Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyon Üyesi İbrahim Aydemir, ‘Ekonominin geldiği noktayı görmüyorlar’ yönündeki eleştirilere cevap verdi. Ekonominin yara aldığını inkar etmediklerini ifade eden Aydemir, ‘’İktisadi sıkıntılar yaşanıyor. Bu durumu kimsenin inkar ettiği yok. Ama bu bizimle ilgili değil. İktisadi sıkıntılar, dünyada da yaşanıyor. Ve biz ekonomiyi eskisinden çok daha iyi bir noktaya getireceğiz” dedi.

Volkan ESER / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Yeni Journal Genel Yayın Yönetmeni Volkan Eser’in sorularını yanıtladı. Başta ekonomi olmak üzere, 28 Şubat postmodern darbesi, 6 muhalefet liderinin imzaladığı ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ metni ve HDP’nin Millet ittifakına katılıp katılmayacağı gibi gündemdeki konularla ilgili sorularımızı yanıtlayan Aydemir, önemli vurgular yaptı.

Ekonominin sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada yara aldığını ifade eden Aydemir, ‘’İktisadi sıkıntılar yaşanıyor. Bu durumu kimsenin inkar ettiği yok. Ama bu bizimle ilgili değil. İktisadi sıkıntılar, dünyada da yaşanıyor. Pandemi şartları işi bu noktaya getirdi ve hakikat şu ki; bu kötü halden yine en az zararla çıkan ülke Türkiye. Yakın zamanda, inşallah bütün bu halden kurtulacağız’’ dedi.

28 Şubat’ın, darbenin alası olduğunu ileri süren Aydemir, 6 muhalefet liderinin de HDP ile ayna masaya oturmaktan utandığını söyledi. İşte Aydemir ile röportajımız;

-Türkiye’de hiç kimsenin bu denli yaşanacağını beklenmediği ciddi bir ekonomik sıkıntı var. Başta elektrik ve akaryakıt olmak üzere, aşırı oranda gelen zamlar vatandaşı iyice sıkıntıya düşürmüş durumda. Bu sıkıntılar çözülecek mi?

-Aydemir: Evet, iktisadi sıkıntılar yaşanıyor. Bu durumu kimsenin inkar ettiği yok. Ama bu bizimle ilgili değil. İktisadi sıkıntılar, dünyada da yaşanıyor. Pandemi şartları işi bu noktaya getirdi ve hakikat şu ki; bu kötü halden yine en az zararla çıkan ülke Türkiye’dir. Ekonomik sıkıntıları beraber yaşıyoruz. Bizim bir hususiyetimiz var, biz inkar ederek yürümeyiz. Tam tersi ikrar ederek, izah ederek yürürüz. Hakikat bu, dünyada bir ekonomik sıkıntı yaşanıyor ve bunun Türkiye’ye yansıyan tarafı da var. Öyleyse biz bu yansıyan tarafı, daha az hasarla nasıl götürürüz diye milletimiz lehine kararlar alacağız. Muhalefet, sükut-u hayale uğrayacak, ekonomimiz eskisinden çok daha iyi bir noktaya gelecek. Biliyorsunuz ki yüzde 11’in üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl daha da iyi olacağımızı düşünüyorum.

Yakın zamanda, inşallah bütün bu halden kurtulacağız. Elbette ki insanlarımız sıkıntı yaşıyor ve bu sıkıntılardan dolayı serzenişte bulunanlar var. Biz onların hiçbir tanesine ‘niye böyle yapıyorsun’ demeyiz, hak veririz. Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız Kabine Toplantısı sonrası yeniden insanları rahatlatacak açıklamalarda bulundu, alınan kararları söyledi. Elektrikte yüzde 14’lere varan indirim olduğunu dile getirdi. Öğrencilere, çeşitli müjdeler verdi. Biz diyoruz ki, bu ülkenin neyi varsa millete kullanılmalı ve verilmeli. Bunu her seferinde dile getiriyoruz. Ve ekonominin tekrardan rayına oturması için topyekun bir çalışma içerisindeyiz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bütün bakanlıklarımız, parti birimlerimiz gece gündüz demeden yeni projeler üzerinde çalışıyor. Göreceksiniz ekonomi eskisinden çok daha iyi bir noktaya gelecek.

