TBMM Genel Kurulu, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan **“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”**ni görüşmek üzere toplandı.

Teklifin maddelerine geçilmeden önce Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz alarak teklif ve yürütülen sürece ilişkin görüşlerini açıkladı.

Yeni Yol: “Riskleri fırsata çevirmeliyiz”

Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir çatışmalı bir süreçten silahlı örgütün silah bırakacağı ve tasfiye edileceği bir sürece ilerlediğini belirtti.

Sürecin hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını söyleyen Kaya, önemli olanın fırsatları olumlu yönde değerlendirmek ve riskleri yönetmek olduğunu ifade etti.

Kaya, silahların bırakılmasının tek başına yeterli olmayacağını, bunun ardından hukuk, adalet, demokrasi ve ekonomik kalkınma alanlarında adımlar atılması gerektiğini söyledi.

İYİ Parti: “Terörü bitirmek için 24 yıldır ne yaptınız?”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise “Terörsüz Türkiye” ifadesini olumlu bulduğunu ancak Türkiye’nin yalnızca terörden değil, teröre destek veren yapılardan da arındırılması gerektiğini savundu.

Hükümete geçmişte terörle mücadele konusunda atılan adımları soran Çömez, AK Parti’nin 24 yıllık iktidarı boyunca hangi demokratik, hukuki, ekonomik, kültürel, askeri ve diplomatik adımları attığını sorguladı.

Çömez, 2014 yılında çıkarılan ve hükümete çözüm sürecine ilişkin yetkiler veren yasayı da gündeme getirerek, verilen yetkilerin kullanılıp kullanılmadığını sordu.

Teklifin görüşmelerinin 10 Ağustos’a denk getirilmesini de eleştiren Çömez, düzenlemenin Meclis’te yeterince şeffaf biçimde tartışılmadığını savundu.

CHP’den teklife destek

CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, partisinin Kürt sorununun çözümü konusunda geçmişten bu yana çeşitli öneriler geliştirdiğini belirtti.

Türeli, 1989 yılında SHP tarafından hazırlanan “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Raporu”nda Kürt gerçekliğinin kabul edilmesi, ana dil üzerindeki yasakların kaldırılması, demokratikleşme ve bölgenin ekonomik ve toplumsal sorunlarına yönelik kalkınma hamlesi önerilerinin yer aldığını hatırlattı.

Çözümün adresinin TBMM olması gerektiğini vurgulayan Türeli, sürecin geçmişte şeffaf yürütülmemesinin ve Meclis’in dışında kalmasının önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Türeli, CHP’nin mevcut yasa teklifine destek vereceğini açıklayarak, düzenlemenin terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların tamamen devre dışı bırakılması, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve yeni bir demokratik dönemin başlamasına katkı sunması gerektiğini ifade etti.

DEM Parti: “Demokratik yeniden kuruluşun başlangıcı”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye halklarının önünde önemli bir fırsat bulunduğunu belirterek sorunların demokratik siyaset, hukuk ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Koçyiğit, “Çerçeve Yasa” teklifini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında “demokratik yeniden kuruluşun önemli bir başlangıcı” olarak değerlendirdi.

Teklifin eksiklikleri bulunduğunu daha önce de dile getirdiklerini belirten Koçyiğit, ancak asıl sorumluluğun bundan sonraki adımlarda olduğunu söyledi.

Koçyiğit, barışın yalnızca bir yasayla kalıcı hale gelemeyeceğini belirterek demokratik siyasetin alanının genişletilmesi, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Ana dilin kamusal yaşamda ve eğitimde özgürce kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması ve seçilmişlerin iradesinin güvence altına alınması çağrısı yapan Koçyiğit, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı görmediklerini söyledi.

Saadet Partisi’nden “şartlı destek”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise teklif konusunda “evet-hayır” ikiliğine sıkıştırılmaması gereken daha geniş bir mesele bulunduğunu belirtti.

Arıkan, partisinin terörün sona ermesine, silahların bırakılmasına, kardeşliğe, hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne ve Meclis iradesine destek verdiğini söyledi.

Buna karşılık şiddetin meşrulaştırılmasına, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere ve Türkiye’nin geleceğinin başka hesaplara teslim edilmesine karşı olduklarını ifade etti.

Arıkan, partisinin “Çerçeve Yasa”ya şartlı destek verdiğini açıklarken, yalnızca silahlı yapıların tasfiyesinin yeterli olmadığını, terörü ortaya çıkaran sosyal, ekonomik ve siyasi koşulların da ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Yeni Yol: “Meclis çözümün merkezi olmalı”

Yeni Yol Grubu Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen de sürecin kamu düzeninde zafiyet yaratmadan yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Ekmen, Kürt meselesiyle ilgili hak ve özgürlükler ile devletin yapısal dönüşümünün müzakere edileceği yerin TBMM, Genel Kurul ve siyaset olduğunu ifade etti.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Çömez hakkında soruşturma başlatıldı
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Çömez hakkında soruşturma başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Sürecin geçmişe kıyasla başarılı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu savunan Ekmen, Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Abdullah Öcalan’ın buna verdiği yanıt, Meclis’te oluşan konsensüs ve devlet kurumlarının süreçteki rolünü bu ihtimali güçlendiren unsurlar arasında saydı.

Bununla birlikte Ekmen, süreç boyunca demokratikleşme ve hukuk devleti alanında yeterli adım atılmadığını, bunun da sürece duyulan güveni zayıflattığını belirtti.

Ekmen, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, KHK’lilerin sorunlarının çözülmesi ve Türkiye’nin daha demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü bir hukuk devleti haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

AK Parti: “Çanakkale ruhu” vurgusu

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise konuşmasında 10 Ağustos’un Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak Çanakkale’de Türklerin, Kürtlerin ve farklı toplumsal kesimlerin birlikte mücadele ettiğini söyledi.

Gül, Sevr’in emperyalist güçlerin Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik bir projesi olduğunu savunarak, TBMM’nin çıkaracağı yasayla Türkiye’nin birlik ve kardeşliğini güçlendireceğini ifade etti.

İYİ Parti’den Çömez ise Gül’ün konuşmasına yanıt vererek Çanakkale tarihinin mevcut siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini savundu.

TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeler, siyasi partilerin farklı tutum ve değerlendirmeleriyle devam ediyor.