AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Tekin, gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.
Ara tatillerin devam edip etmeyeceğine ilişkin tartışmalara ilişkin Tekin, öğrencilerin yılda 180 iş günü okula devam etmesi ve öğretmenlerin en az 2 ay tatil yapmasına ilişkin yasal düzenlemeler bulunduğunu söyledi.
Tekin, bu iki kanun maddesine uygun hareket etmek için arada kalan zamanı efektif kullanmak gerektiğini belirterek, "Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı 9'ar gün olduğu zaman diğer tatil günleri 1 Mayıs, 23 Nisan, 19 Mayıs, 1 Ocak, bunların hepsini eklediğimizde bunu hayata geçiremiyoruz. Yani ya 180 iş gününden taviz verememiz gerekiyor ya öğretmenlerden, bu kanunen mümkün değil. Dolayısıyla, bizim ara tatillerle ile ilgili problemimiz burada odaklanıyor idi." dedi.
Bakan Tekin, bu yıl Ramazan Bayramı tatilinin ikinci dönemdeki ara tatille örtüştüğünü ifade ederek, "Belki önümüzdeki yıl Kurban Bayramı'na denk düşecek. Dolayısıyla, ara tatili kaldırmadık, ama o 180 iş gününün içerisine ve 2 aylık öğretmenlerimizle ilgili düzenlemenin zarar görmeyeceği şekilde bu takvime yerleştirmeye çalıştık. Şu an teknik olarak bunu yerleştirebiliyoruz, yerleştirebildik." diye konuştu.
Gelecek yıllarda bayram tarihlerine göre eğitim takviminin yeniden düzenlenebileceğini aktaran Tekin, "Belki ilerleyen dönemde birinci yarıyıl Ramazan Bayramı, ikinci yarıyıl Kurban Bayramı'na denk düşecek şekilde ayarlanabilir. Yanlış hatırlamıyorsam 14 Kasım'da , ara tatiller başlayacak. İkinci yarıyıl Ramazan Bayramı'nın olduğu hafta. Böylece onu çözmüş olduk." açıklamasında bulundu.
"Zorunlu eğitimin kısaltılması kısa vadede gündemimizde yok"
Yusuf Tekin, zorunlu eğitimin kısaltılmasına yönelik çalışmalara ilişkin soru üzerine, "Bu tür önemli kararları hızlıca alma taraftarı değiliz." yanıtını verdi.
Dünyada bilgiye erişim imkanlarının artmasıyla eğitim sürelerinin ve yükseköğretime başlama yaşının tartışıldığını anlatan Tekin, "Çocuğun okula başlama yaşı ve okulda geçirdiği süre açısından biz de bu uluslararası tartışmaları yaşamalıyız dedik." sözlerini sarf etti.
Tekin, Türkiye'nin uluslararası gelişmeleri takip ederken kendi toplumsal yapısını da dikkate alması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bizim yapmak istediğimiz şeyi ifade etmemize rağmen niyet okuyuculuktan hareket ederek bunlar aslında şöyle bir şey yapmak istiyorlar diyerek tartışmayı farklı bir alana kaydırdılar. Türkiye'deki eğitim ile ilgili tartışmalarda biz bütün parametreleri düşünerek hareket ediyoruz. Bu konuda da öyle hareket ediyoruz. Ve bu konunun kamuoyunda tartışılması, toplumsal bir uzlaşı olması durumunda bu konuda adım atılabileceğini düşünüyorum. Şu anda da biz bu konudaki tartışmaları izliyoruz. Ama şu an için gündemimizde kısa vadede bu yok."

Milli Eğitim Akademisi ilk mezunlarını şubatta verecek
Milli Eğitim Akademisine ilişkin de bilgi veren Tekin, öğretmen adaylarının uygulama deneyimini artırmayı hedeflediklerini aktardı.
Bakan Tekin, öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarındaki uygulama sürelerine dikkati çekerek, "Uluslararası ortalamalar 400 saat civarındayken bizde 90 saatti, o da işlevsel bile değildi." bilgisini paylaştı.
Milli Eğitim Akademisinin bu ihtiyaca yönelik kurumsallaştırıldığını anlatan Tekin, şöyle devam etti:
"Öğretmenlerimiz teorik bilgilerini zaten yükseköğretim kurumlarında aldılar. Uygulamayla ilgili kısımları Milli Eğitim Akademisinde ve Milli Eğitime bağlı okullarda alsınlar, mesleğinde duayen bir öğretmenin eşliğinde kendisini yetiştirsin dedik.
Milli Eğitim Akademisi ilk mezunlarını önümüzdeki bahar başlangıcında şubat ayı gibi verecekler. Ve öğretmen adayı arkadaşlarımız öğretmen olarak Milli Eğitim ailesine katılacaklar."
Tekin, yeni dönemde Akademiye alınacak öğretmen adayı sayısına ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek, "AGS'den başarılı olan arkadaşlardan kaç kişi alacağımızı Hazine ve Maliye Bakanlığımızla, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımızla konuşuyoruz. Bütçe Kanunu netleşince onu duyurmuş olacağız." ifadesini kullandı.
Engelli öğretmenlerin bu kontenjanların dışında değerlendirileceğini vurgulayan Tekin, "Onlarla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla ortak bir rakam belirliyoruz. Onu da yine yıl sonuna doğru duyurmuş oluruz." dedi.
"Özel okulların eğitim ücretleri dahil bütün ücretlerini takip ediyoruz"
Bakan Tekin, özel okul ücretlerindeki artışlar ve ek hizmet bedellerine ilişkin yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusu üzerine, bütün öğrencilerin evlerine en yakın devlet okuluyla, sınavla öğrenci alan okullarda ise sınav puanlarına göre bir okulla ilişkilendirildiğini hatırlattı.
Çocuğunu özel okula göndermek isteyen velilerin olmasına da saygı duyduğunu belirten Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama şunu netleştirmemiz lazım. Bu sizin tercihiniz. Biz zaten sizin çocuğunuzu ilkokulsa ilkokula, ortaokulsa ortaokula, lise ise lise zaten ilişkilendirdik ve sizin okulunuzu, çocuğunuza eğitim vermeyi sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak kurumsallaştırdık. Herkes gidebilir özel okula. Çocuğunu göndermek isteyen veliye de özel okul alternatifleri var. 12 bin 500 civarında Türkiye'de özel okul var. Veliler, kimisi evine yakın, kimisi iş yerine yakın, kimisi eğitim-öğretim programlarına bakarak farklı imkanlar sunan özel okullara çocuklarını gönderiyorlar. Özel okullar da nihayetinde bir ücret skalası belirliyorlar. Farklı hizmetleri var. Bu hizmetlerin karşılığını veliye sunuyor. Biz özel okulların eğitim ücretleri dahil bütün ücretlerini takip ediyoruz. Evet, çok yüksek olanlar var. Mesela, 1,5 milyon liranın üzerinde ücreti olan okul öncesi, anaokulu diye tanımlayabileceğimiz okullar var. Şimdi bir veli çocuğunu buraya göndermeyi tercih edebilir. Ama buradan hareketle 12 bin 500 okulun tamamının 1,5 milyon liranın üzerinde olduğunu iddia etmek haksızlık, bu doğru değil."




