Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşması ikinci gününde devam ediyor.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Aziz İhsan Aktaş'ın da arasında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıkların da katıldığı duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, 20 Ekim 2025'teki CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde yeniden CHP İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, CHP'li bazı genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Bazı avukatların usule ilişkin taleplerinin dinlenmesiyle başlayan duruşmada, tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

İlk olarak savunması alınan tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, çalışma hayatı boyunca hep belediyelerde görev yaptığını söyledi.

Adıyaman Belediyesinde Mayıs 2024'te çalışmaya başladığını aktaran Kayhan, "Üzülerek söylüyorum ki ülkemizde kötülük o kadar sıradanlaştı ki insanlar hiç düşünmeden kendi konforları, hayatları için iftira atabiliyor. Ben böyle bir durumla karşı karşıyayım ve 8 aydır cezaevinde yatıyorum. Benimle ilgili ifade veren arkadaş Savaş Ç'yi tanırım. Kendisi İzmir'de yaşıyor. Tanışıklığımız eskiye dayanıyor. Ama anlamadığım şekilde bana böyle bir iftirada bulunuldu. Yıllarca tanıdığım arkadaşımla para alışverişi rüşvet alışverişine döndü. Benim gönderdiğim 25 bin lira, rüşvet almışım gibi gösterildi. Bunu kabul etmiyorum." dedi.

Kayhan, kendisi hakkında ifade veren Savaş Ç. ile arkadaşlığının eskiye dayalı olduğunu belirterek, "Aldığım bütün paranın hepsini ödedim. Tutuklandıktan sonra ailem ödedi. Benim ona bir borcum yok. Bilinmesini istiyorum. Bu arkadaş beni tanımadığını söylüyor. Böyle bir şey yok. Kendisi çok iyi biliyor. O kadar çok yalan söylemiş ki dosyada. Benim rüşvete aracılık ettiğimle ilgili iddia makamının iddiası var. Kimseden rüşvet almadım, rüşvete aracılık etmedim. Bütün değerlerim üzerine yemin ederim. Kimseye ihale vermedim." ifadelerini kullandı.

Tutuklanmasının ardından Ceyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Kadir Aydar savunmasında, Aziz İhsan Aktaş'ın, belediyeden yakınlarının alacağı olduğu için rüşvet verdiği iddiasını hatırlatarak, şunları söyledi: "2024 yılında belediye başkanı seçildikten sonra Aziz İhsan ve yakınlarının belediyeden aldığı hiçbir ihale olmadığı gibi benden öncesinde devam eden ihale de olmamıştır. İhsan Aktaş'a ve yakınlarına ödemeleri usulüne uygun şekilde yapılmıştır. Diğer şirketlere de ödeme yapılmıştır, yani özel değildir. İhsan Aktaş'ın babamla (tutuksuz sanık Mustafa Aydar) ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği temmuz ayında, Aktaş ve akrabalarının belediyeden alacağı 1,5 milyondur. Aziz İhsan, kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia ediyor. O tarihte şirketlerinin belediyeden bir kuruş alacağı yoktur. Yani bir insan 1,5 milyon lira alacağı için 20 milyon rüşvet verir mi?"

Aydar, Aktaş'tan 300 bin dolar almadığını savunarak, "Eğer bu parayı almış olsaydım söylerdim. Çünkü babamla burada yaptığı bir ticaret vardır. Babam daire satmıştır. Ben niye inkar edeyim? Aziz İhsan Aktaş babama sadece 4 milyon ödeme yapmıştır. Türkiye'de ticaret yapmak suç değildir. Dediği gibi 4 milyonluk daireyi 20 milyona almış olsaydı bu suç olurdu. Bu dairenin değeri 16 milyondur. Babam ev sattığını kabul ediyor. Evin parasının hepsi ödendiyse niçin evin üzerindeki ipotek kaldırılmadı? Ben babamın hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadım. Babam, Türkiye çapında işler yapmaktadır. Aziz İhsan Aktaş ile yalnızca ticaret yapmıştır. Aziz İhsan Aktaş, uygun bedellerle ticaretin kazanan tarafıdır." ifadelerini kullandı.

Aydar, tahliyesini ve beraatini talep etti.

Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Oya Tekin'in savunması

Tutuklanmasının ardından Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Oya Tekin de belediye başkanı olarak değil, bir hukukçu olarak mahkemede bulunduğunu ifade etti.

Dünkü duruşmayı medyadan takip etme şansının olmadığını dile getiren Tekin, "Akşam koğuşa gittiğimde oradaki kadın mahkum arkadaşlarım izledikleri haberleri anlattı. Bana dediler ki 'Başkanım 400 yıl hapis cezasıyla yargılanan kişi (Aziz İhsan Aktaş) koruma ordusuyla duruşmaya gidiyor.' dedi. O anda gözümden bir damla yaş geldi." dedi.

Duruşmada üç oğlunun da kendisini izlediğini belirten Tekin, "Ben Adana'nın ilk seçilmiş belediye başkanıyım. Kimse evimde otururken, 'gel belediye başkanı ol' demedi. Ben kadın hakları, özgürlükler alanında verdiğim mücadeleyle seçildim. Yıllarca çalıştım. Şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Çağırılsam giderdim." diye konuştu.

