İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'na katılan Hollandalı aktivist Jesse van Schaik, İsrail askerlerinin aktivistlere silah doğrultarak plastik mermilerle ateş ettiklerini, "suçlu muamelesi" yaparak ağır şiddet uyguladıklarını söyledi.

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da yaşayan 21 yaşındaki tarih öğrencisi van Schaik, AA muhabirine, neden filoya katıldığını, İsrail'in filoya saldırılarını ve hapishanede yaşadıklarını anlattı.

CHP'li Murat Emir: İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık
CHP'li Murat Emir: İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık
İçeriği Görüntüle

Van Schaik, Gazze'de yaşananlara sessiz kalamadığı için filoya katıldığını belirterek "2,5 yıldır herkes gerçekleşen soykırım görüntülerini görüyor. Hollanda'nın birçok yerinde eylemlere katıldım ama hiçbir şey yeterli gelmedi. Yapabileceğim en büyük şey, bedenimi ve hayatımı ortaya koymaktı." dedi.

Filoda bulunan teknelerin İsrail tarafından yasa dışı şekilde kaçırıldığını ve kendilerine silah doğrultulduğunu dile getiren van Schaik, "Bize plastik mermilerle ateş ettiler. Kendi teknemizin güvertesine zorla çıkardılar. Ardından sert şekilde gözaltına alındık ve iki gece boyunca askeri gemilerde yasa dışı tutulduk. Oysa biz insani bir barış misyonundaydık.” ifadelerini kullandı.

A A 20260525 41489139 41489137 K U R E S E L S U M U D F I L O S U N A K A T I L A N H O L L A N D A L I A K T I V I S T V A N S C H A I K B I Z E P L A S T I K M E R M I L E R L E A T E S E T T I L E R

Van Schaik, aktivistlerin kötü koşullarda tutulduklarını anlatarak "180 kişi, 4 küçük konteynerde adeta hayvanlar gibi tutuldu. Bazı insanların yatacak yeri yoktu, gece boyunca sırayla soğukta dolaşmak zorunda kaldık. Kıyafetlerimize el konulduğu için herkes çok üşüyordu. Ne olacağını bilmiyorduk." diye konuştu.

"Tişörtümü yukarı kaldırıp fotoğraf çektiler ve buna güldüler"

Daha sonra İsrail'de hapishanede tutulduklarını ve İsrail askerlerinin aktivistlere fiziksel şiddet uyguladıklarını belirten van Schaik, şunları söyledi: "İnsanlar, ağır şekilde darbedildi. Arkadaşlarımın kaburgaları ve burunları kırıldı. Beni saçlarımdan sürüklediler, tekmeleyip dövdüler. Tişörtümü yukarı kaldırıp fotoğraf çektiler ve buna güldüler. Ellerimden ve ayaklarımdan kelepçelendim. Yerde sürüklendim. Hayatımda gördüğüm en sadist şey, İsrail askeridir. Askerler, insanların acılarıyla alay ediyordu. Yaşadıklarımız, Filistinlilerin her gün maruz kaldıklarının sadece küçük bir parçasıydı."

Van Schaik, İsrail askerleri için "canavar" nitelemesinde bulunarak, "Kaldığımız hücrede bize ait olmayan kan izleri vardı. Bunun Filistinlilere ait olduğunu biliyorduk. Bazı insanlar, kendi hücrelerinde infaz izleri gördüklerini anlattı. Duvarlarda Arapça, 'Dünya, bu duvarlar arasında yaşananları görseydi sadece gözyaşıyla değil kanla ağlardı.' yazıyordu. Bu yazı beni derinden yaraladı." dedi.

"Başımı olabildiğince dik tuttum çünkü İsrail'in başımı eğmesini kabul etmiyorum"

İsrail askerlerinin kendilerini sert şekilde ileri iterek başlarını aşağı doğru bastırdığını anlatan van Schaik, "Ama başımı olabildiğince dik tuttum çünkü İsrail'in başımı eğmesini kabul etmiyorum. Tek düşünebildiğim şey tükürmekti çünkü İsrail’den gelen hiçbir şeyi kabul etmiyorum. İsrail, bir ülke değil. Askerleri bir canavar. Bize hayvan muamelesi yaptılar. Bu (tükürmek), hissettiğim öfkeyi dışa vurabildiğim tek yoldu ama bu kesinlikle yeterli değildi. Bu yüzden tekrar gidip onların yüzüne daha fazla tüküreceğim." ifadelerini kullandı.

Hollanda hükümetinin, İsrail'in aktivistleri alıkoyarak kötü muamelede bulunmasına tepkisiz kaldığını söyleyen van Schaik, "Hollanda hükümeti, vatandaşlarının yasa dışı şekilde kaçırılmasına rağmen asgari düzeyde bile tepki göstermedi. İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden, insanları sistematik şekilde öldüren bir devlet olduğunu görmezden gelmek utanç verici. Hollanda, sessiz kalarak İsrail'e destek veriyor. Bu sessizlik, Hollanda'yı da bu soykırımın suç ortağı yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Gazze'de yaşananlar sona erene kadar eylemlerine devam edeceğini vurgulayan van Schaik, "Kesinlikle yine gideceğim. Gerektiği sürece tekrar döneceğim ve mücadele etmeyi sürdüreceğim. Bu soykırım, bu şekilde sürerse insanlığımızı kaybedeceğiz. Buna izin veremem." diye konuştu.

"Kızımın yaptıklarıyla gerçekten gurur duyuyorum"

Van Schaik'ın babası da kızının filoya katılma kararını desteklediğini ancak büyük endişe yaşadıklarını belirtti.

A A 20260525 41489139 41489138 K U R E S E L S U M U D F I L O S U N A K A T I L A N H O L L A N D A L I A K T I V I S T V A N S C H A I K B I Z E P L A S T I K M E R M I L E R L E A T E S E T T I L E R

Baba Frank van Schaik, "Kızımın yaptıklarıyla gerçekten gurur duyuyorum. Çok genç yaşına rağmen uzun zamandır eylemlere katılıyor ve mücadele ediyor. Yaşananlardan dolayı çok üzgünüm ama aynı zamanda yaptığı şeyi çok cesur ve doğru buluyorum." ifadelerini kullandı.

Kızının filoya katılma kararının ailesi açısından zor olduğunu anlatan van Schaik, "Çok korktuk çünkü ne olabileceğini biliyorduk. İsrail'de özellikle Filistinlilere yönelik yaşananları uzun zamandır biliyoruz. Önceki filolarda da çok ciddi olaylar yaşandı." dedi.

Filoya müdahalenin kendileri için "çok gergin ve korkutucu" bir süreç olduğunu dile getiren baba van Schaik, şunları kaydetti: "Bunun olacağını biliyorduk. Başka bir senaryo düşünmek zordu. Yaklaşık 48 saat boyunca neredeyse hiçbir haber alamadık. Arada sırada bazı görüntüler geliyordu. Bir noktada onun gemiden inerken tükürdüğü görüntüleri gördüm. İçimden 'Tükürme' diye düşündüm ama bunu yaptı ve neden yaptığını anlıyorum. Orada çok daha kötü şeyler olabilirdi. Daha ağır yaralanabileceğinden korkuyordum."

Baba van Schaik, ailece yeniden bir araya geldikleri anı anlatarak "Eşim ve iki erkek kardeşiyle birlikte ona sarılmak çok güzeldi. Bir kız kardeşi de var. Hepimiz için çok özel bir andı." diye konuştu.