NYT’de yer alan ifadelere göre Trump yönetimi Amerikan kamuoyuna savaş için “zayıf ve çelişkili gerekçeler” sundu ve İran’da rejim değişikliğine yönelik bu girişimin Irak ve Afganistan’daki önceki ABD müdahalelerinden neden daha başarılı olacağı konusunda ikna edici bir açıklama yapmadı.

Habere göre, savaşın başlamasından sonraki altı hafta içinde bu kararın riskleri daha görünür hâle gelirken, Trump’ın askeri planlama yerine içgüdülerine ve iyimser varsayımlarına dayandığı öne sürüldü. NYT’nin aktardığı bilgilere göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıların İran’da halk ayaklanmasını tetikleyebileceğini Trump’a iletti. Ancak ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (Central Intelligence Agency) direktörü bu ihtimali “saçma” olarak değerlendirdi, Trump buna rağmen saldırı kararından vazgeçmedi.

Gazetenin değerlendirmesine göre Trump yönetimi İran’ın olası karşı hamlelerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatarak petrol fiyatlarını yükseltme ihtimaline karşı hazırlık yapmadı. Ayrıca İran’ın nükleer programını yeniden başlatmak için kullanabileceği zenginleştirilmiş uranyumun güvence altına alınmasına yönelik uygulanabilir bir strateji de geliştirilmedi. Gazetenin analizine göre İran yönetimi otoriter bir rejim olsa da savaşın bazı sonuçları ABD açısından olumsuz oldu. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemleri zayıflatıldı ve nükleer programı geriletildi. Bununla birlikte gazete, savaşın ABD’nin ulusal çıkarlarına dört temel zarar verdiğini savundu.

NYT’nin analizine göre bu zararların ilki İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ekonomi üzerindeki etkisini artırması oldu. Gazetenin verilerine göre dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor. NYT’ye göre İran savaş öncesinde boğazı kapatmanın yeni yaptırımlara ve askeri saldırıya yol açacağından çekiniyordu; ancak saldırı gerçekleştikten sonra Tahran yönetimi boğazı kendi gemileri dışında büyük ölçüde kapattı.

Boğazın zorla açılmasının büyük bir askeri operasyon ve muhtemelen uzun süreli bir işgal gerektirebileceği yazılırken, gazete, ateşkesin mevcut durumu değiştirmediğini ve İran’ın gelecekte boğazdan geçiş için ücret talep etmeyi gündeme getirdiğini aktardı.

İkinci büyük sonuç ABD ordusunun küresel askeri kapasitesinin zayıflaması oldu. NYT, İran savaşının ve ABD’nin Ukrayna ile İsrail’e verdiği askeri desteklerin bazı silah stoklarını önemli ölçüde azalttığını yazdı. NYT’ye göre Pentagon bu savaşta Tomahawk seyir füzelerinin dörtte birinden fazlasını kullandı ve stokların eski seviyesine dönmesi yıllar sürebilir. ABD ayrıca Güney Kore’deki bazı füze savunma sistemlerini geri çekmek zorunda kaldı.

Savaş aynı zamanda modern savaşın değişen doğasını da ortaya koydu. Gazete, ABD’nin milyarlarca dolarlık yüksek teknoloji mühimmat kullanırken İran’ın daha ucuz ve tek kullanımlık insansız hava araçlarıyla bölgedeki deniz trafiğini durdurabildiğini belirtti. Üçüncü önemli zarar ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerinde yaşandı. Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada ve Batı Avrupa’nın büyük bölümünün bu savaşta ABD’yi desteklemediğini yazdı. NYT’ye göre Washington yönetimi Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için müttefiklerinden yardım istediğinde birçok ülke bu talebi reddetti.

Papa 14. Leo,  Trump'a yanıt verdi!
Papa 14. Leo, Trump'a yanıt verdi!
İçeriği Görüntüle

Bazı uzmanlar bu durumun ABD’nin uzun vadeli ittifak ilişkilerine zarar verebileceğini savunuyor.

Savaşın dördüncü sonucu ABD’nin “ahlaki otoritesinin” zedelenmesi oldu. NYT değerlendirmesine göre Trump’ın İran medeniyetini yok etmekle tehdit eden açıklamalarının ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in “merhamet yok” ifadelerinin uluslararası hukuk açısından tartışmalı söylemler olarak değerlendirildiğini yazdı.

NYT’ye göre ABD uzun yıllar boyunca insan hakları ve demokrasi değerlerini savunarak küresel liderlik iddiasını sürdürdü. Gazete, bu tür açıklamaların söz konusu değerlerle çeliştiğini savundu.