Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz, burada programın detaylarına ilişkin gerçekleştirdiği sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Yılmaz, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasından ibaret olmadığını belirterek, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da devreye alınacağını söyledi. Yılmaz, 2027’de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara daha hassas yaklaşılacağını, gıda arzını artırmak için sulama yatırımları başta olmak üzere gerekli tüm politika araçlarının kullanılacağını ifade etti.

A A 20260906 42397779 42397774 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I
"Önümüzdeki dönemde sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız"
Konut, arz yönlü politikaların da önemine değinen Yılmaz, "Deprem konutlarının bitmesiyle deprem alanlarında kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördük. Merkez Bankamızın da bir güzel çalışması vardı. Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalarda teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut başladı biliyorsunuz ama bu süreci önceliklendiriyoruz. Bütçemizden de destek veriyoruz. Bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri, gelirleri oluşturmaya kararlıyız" diye konuştu.
Yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerinin düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, para, maliye ve arz yönlü politikaların bütüncül şekilde sürdürüleceğini söyledi.

A A 20260906 42397779 42397778 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

"Savaşların enflasyona daha fazla etki etmesinin nedeni atalet"
Yılmaz, ‘bölgedeki savaşlardan Türkiye’nin neden diğer ülkelerden daha fazla etkilendiği’ ise, "Atalet dediğimiz bir şey var. Geçmişten gelen yüksek bir enflasyon oranınız varsa, bu belli oranda ne yaparsanız yapın yansıyor. Daha düşük bazla bu sürece girenlerle daha yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde etkilenmiyorlar. Belki yüzdelik oran olarak benzer şekilde etkilenebilirler ama o geçmişin getirdiği atalet var. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe oransal baktığınız zaman ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz" yanıtını verdi.

"Savaşın etkisi olmasa bugün 31 buçuktan değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık"
Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin konuşan Yılmaz, dış konjonktürün burada etkili olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik."

A A 20260906 42397779 42397777 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I
"Gelecek dönemde programda revizyonlar olabilir"
Gelecek dönemde programda revizyon yapılıp yapılamayacağına dair de değerlendirmede bulunarak, "Elbette olabilir. Bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye’ye özgü bir şey de değil. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bizden daha çok revize ediyorlar. Yıl içinde defalarca revize eden kurumlar oluyor, ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştirmemeli. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz. Sanayiyi bu dönem daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın, ülkemizin geldiği şartlara göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Programımızın ana çerçevesi belli. Fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye. Bu artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz" şeklinde konuştu.
Yılmaz, 2027 enflasyon hedeflerinin savaşlar ve dış konjonktürdeki olumsuzluklar dikkate alınarak daha gerçekçi ve ihtiyatlı belirlendiğini ifade ederek, hedeflenen oranın üzerine çıkmayı değil, daha iyi bir performans göstermeyi hedeflediklerini söyledi.
A A 20260906 42397779 42397775 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I
"İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz"
Yılmaz, 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini belirterek, bunun yıllık yaklaşık 700 bin kişiye karşılık geldiğini ve tarihi ortalamalarla uyumlu olduğunu söyledi. Yılmaz, büyümenin yanı sıra iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla bu hedefe ulaşılacağına inandıklarını ifade etti.
İşsizlik hesaplamalarına yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Yılmaz, "İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. Eurostat’ın yöntemi neyse, Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi’ndeki yöntem neyse TÜİK de o yöntemle hesaplıyor. Bir insan iş aramıyorsa işsiz olarak sınıflandırılmıyor. Dünyada böyle, biz de böyleyiz. Atıl iş gücü ise potansiyel iş gücü ve zamana bağlı eksik istihdamdan oluşuyor. İş aramayan ancak uygun bir iş olduğunda çalışacağını belirtenler potansiyel iş gücünde, daha fazla çalışmak isteyenler ise zamana bağlı eksik istihdam kapsamında atıl iş gücüne dahil ediliyor. Bunu azaltmaya yönelik politikalar ortaya koymuş durumdayız. Genç nesillere emeğin değerini çok iyi anlatmamız lazım. Maalesef iş gücü piyasalarına gelmeyen, çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu görüyoruz. Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar bunu güçlendirmekle mümkün olabilir" dedi.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun vadeli ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti.
Yılmaz, terörün sona ermesiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tarım, hayvancılık, turizm ve yatırımların olumlu etkileneceğinin de altını çizerek, güvenliğin sağlanmasıyla sermaye ve nitelikli insanın bölgeye yönelmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ve Türkiye’nin daha güçlü hale geleceğini ifade etti.

