Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray deplasmanda Lille'i 4-2'lik skorla geçip muhteşem bir zafere imza attı. Spor yazarları, Lille-Galatasaray maçını değerlendirdi.
Uğur Meleke: "Galatasaray'ın Batrakov'u Avrupa'ya takdimdir" | 19 sene sonra Şampiyonlar Ligi’nde nihayet iki takımla temsil ediliyoruz ve kaderin cilvesi, iki ekibimizin de ilk iki hafta maçları sertti. Bildiğiniz gibi rakipler 4 torbadan geliyorlar ve hem Galatasaray, hem de Fenerbahçe ilk iki haftada top iki kategori rakiplerle oynadılar. Bu hafta karşılaşılan Lille üçüncü, Slavia Prag ise dördüncü torba takımları.
Elbette Slavia gibi Lille’i de yalnızca geldiği torba üzerinden değerlendirmemek gerekir. Fransa’da Paris Saint Germain’in elinden şampiyonluğu alabilen son takım. Ligde de halen PSG ile aynı puana sahipler ve averajla takipteler. Yazın çok önemli iki oyuncularını, ön libero Bouaddi’yi ve santrfor Fernandez-Pardo’yu Premier Lig’e kaybettiler ama hâlâ çok dinamik bir görüntü veriyorlar. Dün 19’luk sol açık Diaoune ve sağ açık Bakwa etkili futbol oynadılar sıkça ağır kalan Galatasaray savunmasına karşı.
iKiNCi DEVREDEKi OYUN ÇOK CESURDU
Yine enteresandır, her iki takımımız da 48 saat içinde Şampiyonlar Ligi tarihlerinin en erken gol rekorlarını kırdılar. Salı akşamı Fenerbahçe 10’uncu dakikada 2-0’ı bulmuştu, dün gece de Lille’de Yunus hesabı daha 65’inci saniyede açtı. Sarı-lacivertlilerin koçu İsmail Kartal maalesef yaptığı her değişiklikle takımını biraz daha geriye yaslarken, Galatasaray ikinci devrede cesurdu. Cesaretinin sonucunu da Fransa’dan çok önemli bir galibiyet çıkararak aldı.
Dün Uğurcan üzerine düşeni yaptı. Osimhen, Sallai, Barış, Yunus, Torreira’nın hepsi iyi futbol oynadılar. Ancak ben ayrı bir parantezi genç Rus orta saha Batrakov için açmak istiyorum. Rusya’nın savaşı onları vurdu, hiç Avrupa Kupası maçı görmedi kariyerinde Batrakov. Muhtemelen Galatasaray’a transferi netleştiğinde beyninde Şampiyonlar Ligi marşı çalıp durmuştur. O tutkusunun karşılığını da hayatındaki ilk üç Avrupa maçında 2 golle aldı. Dün kaydettiği güzel golün yanı sıra Osimhen’in sayısının da hazırlayıcısıydı. Henüz 21 yaşında bir çocuk için 3 Devler Ligi maçında Barcelona ve Lille’e birer golle başlamak hiç fena bir start olmasa gerek. (HÜRRİYET)Ömer Üründül: "Galatasaray ilk 24 şansını artırdı" | Galatasaray, dün gece Lille karşısında başarılı bir futbolla çok önemli bir 3 puan aldı. G.Saray maça golle başladı. Bu tabii çok büyük bir moral avantajıydı. Gol sonrasında yine alışılmış rahatsızlığı gündeme geldi. Karşıdaki takımın atletik sprinterleri var. Skor avantajına sahipken defans arkasına sarkan Lille beraberliği yakaladı. Ardından da benzer hatadan skor dezavantajına düşüldü. Durum çok kritikti ama maçın kırılma anı 44. dakika oldu. Sallai'nin çok iyi hazırladığı pozisyonda Batrakov'un kafasıyla soyunma odasına moralli gidildi. İkinci devrenin başlarında da kornerde Torreira'nın alışılmış sinsi kafa vuruşlarından birinde G.Saray öne geçti. Bu moralle oyuncuların sınırsız enerjileri ortaya çıktı ve 4. gol geldi. G.Saray çok rahatladı, oyunu kendi kontrolünde tutarak devam etti. Lille de moralman çökmüş olarak oyunu bırakmak zorunda kaldı. Biraz dikkatli hareket edilse fark büyüyebilirdi. Sonuçta görkemli bir deplasman galibiyetiyle ilk 24 şansı oldukça fazlalaştı. Futbolcuların performanslarına gelince, Batrakov, Barış ve Torreira mükemmel oynadı. Diğer isimler de görevlerini yaptı. Osimhen golle buluştu ama henüz fizik açıdan eski günlerinden uzakta. Kısa sürede güçlenip takımın yine en önemli hücum gücü olacağını söyleyebilirim. (SABAH)
Cem Dizdar: "Doğruları fazla olan Galatasaray" | Açılışı gollerle başlayan bir gece önce oynanan maça benzeme riski taşısa da benim sevdiğim gollerden biriyle berabere kapandı devre! Aleksey Batrakov’un boş kaleye golü! Gol öncesi önce birlikte ardından bireysel becerilerin devreye alındığı şahane bir gol. Ancak Lille’in geriden oyun kurulumuyla Galatasaray’ı öne alıp 11 pasla attığı ilk gol de keza öyle. İlk devrede doğruları daha fazla yapan Galatasaray olsa da maç yine de riskli akıyordu. Ancak ikinci devrenin hemen başında önce Gabriel Sara kornerinde sahanın en kısası Lucas Toreira’nın dardan da dar açıdan rakibe de çarpan kafa golü... Ardından ceza sahası önünde kestiği topla hücumu başlatan Abdülkerim Bardakçı’nın orta mesafeli pasıyla başlayıp Lille ceza sahası üzerinden tamamlanan Victor Osimhen golü. O andan itibaren tüm riskler de ortadan kalkmış oldu.
Pozisyon vermeden…
Devamında tempoyu istediği gibi ayarlayan Galatasaray bu devrede rakibine pozisyon vermeden ilk üç puanını kazandı. Düzenli, disiplinli, kopmadan hatta ikinci yarısında rakibi maçtan kopararak oynadı Galatasaray. Bu maçın bir diğer özelliği de moral değerler açısından sıkıntıda olan Fenerbahçe ile bir sonraki maçı oynayacak olmaları elbette. Özellikle Slavia maçının ardından İsmail Kartal’ın bu maçı ‘’taraftarla barış maçı’’ olarak hayli yüksekten tanımlamış olmasının ardından… Futbolu teknikten, düzenden öte moral değerler üzerinden tanımlayan yurdumuzda ciddi bir kırılma ihtimalini de beraberinde getirdi bu açıklama. En azından Fenerbahçe açısından. Elbette bu iki takımın maçları belirsizliği yüksek maçlardır lakin Galatasaray’ın bu maçtaki düzenli, programlı ve sonuç alan oyunu rakibinin tedirginlik katsayısını yükseltmiş olacak ki, bu da önemli bir veri.... (FANATİK)