Kerkük-Türkiye boru hattı bir hafta içinde hazır olacak!
Kerkük-Türkiye boru hattı bir hafta içinde hazır olacak!
İçeriği Görüntüle

Tekin, Aktaş'ın kendisiyle görüşme iddiası bulunmadığını, yeterli şüphe bile olmadan 9 aydır Silivri'de cezaevinde olduğunu ileri sürdü.

Aktaş'ın etkin pişmanlıkla tahliye edildiğini ve bunun yargılamada en çok tartışılması gereken konu olduğunu kaydeden Tekin, "Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık beyanını Seyhan Belediyesiyle, benimle hesaplaşma aracı olarak kullandı. Eşimi (tutuklu sanık Celal Tekin) de dahil etti. Aziz İhsan, 19 Temmuz'da rüşvet verdiğini söylüyor. Ben daha 3 aylık belediye başkanıyım. Seyhan benden hizmet bekliyor. Bütün hizmeti, işi bıraktım Aziz İhsan'la böyle bir işe mi girdim? 17 Ocak'ta tutuklanıyor Aziz İhsan Aktaş. İlk tutuklandığında söylemedi bir şey. İddia ettiği rüşveti tutuklandığı zaman söylemiyor." ifadelerini kullandı.

Tekin, rüşvet aldığı için değil, almadığı için yargılandığını öne sürerek, "Düzene uyup devam etseydim burada yargılanmazdım. Yıllarca hukukun herkese eşit olarak uygulanması için mücadele ettim. Bu anlamda kendim için veriyorum bu mücadeleyi. Ben inanıyorum, yargılamanın bir sonraki aşamasının tutuksuz yargılama olacağına, göreve döneceğime inanıyorum. 14 ay boyunca ne yaptıysam devam edeceğim. Çocuklarım, ailem ve toplumun tüm gençleri için yapacağım." şeklinde konuştu.

Eşi Celal Tekin'in avukat olduğunu ve Adana'nın en büyük ofislerinden birinin sahibi olduğunu ifade eden Tekin, iddianamede eşine, kendisinin "çantacısı" gibi anlatılarak hakaret edildiğini söyledi.

Mahkeme başkanı, Aziz İhsan Aktaş'ın Celal Tekin'e 1 milyon dolar parayı elden verdiği ve 75 milyon hak ediş ödemesi yaptığına ilişkin iddiayı sordu.

Sanık Oya Tekin, bu yönde bir talimatının olmadığını ve belediyede tüm hizmetlerin kurallara uygun yapıldığını öne sürdü.

Aktaş'la sadece ilk belediye başkanı seçildiği dönemde ayak üstü, "hayırlı olsun" görüşmesi gerçekleştirdiğini savunan Tekin, "Aziz İhsan Aktaş'la hiç ilgim ve alakam yok. Hangi firmadan hizmet aldığım değil, hizmetin en iyi şekilde verilmesi önemlidir. Hizmeti iyi veren herkes belediyeyle çalışabilir." diye konuştu.

Tekin'in savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda savunma yapan, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi tutuklu sanık Celal Tekin, eşinin Adana'da seçilmiş ilk kadın belediye başkanı olduğunu, eşiyle iletişim kuramayan bazı insanların kendisine taleplerini ilettiğini ve talebi olanları belediyeye yönlendirdiğini söyledi.

Kendisinin belediyede görevi olmadığını ve 35 yıllık hukukçu olduğunu kaydeden Tekin, "Eşimle birbirimizin alanlarına hiç müdahale etmedik. Aziz İhsan Aktaş'ı öncesinde tanımam. Kendisi birilerini araya sokarak eşimle tanışmak istemiştir. Tanışamayınca benimle tanışmak istedi. Araya girenler sonrası kendisiyle tanıştım. Bana, yakınlarının belediyeden alacağı olduğunu söyledi. Ben de kendisini belediyenin ilgili bölümüne yönlendirdim. Bu şahıs beni tekrar tekrar aradı. Ben de kendisine borcun eşim Oya Hanım'ın şahsi borcu olmadığını, belediyeye ait olduğunu söyledim." ifadelerini kullandı.

Tekin, Aktaş'ın ısrarlı bir şekilde belediyeye gittiğini ve bağırdığını, iş farklı bir boyuta gelince ailesini korumak için görüşme talebini kabul ettiğini aktararak, "Şahsa Ankara'da görüşebileceğimizi söyledim. Kendisiyle kısa bir süre görüştüm. Kendisi şirketlerinin batma, sabrının taşma aşamasına geldiğini söyledi. Savcılık, bu görüşmeyi bambaşka yöne çekerek eşimin ilgisi olmayan görüşmeden hem anlaşma hem para alma sonucuna ulaşmıştır." şeklinde savunma yaptı.