A A 20260906 42397779 42397776 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I
"Programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık"
OVP’nin hazırlanmasında seçim takviminin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, "Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim var biliyorsunuz. Burada spekülatif bir varsayım içinde olmadık. Bu konular Meclisimizin karar vereceği konular. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük. Ancak şunu da ifade etmek isterim. Ekonominin amacı ne? Niye yapıyoruz bütün bunları? Rakamlar büyüsün diye mi yapıyoruz? Hayır. Ekonominin amacı insanın, toplumun refahını iyileştirmektir. Bütün ekonomik politikalarımızın amacı budur. Başka da bir amaç koymak doğru değil. Ekonominin en büyük amacı da insana hizmet etmek. Dolayısıyla biz AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her zaman insan odaklı bir kalkınmadan, ekonomiden yana olmuştur. Bu bütçelerimizi hazırlarken biz de elbette bunu gözetiyoruz. Geniş toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarını, beklentilerini gözetmeyen bir siyasetin hiçbir şekilde geçerliliği olamaz. Dolayısıyla geniş toplumsal kesimlerin beklentilerini, taleplerini elbette görüyoruz, gözetiyoruz" açıklamasında bulundu.

Ekonominin 3 yıllık yol haritasını ve hedeflerini belirleyen Orta Vadeli Program (OVP) bugün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından paylaşıldı.

A A 20260906 42397779 42397772 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

Orta Vadeli Program açıklandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı açıklandı. Yılmaz konuşmasında "Büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Yılsonu enflasyon tahminimiz 28,4'e yükseldi" ifadelerini kullandı. Yılmaz KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını da sözlerine ekledi

Ekonominin 2027-2029 dönemi yol haritası niteliğindeki OVP çalışmalarında sona gelmesiyle, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yeni OVP'nin detaylarını kamuoyuyla paylaştı.

A A 20260906 42397779 42397773 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

İşte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın konuşmasından öne çıkanlar:

Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan şekilde hazırladığımız programımız politikalarımız ve tedbirlerimize yansıtılmıştır. Öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı bir dönemden geçmekteyiz. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri yaşanmaktadır.

Geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bölgemizde meydana gelen savaş başta olmak üzere hadiseler dolayısıyla güncellenmiştir.

Euro bölgesi büyümesi 1,2’den 0,9’a gerilerken, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde büyüme yüzde -0,5’e kadar gerilemiştir.

Brent petrol ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir. Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6’dan 4,7’ye yükselmiş durumdadır.

Büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Yılsonu enflasyon tahminimiz 28,4’e yükseldi. Enerji ithalatı tahminimiz 71 milyar dolara yükseldi. Dış ticaret açığı tahmini 105 milyar dolara çıktı. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.

A A 20260906 42397779 42397771 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir. 2026 yılı küresel büyümenin ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır.

Küresel büyümenin yüzde 3,4’e yükselmesi beklenmektedir 2027’de.

En büyük ihracat pazarımız olan AB’de büyümenin 2026’da yüzde 1,2’ye gerilemesi 2027’de 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.

MENA bölgesinde 2027 yılında beklenen yüzde 7,3’lük güçlü büyüme 2026’daki sert daralmanın baz etkisi ile gerçekleşecektir.

2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen başarılı performans ortaya koyduklarını belirtmek isterim.

Jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış dikkat çekici. Risk endeksi hızlı bir şekilde yükseldi.

Savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıktı.

