Erzincan’ın İliç ilçesinde 9 maden işçisinin yaşamını yitirdiği facianın üzerinden iki buçuk yılı aşkın süre geçerken, Çöpler Altın Madeni’ndeki çevresel durum yeniden gündeme geldi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergeleri verdi.
İLİÇ MADEN FACİASININ ÇEVRESEL ETKİLERİ SORULDU
13 Şubat 2024’te Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Kompleks Altın Madeni’nde meydana gelen faciada 9 işçi hayatını kaybetmişti. Çelenk, soru önergelerinde siyanür ve ağır metaller içerdiği belirtilen yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak kütlesinin çevre üzerindeki etkilerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Toprak, yer altı suları ve yüzey sularında yapılan analizlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Çelenk, çevresel kirliliğin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar ve bağımsız bilimsel izleme süreçleri hakkında da bilgi talep etti.

BÖLGE HALKI İÇİN SAĞLIK TARAMASI YAPILDI MI?
Önergelerde Çöpler ve Sabırlı köyleri başta olmak üzere bölgede yaşayanların sağlık durumuna ilişkin çalışmalar da gündeme getirildi.
Çelenk, facianın ardından bölgede sağlık taraması, düzenli takip veya epidemiyolojik araştırma yapılıp yapılmadığını sordu. TMMOB, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği ve bağımsız akademisyenlerin çevresel izleme ve rehabilitasyon çalışmalarına dahil edilip edilmediğinin de açıklanmasını istedi.
REHABİLİTASYON MALİYETİNİ KİM KARŞILIYOR?
Soru önergesinde bölgedeki toprak ve su kaynaklarının eski durumuna getirilmesi amacıyla hazırlanmış somut bir rehabilitasyon ve restorasyon planının bulunup bulunmadığı da soruldu.
Çelenk, çevresel kirliliğin giderilmesi için yapılan harcamaların Anagold Madencilik tarafından mı yoksa kamu kaynaklarından mı karşılandığının açıklanmasını talep etti. Milletvekili, maliyetlerin “kirleten öder” ilkesi doğrultusunda nasıl karşılandığını da Bakanlıklara yöneltti.
2022’DEKİ SİYANÜR SIZINTISI DA GÜNDEMDE
Çöpler Altın Madeni’nde 21 Haziran 2022’de yaşanan siyanür sızıntısı da soru önergelerinde yer aldı. Çelenk, olayın ardından alınan önlemlerin yeterli olup olmadığını ve bu tedbirlerin 2024’teki facianın ardından yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.
Erzincan İdare Mahkemesinin maden sahasının 2021 tarihli ÇED Olumlu kararına ilişkin verdiği ve Danıştay tarafından kesinleştirilen iptal kararı da gündeme getirildi. Çelenk, karar sonrasında sahadaki faaliyetlerin hukuki durumunun açıklanmasını istedi.
ÇÖPLER ALTIN MADENİ’NİN CENGİZ HOLDİNG’E DEVRİ
Maden sahasının Cengiz Holding’e devrine ilişkin süreç de önergenin öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Basına yansıyan bilgilere göre SSR Mining’in Çöpler Altın Madeni ile Çakmaktepe, Bayramdere, Mavialtın ve Tunçpınar sahalarındaki yüzde 80’lik payının 1,5 milyar dolar karşılığında Cengiz Holding’e satılmasına yönelik kesin hisse alım sözleşmesi 26 Mart 2026’da imzalandı.
Çelenk, mevcut çevresel kirliliğin giderilmesi ve rehabilitasyon yükümlülüklerinin yeni şirket tarafından üstlenilip üstlenilmediğini sordu. Devir işlemine onay verilmeden önce bağımsız bir çevresel durum tespiti yapılıp yapılmayacağı da Bakanlıklara yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Devam eden ceza ve idari yargı süreçlerinin şirket değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirme bulunup bulunmadığı da önergeye dahil edildi.
CENGİZ HOLDİNG’E BİR YILLIK GEÇİCİ FAALİYET BELGESİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 24 Temmuz 2026 tarihinde Cengiz Holding’e bir yıl süreli geçici faaliyet belgesi verdiği belirtildi.
Çelenk, Çöpler, Çakmaktepe, Bayramdere, Mavialtın ve Tunçpınar sahalarında yeniden madencilik faaliyetine başlanması veya kapasite artışı talep edilmesi halinde projelerin ayrı ayrı değil, kümülatif etkileri dikkate alınarak bütüncül bir ÇED sürecine tabi tutulması gerektiğini ifade etti.
İLİÇ MADEN FACİASI SONRASI DİĞER MADENLER DENETLENDİ Mİ?
Önergede, İliç maden faciasının ardından Türkiye genelindeki benzer maden işletmelerinde yapılan denetimler de gündeme getirildi.
Çelenk; siyanür veya kimyasal liç yöntemi kullanan, atık depolama alanı ya da baraj tesisi bulunan işletmelerde denetim gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini, acil durum planları ve atık tesislerinin güvenliği açısından herhangi bir risk tespit edilip edilmediğini sordu.
Milletvekili ayrıca Türkiye’nin Avrupa Konseyinin Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Sözleşmesi’ni imzalaması ve onaylamasına yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.