-Muhalefet uzun bir süredir özellikle ekonomi üzerinden size vuruyor ve ısrarla ‘erken seçime gidilsin’ çağrısında bulunuyor. Ne diyorsunuz?

-Aydemir: Muhalefet ne yapıyor? Altılı bir masa oluşturmuşlar, o masanın etrafında sadece bir projenin dışında ki projeleri zaten yok, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı nasıl ederiz de bu ülkenin başından aşağı indirtiriz’ onu konuşuyorlar. Bunun için de legal bir zemin değil, dertleri faul yapmak. Faullü bir girişim, yaptıkları tamamen bu. Milletimiz de bu durumu görüyor ve onlara karşı asla yüreklerinde bir kompartıman ayırmıyor. Milletimiz kim kendisinden yana, kim değil çok iyi görebiliyor. Bunları bildiği için, sahici duruş sahiplerinin yanında yer alıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde terör önemli bir sorundu, insanlarımız sokağa çıkamazdı. Şimdi geldiğimiz noktada terörü bertaraf ettik, daha da iyi olacak her şey. Ekonomimiz daha iyi olursa, bu refah payı herkese yansır, bunları hep beraber yapmamız lazım. Ama muhalefetin böyle bir derdi yok. Bakın, o gün Meral Akşener açıklamalarda bulundu. ‘Türkiye, Rusya’nın yerinde yer almasın, kanal İstanbul yapılmasın’ dedi. Yani tam da Amerika’nın talep ettiklerini söylüyor. Hiçbir gün muhalefetin ABD’nin terör örgütüne silah göndermesine yönelik tepki verdiğini duydunuz mu? Asla. O silahlar bizim insanlarımıza yöneliyor, canını alıyor. Muhalefet buna tamamen kulak tıkamış ve yüz çevirmiş durumda. Asla samimi değiller.

- 28 Şubat’ı bir de sizden dinleyelim. Ayrıca 6 muhalefet liderinin ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ metnini, özellikle 28 Şubat’ta imzalaması kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Aydemir: Öncelikle, 28 Şubat’a vurgu yapmakta fayda var. 28 Şubat, postmodern darbe deniliyor ya, darbelerin en alasıydı. Niye darbe yapıldı? İktisadi zemin daha düzgün hale getiriliyor diye darbe yapıldı. Bir avuç elitisin, milletin kaynaklarına yönelmesini önleyen bir iktidar ortaya çıktığı için darbe yapıldı. Yani, ekonomiyi rayına koyan bir hale itiraz vardı. Peki kim tarafından? Müstebitler, istibdat taraftarları tarafından yani, darbecileri böyle tarif etmek lazım. Dolayısıyla, ekonomiyle 28 Şubat’ı eş değer görmek ve o günleri unutmamak lazım. O kırılganlıklar eğer yaşanırsa, yeniden insanlarımız sıkıntı yaşar. Öyleyse, 28 Şubatları, vakti geldiğinde mutlaka ama mutlaka genç nesillerin zihnine kaydetmek lazım, her gün değil elbette ki yeri geldiğinde. Ama insanlar bilsinler ki darbeciler, hiçbir zaman bu heveslerden uzak durmazlar. Şimdi geldiğimiz noktada, 20 yıldır ülkemizi yöneten bir ak anlayış var. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetine, insanlarımız susamış haldeler ve halen daha Cenab-ı Hak, bizim ömrümüzden alsın kendisine versin diye her gittiğimiz yerde dualar, niyazlar var. Çünkü o 28 Şubatları gördü insanlarımız. Ondan öncesi de var, 1971 muhtırası, 1960,1980 ihtilali var. Akıllarından hiç çıkarmadılar ve milleti hep bihuzur ettiler, işte o hal bertaraf edildiği için, milletimiz şimdi Cumhurbaşkanımıza ömrünü vermek istiyor. Sözde halkın sözüymüş gibi önceden kurgulanmış, kendi partilerinden ya da beraberindeki partilerden bir ismi alıp konuşturuyorlar ve sanki millet konuşmuş gibi de yalan yanlış propaganda yapıyorlar. Niye, çünkü milletin yüreğinde onlara yer yok ve kendileri de bunu çok iyi biliyor.