A A 20260906 42397779 42397769 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

Geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak gördüğümüz enerji ithalatımız 71 milyar dolara güncellememizde bunlar etkili oldu.

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL’ye güven artarak devam etti. TL mevduat payı yüzde 61,5 seviyesine yükseldi.

KKM'den çıkış sorunsuz şekilde tamamlandı. Risk primimiz 220’nin altına inmiştir.

Kaydettiğimiz mesafenin önemli göstergelerinden biri de ihracatımızdaki olumlu seyir. Ağustos ayında 280 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2024 ağustosunda yüzde 40 olan orta yüksek teknoloji ürün payı yüzde 44,1’e ulaştı.

Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş dış dengemizde geçici baskı oluşturdu.Cari işlemler açığının milli gelire oranı, 2025 yılında yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılında yüzde 2,3’e yükseldi.

A A 20260906 42397779 42397770 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

Uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2’nin belirgin bir şekilde altında kaldığını mevcut seviyenin vurgulamak isterim.

Yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon belirgin düşüş eğilimine girmiştir. Geçici olarak yataylaşmıştır. Yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir Ağustos 2026 itibarıyla. Yıl sonu yüzde 28,4 seviyesinde olmasını bekliyoruz.

Savaştan doğrudan etkilenen ana kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun aşağı yönlü olduğunu görüyoruz. MB’ye göre savaşın enflasyon üzerindeki etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır.

Tasarruf genelgesiyle, bugüne kadar 2016 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi, genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı yüzde 4,6’dan, 2,9 seviyesine geriledi.

A A 20260906 42397779 42397768 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

2026 yıl sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. 20 bin doları aşan kişi başı milli gelirle 2026 yılında satın alma gücü anlamında 11. Büyük ekonomisi konumumuzu sürdüreceğiz.

Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek hanelere indirmek. Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendireceğiz.

Şimdi de elde ettiğimiz kazanımların üzerine inşaa ettiğimiz OVP hedefleri, yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin 2027 yüzde 4,2, 2029’da yüzde 5 olmasını bekliyoruz.

Tarımda teknoloji ve verimlilik artışı, hizmetlerde bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin öne çıkmasını sağlayacağız.

Büyüme kadar öncelikli alan istihdam. 2026'da yüzde 8,1 işsizlik beklentisi, 2027 yüzde 8, 2028'de yüzde 7,8 ve 2029'da yüzde 7,6’ya düşürme hedefimiz.

Programımızın önceliği dezenflasyon sürecini kalıcı şekilde sürdürmek. Enflasyon Hedefi 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9.

A A 20260906 42397779 42397767 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

Cari işlemler açığı, 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 için yüzde 1,8, 2029 için ise yüzde 1,6 olarak bekleniyor.

Bütçe açığı hedefi ise 2026'da yüzde 3,1, 2027'de ise yüzde 3,5 olarak hedefleniyor.

Deprem dolayısıyla yapılan harcamalar 5,4 trilyon TL. 104 milyar dolarlık ekstra harcama yeniden inşa edilen konut ve işyerleriyle yenilenen kamu altyapısı için kullanıldı. Hak sahipleri için toplam 455 bin bağımsız konutun inşası tamamlandı. 2027’de de deprem ile ilgili kaynak ayırıyoruz. Gelecek yıl bu harcama 10 milyar dolara düşecek.

Kamu borcunun milli gelire oranı, Türkiye’de yüzde 20 seviyesinde gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 100’ün üzerindedir.

Program süresince 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına gerilemesini öngörüyoruz. Milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.

Büyümenin yalnızca hızına değil kalitesine odaklanacağız.

İmalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirmesi en önemli adım.

Enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını da yaygınlaştıracağız.

Bugün dünyanın önde gelen sanayi ekonomileri de zorlu dönemden geçmektedir. Üretim kapasitesinin korunması stratejik öncelik haline gelmiştir. İmalat sanayisi güçlendirme programını da hayata geçiriyoruz.

