda güçlenen Türkiye, İspanya arasındaki ilişkiler bu ziyaretle birlikte artarak devam edecektir. Yine ifade etmek isterim ki bildiğiniz gibi artık parlamenter diplomasi uluslararası ilişkilerin en (3:28) önemli araçlarından birisi haline gelmiştir. Klasik diplomatik ilişkilerin yanı sıra ve belki ondan da önce halkların doğrudan temsilcisi olan Meclisler vasıtasıyla ülkeler arasındaki ikili ilişkiler ya da çok taraflı ilişkilerin geliştirilmesi çok daha mümkün olmaktadır. Bu çerçevede Türkiye ve İspanya zaten birçok alanda uluslararası platformlarda da yakın işbirliği içerisinde olan iki ülke olarak bundan sonra parlamenter diplomasinin imkanlarına da kullanarak bu ilişkilerimizi çok daha güçlü bir şekilde tahkim etmeye kararlıdır" ifadelerini kullandı.

Socias, Türkiye ve İspanya’nın ikili ve çoklu ilişkiler kapsamında uluslararası konularda paylaştıkları ortak stratejiler olduğunu hatırlatarak, "Bu anlamda Türkiye ile birlikte Filistin'deki barışı da savunuyoruz ve aynı zamanda bu soykırımın bir son bulmasını diliyoruz ve aynı zamanda burada bir Filistin devletinin kurulması imkanını da destekliyoruz" şeklinde konuştu.

Terörsüz Türkiye sürecinde rapor yazımına ilişkin soruya Kurtulmuş, "Son derece titiz, fevkalade ciddi çalışmayı sürdürüyoruz. Son noktaya gelinmiştir. İnşallah önümüzdeki günlerde rapor hazırlanacak. Bu rapor komisyon üyelerine takdim edilerek onların görüşleri de alındıktan sonra ümit ediyorum ki ittifakla kabul edilerek ya da çok büyük bir oyla nitelikli bir çoğunlukla kabul edilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu'nun ortak bir raporu olarak o raporun son bölümünde yer alacak olan somut teklifler de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi takvimi içerisinde bu konuyla ilgili yasal hazırlıkları yaparak Meclis Genel Kurulu’na sunacaktır"diye konuştu.

SDG’nin durumuna ilişkin soruya Kurtulmuş, "Tabii ki Suriye'deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye hükümeti ülkede ulusal birliği sağlayacak adımları sonlandırsın. Ve bu anlamda Suriye'de artık terör örgütlerinin hiçbirisinin esamesinin okunmadığı, silahlı grupların tamamının meşhur güçler olarak Suriye Devleti'nin içinde askeri yapılanmasının içerisinde yer aldığı ve entegrasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve bunları gözlemleyelim. Biliyorsunuz Suriye'de devrimin olduğu günün hemen ertesi gün sabah şafak vaktinden itibaren ısrarla şunu söylüyoruz. Suriye'de artık hiçbir gayrimeşru silahlı güç terör örgütü kalmamalıdır. İki Suriye'deki bütün farklı unsurlar etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır. Ve bu anlamda da Suriye yönetiminde herkesin işin içerisine katılabileceği bir demokratik sürecin önü açılmalıdır. Bu çerçevede bir anayasa hazırlama sürecinin de Suriye'nin geleceği için de önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi artık oradaki bütün silahlı unsurların, silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Gazze’de ateşkes ilan edildiğini hatırlatan gazeteciye Kurtulmuş, "İsrail maalesef bir barış ilan edilmiş olmakla birlikte, İsrail barış anlaşmasının mürekkebi kurumadan soy kırımına hız kesmeden devam ediyor. Ayrıca insani yardımların Gazze şeridine ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan ve soğuktan ölmesini temin etmeyene devam ediyor. Şunu ifade etmek isterim. Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da tedbirli bir şekilde, temkinli bir şekilde karşılıyoruz. Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin bir yönetimi öyle çok kolay insani yardımların kapısına aralamayacağı ya da vazgeçtim artık katliam, soykırım yapmıyorum demeyeceği aşikardır. Dolayısıyla uluslararası camiada, bu soykırımcı İsrail hükümeti yönetiminin, Netanyahu yönetiminin tarzını ciddi bir şekilde uluslararası baskıyla kontrol altına alması şarttır. Ve o anlamda da uluslararası camia nasılsa burada bir barış var diye rehavete kapılmamalıdır. Çünkü tavrı tarzı artık herkes tarafından bilinen bir hükümetten bahsediyoruz. Dolayısıyla burada bütün baskılar sürdürülmeli ve bir an evvel Refah sınır kapısı açılarak oraya insani yardımların girmesi ve Gazze halkının yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır. Türkiye olarak başından beri barışı desteklediğimizi, Gazze halkının geleceği için herkesle, iyi niyetli olan herkesle müşterek çalışmaya hazır olduğumuzu ve her şeyden evvel de Gazze'de acil insani yardımların ve oradaki özellikle yaşlı ve çocukların korunması için adımdan atılmasını gerekli görüyoruz" dedi.