- O gün masada HDP yoktu. HDP millet ittifakının gizli ortağı mı? Yoksa gerçekten söylendiği gibi HDP 3. yol arayışında mı?

'Tüketim kültürünün nesnesi haline dönüşmeyin' 'Tüketim kültürünün nesnesi haline dönüşmeyin'

-Aydemir: Millet, HDP’den nefret ediyor, bunu biliyorlar. Özellikle Kürt kardeşlerimiz nefret ediyor, çünkü PKK terör örgütü, Kürt’e zulmetti. Dolayısıyla, onlar adına siyaset yaptığını iddia edenler ki asla, Kürt düşmanıdır HDP’liler. O yüzden Kürtler HDP’den nefret ediyor. Kürtlerin nefreti de bilindiği için ondan o masada bir araya gelmeye utanıyorlar, gönülleri razı gelmiyor. Milletten saklayarak, gizleyerek ‘işi götürebilir miyiz’ diye düşünüyorlar. Ama milletimiz her şeyi görüyor. Bu durum da milleti hafife almak ve basit görmektir. Milletimiz, CHP’nin, İYİ Parti’nin, HDP’nin en zeki olanından çok daha zekası yüksek bir millettir. En akıllı olanından çok daha akıllı olan bir millettir. Kürt’ü, Türk’ü bu milletin her rengi böyledir. Mezrada yaşayanlar var ya o hakir gördükleri, samanı sırtında taşıyıp, hayvanlarına bakan insanlarımız var ya bunlardan daha fazla Türkiye’nin gerçeklerini takip ediyorlar. Dolayısıyla, olanlara bıyık altından gülüyorlar. 2023 yılında tokadı yiyecekler. HDP’li veya HDP’siz görecekler ki Diyarbakır’dan, Şanlıurfa’dan, Bingöl’den, Batman’dan, Mersin’den, Muğla’dan kısaca her taraftan bunlara sarsıcı tokatlar gelecek. Ne tokadı derseniz, demokrasi tokadı.

-Söz HDP’den açılmışken, HDP’nin bugün yürüttüğü politikayı nasıl buluyorsunuz? HDP 2023 seçimlerinde ‘Anahtar’ olarak değerlendiriliyor. Nasıl görüyorsunuz?

-Aydemir: HDP politikasına dönük söylüyorum, ara ara Kürt illerinden bahsediyorlar, bu aslında Kürt’e hakarettir. Bütün illerimiz hepimize, Türk’e Kürt’e aittir zaten. Vatanın her yeri Kürt’ündür, vatanın her yeri Türk’ündür. Bu vatanda yaşayan, bu millete mensubiyet duyan kim varsa, bu vatanın her yerinin sahibidir. Tüm bunları muhalefetin halini vurgulamak için söylüyorum. Muhalefetin sahici ve samimi duruşu hiçbir zaman olmadı. Sadece aldatma ve yalan üzerine. Türk, Kürt kim varsa hepsi bizim insanımız. Özellikle altını çiziyorum.

-Bugüne kadar yapılan seçimlerin en önemlisine hazırlanıyorsunuz. 2023’te yapılacak seçimlerde Cumhur İttifakı olarak kaybetme korkusu yaşıyor musunuz?

-Aydemir: Allah’ın izniyle, biz şunu biliyoruz sen hakkı dillendir, hakkın yanında ol hak seni alır, taşıyacağı yere taşır. Biz, buna iman ediyor ve milletimiz adına mücadele veriyoruz. Millet, daha huzurlu daha mutlu olsun diye bir gayretimiz var, Cenab-ı Hak’ta bunu biliyor. İnşallah, göreceksiniz ki 2023’te Cumhur İttifakı, çok daha özel bir pozisyonda, ülkemizin yönetimine devam edecek. Biz önce Allah’a sonra milletimize sonsuz güveniyoruz. Millet için çalışan ülkesi kalkınsın diye gecesini gündüzüne katanlar asla kaybetmez.