Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için yine bir dizi tedbirlerin alınması gerekliliği var. Yani kamu, esnaf temsilcileri bir arada ortak bir akılla birlikte bu piyasa denetimlerindeki bu sıkıntının çözülmesi lazım" dedi.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken, ticarette tüketiciyi yanıltan hiçbir uygulamaya geçit verilmemesi gerektiğini belirtti. Esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için tedbirlerin alınması gerektiğini ifade eden Palandöken, piyasada denetimlerindeki sıkıntıların ivedilikle çözülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Palandöken, indirim kampanyalarının yılda 2 kez yaz ve kış sezon sonlarında ve bunların da mesleki odaların iznine bağlı olması gerektiğini sözlerine ekledi.

"Esnaf haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için yine bir dizi tedbirlerin alınması gerekliliği var"

Esnafların haksız rekabete maruz kaldıklarını ifade eden Palandöken, "Esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için yine bir dizi tedbirlerin alınması gerekliliği var. Yani kamu, esnaf temsilcileri bir arada ortak bir akılla birlikte bu piyasa denetimlerindeki bu sıkıntının çözülmesi lazım. Vatandaşı yanıltıcı bilgiler, haksız yere fiyatlarda indirim yaptırmış deyip mağazaya girdikten sonra fiyatlarını farklılaştıran, veyahut taze sebze meyve hale geldiği zaman veya bakliyat gibi ürünler, halkın çok tükettiği şeylerde vatandaş karşı karşıya geldiği zaman gerçekten esnafa karşı vatandaş soruyor, ‘Bu böyle olur mu?’ diyor. Bir mağazaya gittiğiniz zaman yüzde 50 artı yüzde 20 diyor. Kasada yüzde 10 diyor. Sonuca varacak rakamı söylüyor. Gittiğiniz zaman yüzde 50’ye varacak deyince yüzde 10 alabiliyor. Yani yüzde 10’la yüzde 50’nin arasındaki farkı mukayese edin" diye konuştu.

Turizm sektörü çalışanlarına aylık 3 bin 500 lira verilecek!
Turizm sektörü çalışanlarına aylık 3 bin 500 lira verilecek!
İçeriği Görüntüle

Bendevi-6

"Esnafın mağduriyeti büyüyor"

İndirim kampanyalarının yılda 2 kez yaz ve kış sezon sonlarında ve bunların da mesleki odaların iznine bağlı olması gerektiğini belirten Palandöken, "Ticaret Bakanlığı'nın nokta bazında yapmış oldukları denetimlerde vatandaş çok da istifade edemiyor. Esnafın mağduriyeti büyüyor. Caddede, sokakta AVM'nin içindeki sektörler bu denetimlerde en çok rahatsızlık duyulan şey haksız rekabet. Karşılıklı iki mağazada oluyor. Bunların tamamının bu noktada birlik, meslek odalarından müsaade alınıp yılın 12 ayında fiyatları indirdik, fiyatları yükseltip indirme ile vatandaşın karşı karşıya kaldığı bir ortamda güvenin gittiğini, alışverişlerin gerçekten de düştüğünü, insanların mağdur olduğu, ‘Keşke yarın alsaydım’ felsefesiyle ürünlerdeki esnafa vatandaşın da güveni kalmıyor. Vatandaşın otokontrolünün yanı sıra genel kolluk kuvvetleri, ilgili bakanlıkların birlikte hareket edip bu noktalardaki kar marjlarının liberal ekonomisi, serbest piyasa düzeninde çok daha hesaplanabilir maliyetle karşılaştırma güç olur. Ancak fiyat aralıklarındaki bu kadar büyük farklılıkla işte caydırıcılığını en azından bu meselenin buradaki yapmış olduğu fiyatlardaki kargaşanın önüne geçirir. Vatandaş biraz daha rahat eder. Semtinde, caddesinde bildiği yerlerdeki alışverişlerindeki yanılma oranları düşer. Onları götürüp laboratuvarlarda inceleteyim deseniz mümkün değil. Yani alacağınız 100, 200, yarım kilo, bir kilo peyniri eğer böyle bir tahlil ettirmeye çalışırsanız veya alacağınız herhangi bir ürünü hangi malsa artık bu ürünlerin etiketlerindeki doğruluğun ancak ticaretin dürüstlüğüyle ortaya koyduğu güvenilir yerlerden alışverişle mümkün olacağını ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

"Ticarette güven çok önemli"

Esnafı korumanın tüketiciyi de korumak olduğuna işaret eden Palandöken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hem devletin yapmış olduğu denetimler, vatandaşın sağlıklı yiyeceği, alacağı ve giyeceği şeyleri tahlil ettirme imkanı olmadığı için bunların tamamının üzerindeki etiketlerin doğruluğu ve fiyat analizlerinin de karşılaştırılmasında fiyatların makul aralıkta olduğunu görmesi lazım. Böyle yüzde 80, yüzde 70, yüzde 60; böyle bir ticaret yok zaten. Yüzde 50 diyorsun, giriyorsun mağazaya. Bir bakıyorsun yüzde 20, yüzde 15. Hani nerede? ‘Ama yazdık buraya’ diyor. Çin harfleri küçücük böyle. ‘Yüzde 50 ye varan’ diyor. O zaman beğendiğiniz şeyi bırakmak zorunda mı kalacaksınız? Ticaretteki aranan vasıf, söylediğinizle ürün üzerindeki etiketin uyuşması lazım. Bunun için de kamu kurumu özel sektör hem de meslek kuruluşları müsaade alınacak. Belirli aylarda yine fiyatlar fason yapılmadan gerçek ürünler üzerinde görülecek. Yoksa bunun denetimlerinde ne kadar sık yapılsa hiçbir fayda sağlanması da mümkün olmuyor. Çünkü yine onlar bildikleri gibi yapıyorlar. Ticarette güven çok önemli. Eğer güven olursa gerçekten onu alan da satan da birbirine yapmış oldukları güvenli alışverişe inanın ki bunların hepsini denetlemeye bile gerek kalmaz."