Savunmasının tamamlanmasının ardından kendisine yöneltilen "Bu kadar tehdit varken neden konuyu intikal ettirmediniz?" sorusu üzerine Tekin, "Adana'nın yapısını bilmeniz gerek. Ben de erkeksi duygularımla hareket ederek yüz yüze görüştüm kendisiyle. Daha da ileri gitseydi savcılığa intikal ettirirdim." dedi.

Tutuksuz sanıklardan Aziz İhsan Aktaş, Tekin'e, "Kendisiyle görüşmek için aracılar koyduğumu söyledi. Bunların kimler olduğunu söyleyebilir mi?", "Normal bir insan eski mi, yeni borcunu mu öder?" sorularını yöneltti.

Tekin, bunun üzerine, "Kendisi eşimle görüşmek için siyasileri, bütün tanıdıklarımızı seferber etmiş. Eşime ulaşamayınca siyasileri ve bir sürü insanı araya koydu. Eşimin de dediği gibi bir düğmeye basınca ödenmiyor. Bir görüşmeyle 75 milyon para mı ödenir? Buna kim inanır?" yanıtını verdi.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar'ın Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde Temizlik İşleri Müdürlüğünde görev yapan tutuklu sanık Özcan Zenger, savunmasında, İstanbul'a, geri dönüşüm çalışmalarıyla ilgili fuar için gittiğini kaydetti.

Oğlunun 2016-2018 yıllarında üniversitede okuduğunu aktaran Zenger, İstanbul'a gidip gelmesinin 5 defayla sınırlı olmadığını, çok daha fazla gidip geldiğini belirterek, "Kimseden para almadım, kimse bana para teklif etmedi. Zeydan Başkan'ın böyle bir talimatı da olmadı. İddiaları reddediyorum." savunmasını yaptı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar, savunmasında, Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde belediyenin temizlik işlerini yapan yüklenici firmanın sahibi sanık Baki Nugay'ın emniyet ve savcılık ifadesinde, "Rüşvete aracılık etmedim, rüşvet almadım. Aziz İhsan Aktaş ortağım değildi." dediğini aktararak, "Bu nedense Türkiye'nin gözünden kaçtı. Aktaş, Seyhan Belediyesi'nden ihale almadı. Açık ihale, girse kazanırsa alırdı. Aktaş'ın ortak olduğu şirketler Seyhan Belediyesi döneminde bizle çalışmadı, çalışamadı, imkan olmadı. Ama ben nedense Aziz İhsan Aktaş'ın dosyasındayım. Ben Adanalıyım, Silivri'de ne işim var? Ben Adanalıyım, direkt Allah'a bağlıyım. Biz Adanalılar olarak direkt Allah'a bağlıyız." ifadelerini kullandı.

Aktaş'ın tahliye olmasının ardından Nugay'ın tekrardan ifade verdiğini söyleyen Karalar, "Seyhan Belediyesinde hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Küçük bir borçla belediyeyi aldım ama o borcu kısa sürede hallettik. Seyhan Belediyesi'nin hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığını ve ödendiğini evraklarda gördük. Ödemelerin tamamının her ay düzenli yapıldığı ortamda ne diye gelsin bizden ödeme istesin? Biz tutuklandık tabii, hiç beklemiyorduk. 4 ay sonra önümüze iddianame geldi. Ben biraz daha şaşırdım, şok oldum." dedi.

Karalar, "Görüyorum ki birileri beni tutuklamak için özel bir çaba sarf etmiş. Baki Nugay'ın ifadesine dayanarak burada tutukluyum. Benimle ilgili başka hiçbir delil yok. Başka hiçbir delil olmamasına rağmen 7 aydır tutukluyum. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Yargılanmaktan korkan biri değilim, buradaki kimse değil. Bizim istediğimiz tutuksuz yargılanmak. Hayatım boyunca doğruluktan, ülkeme hizmet etmekten bir milim ayrılmamış biriyim. 7 aydır tutukluyum, ailemden, Adana'daki kardeşlerimden ayrıyım. Tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde savunma yaptı.

Mahkeme Başkanı'ndan salonda görüntü alınmasıyla ilgili uyarı

Daha sonra Mahkeme Başkanı, "Duruşmanın görüntüleri sürekli dolanıyor. Defalarca uyardık. Bundan sonra salona izleyici alınmayacak." diyerek, duruşmayı yarına erteleyeceklerini söyledi.

Bu sırada salondan tepki gelmesi üzerine Başkan, "O zaman aranızda konuşun, uyarın. Biz kararımızı tekrar değerlendirelim. Burada hepimizin görüntüleri çıkıyor. Bizim iyi niyetimizi suiistimal ediyorsunuz maalesef. Normalde kendi salonumuz olsa asla almayız. Biz de insanız kişisel hayatta. Bizim görüntülerimizi çekip sürekli basınla paylaşamazsınız." dedi.

Özgür Çelik'in araya girerek, "Görüntü çıkmamasını sağlayacağız. Biraz daha müsaade edin" demesi üzerine Mahkeme Başkanı, "Sizden sözü aldım. Ziyaretçi alınacak. Kim olursa olsun, basında bir tane bile görüntü çıkarsa kimse alınmayacak." diyerek, yarın izleyici alınmaya devam edileceğini ifade etti.

Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.