Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, organize suç örgütlerinin tespiti, suç örgütleriyle etkin mücadelenin yapılabilmesi ve örgütsel yapılarının deşifre edilebilmesi, aralarındaki hiyerarşik yapının ortaya konulabilmesi, etkinlik alanlarının, suç faaliyetlerinin ve örgüte üye olan, örgüt adına suç işleyen şahısların tespit edilebilmesi, örgütsel faaliyet kapsamında işlenen suç teşkil eden tüm eylemlerin aydınlatılabilmesi amacıyla soruşturma işlemlerine başlandığı kaydedildi.
Örgütün eylem ve faaliyetlerinin deşifresine yönelik başsavcılık tarafından İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne verilen talimatlar sonucunda çok sayıda ara yakalama niteliğinde operasyonların gerçekleştirildiği aktarılan iddianamede, eylemlerde yer alan örgüt üyesi şüpheliler hakkında tutuklama tedbirinin uygulandığı kaydedildi.
İddianamede, soruşturmanın çatı yapılanmasının operasyonel sürecine esas çalışmalar neticesinde, suça karıştığı tespit edilen yaşı büyük sanıklar yönünden Başsavcılıkça tamamlanan çatı soruşturma kapsamında Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince, adli süreçteki çocuklar yönünden ise yine çatı soruşturma kapsamında Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği birleştirme kararıyla yargılamanın Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince devam ettiği kaydedildi.
"Casperlar" silahlı suç örgütünün elebaşı konumunda olan "Hamuş" kod adlı İsmail Atız'ın, altında bulunan, motosiklet kullanmayı bilen 15-25 yaş aralığındaki örgüt üyelerini kendisine karşı gelebilecek grup ve şahıslara karşı gerçekleştirilen eylemlerde kullandığı iddianamede anlatıldı.
İddianamede, "Casperlar" silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında yapılan aramalarda çok sayıda silahın ele geçirildiği, ele geçirilen silahlarla eylemlere konu olay yerlerinden elde edilen kovanların eşleştiği, bu kapsamda bazı olayların aydınlatılarak faillerin yakalanmasının sağlandığı belirtildi.
Örgüt tarafından iletişim araçlarının, faaliyetlerinin gizliliğini korumak, koordinasyon sağlamak ve iz bırakmamak amacıyla özenle seçildiği, bu araçların zamanla değiştiği ve güvenlik güçlerinin tespitinden kaçmak için teknolojik gelişmelere uyum sağladığı iddianamede aktarıldı.
İddianamede, örgütün gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin görüntü kayıtlarını ve örgütün devamlılığını sağlamak, üyelerini bir arada tutmak için hazırladığı videoları, elebaşı ve yönetici kadrosunun yönettiği sosyal medya hesapları üzerinden örgüt üyelerinin paylaştığının tespit edildiği kaydedildi.
Suç örgütünün elebaşı ve yönetici kadrosu tarafından eylemlerde adli süreçteki çocukların da kullanıldığı belirtilen iddianamede, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 51 adli süreçteki çocuğun eylemlerde yer aldığı veya eylemlerde yer almasa dahi örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğu aktarıldı.
- Adli süreçteki çocukların örgüte dahil ediliş süreci
İddianamede, adli süreçteki çocukların örgüte dahil ediliş süreci şu şekilde anlatıldı:
"Aile bağları zayıf olan çocukların kimlik ve aidiyet sorunu yaşamaya başladıkları, bu süreçte toplumsal rol model olarak internet tabanlı platformlarda ve ulusal televizyon kanallarında yer alan, hayal ürünü olan suç konulu dizi ve film karakterlerinin sosyal medya aracılığı ile suç örgütleri tarafından kullanılması sonucunda, örgüt lider ve yöneticilerinin çocuk nezdinde ön plana çıkmaya başladığı görülmüştür. Bir başka deyişle aile bağları zayıf, aidiyet ihtiyacı olan çocuğun rol modeli korkulan adam, yani suç örgütleri lideri ve yöneticileri olmuştur. Bu kapsamda suç örgütlerinin örgüte kazandırmak istedikleri çocuklara ve genç bireylere, 'Sen bizim kardeşimizsin.' gibi söylemlerde bulunarak çocukların ve genç bireylerin aidiyet boşluğunu doldurmaya çalıştıkları anlaşılmıştır. Bu nedenle birçok adli süreçteki çocuğun bir yere ait olmak için suç örgütleri içerisinde yer alabildikleri hususu da göz ardı edilmemelidir."
4 Mart 2025'te yüzleri maskeli adli süreçteki çocuklar M.E. ve M.Ç.'nin, Bağcılar'da bir iş yerinin önüne gelerek ateş etmeye başladığı, iş yeri sahibi Mehmet Kan'ın olayda hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, şüpheliler Murat Batır, Resul Saldanlı ve Uğur Karabul'un iştiraki ve organizasyonuyla silahlı saldırı eyleminin gerçekleştirildiği kaydedildi.
İddianamede ifadesine yer verilen müşteki E.G., yaklaşık bir buçuk ay önce bir numaradan aranarak, "Ben Casperlerden gaddar, sana 10 milyon TL ceza kestik. Bu parayı vermezsen Teşvikiye'deki dükkanını açtırmayız seni ve aileni öldürürüz. Çocuklarının okulunu biliyoruz. Bizi araştır soruştur. Bizi ara üç gün süren var.." diyerek kendisini tehdit ettiğini, daha önce de çok kez tehdit edildiğini arayanların "Dalton" ve "Casper" isimli örgütlerin adlarını kullandıklarını söyledi.
Hazırlanan iddianamede, adli süreçteki 51 çocuk hakkında, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "örgütün veya amacının propagandasını yapma", "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "mala zarar verme", "kasten öldürmeye teşebbüs", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma", "sayı veya nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma", "nitelikli yağma", "nitelikli yağmaya teşebbüs", "tasarlayarak öldürme", "nitelikli tehdit", "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından değişen oranlarda hapis cezası istendi.
İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.