Tekirdağ'da 14 yaşındaki çırağa şiddet iddiası
Tekirdağ'da 14 yaşındaki çırağa şiddet iddiası
İçeriği Görüntüle

Finansmana erişimi kolaylaştıracağız. 250 milyar TL ilave kredi desteği sağlayacağız. Orta yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik 750 milyar TL’lik kredileri kullandırmaya devam edeceğiz.

İstihdamı koruyan işletmelerine destek vermeyi sürdüreceğiz.

A A 20260906 42397779 42397766 C U M H U R B A S K A N I Y A R D I M C I S I Y I L M A Z 20272029 D O N E M I O R T A V A D E L I P R O G R A M I A C I K L A D I

İhracatta yeni pazarlara erişimi güçlendirecek, Eximbank desteklerini güçlendireceğiz.

Tarımsal üretimde verimliliği arıtrarak maliyet baskısını azaltarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltmayı hedefliyoruz.

Yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarını destekleyeceğiz.

Dijital TL’nin kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

TL tasarruf ve yatırım araçlarını çeşitlendireceğiz. Dış ticarette önceliğimiz rekabet gücünü daha da artırmak. İhracatımızda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin payını artıracağız.

Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde, köprüler üzerinde demiryolu bağlantısı gibi stratejik hatlara ulaşacağız.

Program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek, ekonomimizin çoklu şoklara yönelik direncini artırıyoruz.

Kamu maliyesinde verimlilik ve etkinliği en üst seviyeye çıkartmayı da hedefliyoruz. İstanbul başta olmak üzere risk azaltıcı kentsel dönüşüme devam ediyoruz.

MEVCUT OVP'DEKİ HEDEFLER

2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3,8, 2027'de yüzde 4,3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.

Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026'da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Söz konusu programda, işsizlik oranında 2026 için yüzde 8,4, 2027 yılı için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedefi konulmuştu.

İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027'de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması hedeflenmişti. İthalatın ise 2026'da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028'de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.

"OVP her yıl güncellenen 3 yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır. Dünya ekonomisi son dönemde ekonomik, teknolojik gelişmelerin iç içe geçtiği öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde yaşanan savaşın etkileri bir çok alanda hissetmedir. Geleneksel tarife artışların yanında küresel belirsizlikler de OVP'yi etkilemektedir. Geçtiğimiz OVP'de gündeme gelen Küresel Büyüme Tahmini aşağı doğru güncellenmiştir.

"BÜYÜME TAHMİNİ 3,3 OLDU"

2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi.

2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen başarılı performans ortaya koyduklarını belirtmek isterim. Jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış dikkat çekici. Risk endeksi hızlı bir şekilde yükseldi. Savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıktı. Geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak gördüğümüz enerji ithalatımız 71 milyar dolara güncellememizde bunlar etkili oldu.

2026'da yüzde 3,3 olmasını beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz"

“TÜRK LİRASINA GÜVEN ARTTI”

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artmaya devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur.

“ENFLASYONLA MÜCADELEDE MESAFA KAYDETTİK”

Enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin düşüş eğilimine girmiştir. Enflasyonda düşüş eğilimi savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştı. Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır.

2026 yılı sonunda millî gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına millî gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları aşmasını öngörüyoruz. rogram döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz.

“2027 ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE 21”

2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesini hedefliyoruz.

Bütçe açığının kademeli düşürülmesini hedefliyoruz. 2026 için yüzde 3,5 öngördüğümüz bütçe açığını aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.

Ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin şoklara direncini güçlendiren bir yaklaşımı esas alıyoruz.

"SOSYAL KONUT YATIRIMLARINI YÜZDE 150 ARTIYORUZ"

Dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz."

OVP'DEKİ MEVCUT HEDEFLER

2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3.8, 2027'de yüzde 4.3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.

Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının 2026'da yüzde 3.5, program dönemi sonunda ise yüzde 2.8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Programda işsizlik oranında 2026 için yüzde 8.4, 2027 yılı için yüzde 8.2 ve 2028 için yüzde 7.8 hedefi konulmuştu.

biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır"