CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gökyüzü Sofrası Buluşması” programı ve Cizre Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti kapsamında Şırnak’a gitti. Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’nda erbane ve stranlar eşliğinde karşılanan Kılıçdaroğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever’in organizasyonuyla İdil ilçesine bağlı Pınarbaşı köyünde düzenlenen buluşmaya katıldı. Programa CHP Genel Başkan Yardımcısı Nevaf Bilek ve Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de katıldı.
Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılında yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye’de farklı kimliklerin, inançların ve düşüncelerin özgürce ifade edilebilmesi gerektiğini belirtti. İnsanların siyasi görüşleri nedeniyle tutuklanmaması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kültürel farklılıkların ayrışma nedeni değil, toplumsal zenginlik olarak görülmesi çağrısı yaptı.
“Barışma, helalleşme, kucaklaşma zamanı”
Geçmişte yaşanan acıların aşılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Biz CHP olarak da geçmişte hatalarımız da olabilir, eksiğimiz olabilir, yanlışımız olabilir ama artık oturup barışma zamanı, helalleşme zamanı, kucaklaşma zamanı” dedi.
Diyarbakır’da dengbejleri dinlediğinde bu kültürel mirasın korunması gerektiğini düşündüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, dengbejlerin anlattığı hikâyelerin arşivlenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Bölgeden bölgeye değişen müziklerin, türküler ve geleneklerin zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Her kültüre saygı duymak zorundayız” diye konuştu.
Şırnak’ta eski bakan ve milletvekili Şerafettin Elçi’yi de anan Kılıçdaroğlu, düşünceleri nedeniyle kimsenin cezaevine konulmaması gerektiğini söyledi. Selahattin Demirtaş’ın uzun süredir tutuklu bulunmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Düşüncesini beğenmeyebilirsiniz ama Selahattin Demirtaş’ın uzun süredir hapiste tutulmasını asla kabul etmiyorum. Asla doğru bulmuyorum. Kendisini ziyaret ettim. Selçuk Mızraklı Bey ile birlikteydi. Onu da ziyaret ettim. Uzun süre konuştuk.”
Demirtaş’ın cezaevinde kitap okuduğunu ve yazdığını belirten Kılıçdaroğlu, onun entelektüel açıdan kendisini geliştirmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.
“Çerçeve yasayı destekleyeceğiz”
Kürt sorununun çözümü ve devam eden barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin süreci yakından takip ettiğini söyledi. Kürt sorununun çözümü için ilk raporu hazırlayıp kamuoyuna açıklayan partinin CHP olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, partilerinin 1989’dan bu yana sürdürdüğü politikada değişiklik olmadığını belirtti.
Çerçeve yasa konusunda CHP’nin desteğini sürdüreceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Son çerçeve yasa geldiğinde de grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz çerçeve yasaya imza attılar, CHP olarak bu yasaya destek verdik. Çünkü biz de öteden beri 1989'dan bu yana sürdürdüğümüz politikada değişiklik olmadı. Bölgede sorunlar çözülmeli, kardeşlik olmalı, artık çatışma olmamalı, bölgede huzur olmalı.”
Sürecin barışla sonuçlanmasını istediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, yasanın gereklerinin yerine getirilmesiyle toplumda barışın sağlanmasını umduklarını söyledi.
“Çözümün yolu parlamentodur”
Kürt sorununun çözüm adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu yıllar önce dile getirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, parlamentoda ortak bir çözüm geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, “Çünkü bunu çözmenin yolu parlamentodur. Orada birliği, bütünlüğü sağlayacaksınız. Orada insanlar oturacaklar bu acı olay dolayısıyla ‘Biz bu derdi nasıl çözeriz?’ Ölenler bizim evlatlarımız. Başka bir ülkenin evladı değil ki. Askeri de bizim evladımız, genci de bizim evladımız” ifadelerini kullandı.
Bölgede huzurun sağlanmasının ekonomik ve toplumsal yaşama da katkı sunacağını belirten Kılıçdaroğlu, çatışmalar nedeniyle kaynakların boşa harcanmaması, tarımın ve hayvancılığın gelişmesi, insanların dağlarda özgürce dolaşabilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin Suriye ve Irak’la ekonomik ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini de belirten Kılıçdaroğlu, bölgedeki Kürtlerin ekonomik ve toplumsal gelişiminin desteklenmesi, sınırların iki tarafında yaşayan akrabaların bir araya gelebilmesi gerektiğini ifade etti.
“Milyarlarca dolar bölgeye yatırım olarak gelseydi ne olurdu?”
Ekonomik eşitsizliklere ve yolsuzluklara da değinen Kılıçdaroğlu, milyarlarca dolarlık fon vurgununa ilişkin değerlendirmesinde, bu kaynakların bölgeye ve ülkenin farklı kesimlerine yatırım olarak aktarılması durumunda işsizliğin azaltılabileceğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Bir fon vurgunu çıktı milyarlarca dolar, bir avuç insanın eline gitmeyip de bu bölgeye yatırım olarak gelseydi ne olurdu? Orta Anadolu'ya yatırım olarak gelseydi ne olurdu? O zaman hepimiz zenginleşecektik. Hepimizin çocukları iş gücü sahibi olacaktı” dedi.
Çocukların eğitim ve temel ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, okullarda öğrencilere bir öğün yemek verilmemesini ve temizlik malzemelerinin eksikliğini eleştirdi. Siyasetin zenginleşme aracı olarak kullanılmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, “Politika halka hizmet etmenin sanatıdır” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, bölgenin kalkınması ve barış sürecinin ilerlemesi için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek konuşmasını, çocukların özgür, huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşaması gerektiği vurgusuyla tamamladı.




