MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın önemli bir aşama olduğunu belirterek, Abdullah Öcalan’ın önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerektiğini söyledi. Bahçeli, AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilebileceğini belirterek, çerçeve yasanın yeni bir hukuki ve idari sürecin başlangıcı olduğunu ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkgün gazetesinde yayınlanan söyleşide Bahçeli, yaklaşık iki yıldır sürdürülen sürecin TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile önemli bir aşamaya geldiğini söyledi.
“İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle üç kıta yedi iklimde hüküm süren Âli Devlet geleneğimizden aldığımız ilhamla yaklaşık iki yıldan beri ilmek ilmek ördüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, TBMM’de kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ ile önemli bir aşamaya gelmiştir.”
Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğine dikkat çeken Bahçeli, bunun “Terörsüz Türkiye” ile milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı gösterdiğini belirtti.
Bahçeli, TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun çalışmaları da dahil olmak üzere sürecin geniş katılımla yürütüldüğünü söyledi.
“Kanunun TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışması dâhil, hazırlanması, teklif edilmesi, görüşülmesi ve kabul edilmesi süreci; tarihi nitelikte katılım, katkı, tespit, değerlendirme ve önerilerden ve ortak gelecek iradesine yönelik vurgulardan mürekkep önemli bir külliyat oluşturmuştur. Her aşamada hem geniş toplum kesimleri hem de milli iradenin tecelligâhı olan TBMM’de tartışılmış, her türlü görüş serdedilmiştir. Siyaset kurumunun itibarını da artıran, Türkiye’ye özgü bir çalışma modeli ve aynı zamanda da önemli bir mutabakat ortaya konulmuş, eller Türkiye’nin huzuruna, ortak ve güçlü geleceğine kalkmıştır.”
Bahçeli, süreçte destek veren siyasi partilere, milletvekillerine ve katkı sunan kişi ve kurumlara teşekkür ederek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devlet politikası haline geldiğini savundu.
“‘Terörsüz Türkiye’, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız.”
“Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık söz konusu olmamıştır”
Bahçeli, süreç boyunca şehit ve gazilerin hatırasına sahip çıkıldığını belirterek, herhangi bir gizli pazarlık yapılmadığını söyledi.
“‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir. Bununla beraber Gazi ordumuzun ve fedakâr milletimizin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesi bütün aşamalarıyla sahiplenilmiştir. Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir.”
Bahçeli, sürecin temel hedefinin terör, terörizm ve bölücülüğün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması olduğunu belirtti.
“Tek hedef; terörün, terörizmin ve bölücülüğün ülkemizin gündeminden ve milletimizin zihinlerinden tamamen çıkarılması, terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşa edilmesidir.”
“Terörsüz Türkiye” için yeni aşama
Bahçeli, Türkiye’nin yarım asra yaklaşan terör sorunundan kurtulmasının temel hedef olduğunu belirterek, çerçeve yasanın önemli bir eşik olduğunu söyledi.
“Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda önemli bir eşik aşılmıştır. Hep söylediğim gibi bu mesele siyaset üstü bir konudur ve yasa ile 86 milyon vatandaşımız, aynı zamanda da yakın coğrafyamızdaki halklar kazanmıştır. Bu çaba, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi, aynı zamanda da bir demokratikleşme ve kalkınma hamlesidir. ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ hedefine ulaşılması bu hususta karşımızdaki en büyük engellerden birisi olan terörün kökten bitirilmesiyle daha yakın ve mümkün hale gelecektir.”
AİHM kararları uygulanacak mı?
Bahçeli, çerçeve yasanın kabul edilmesinin sürecin sonu olmadığını, yeni hukuki ve idari düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi. Bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması da tartışılacak başlıklar arasında yer aldı.
“Bununla birlikte, kanunun kabulüyle ulaşılan merhale bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacak, bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir.”
Bahçeli, bundan sonraki süreçte “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun ortak raporunda yer alan diğer adımların atılması gerektiğini de belirtti.
“Bundan sonraki süreçte ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ tarafından hazırlanan ortak raporda vurgulanan diğer adımların da atılması, ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılması, uygulamaların etkili bir işbirliği ve eşgüdümle yürütülmesi kritik önemde olacaktır.”
Bahçeli’den Öcalan için “şartların oluşturulması” mesajı
Bahçeli, PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında Abdullah Öcalan’ın rolüne ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
“PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.”
Bahçeli, sürecin hedefinin terör ve şiddetin reddedildiği kalıcı bir zihinsel dönüşüm oluşturmak olduğunu belirtti.
“Milletçe ortak hedefimiz; terörle birlikte şiddetin, terörizm ve bölücülüğün reddedildiği bir zihinsel dönüşüme zemin hazırlamak, tekrar yeşermeyeceği bir iklim oluşturmaktır. Siyaset alanının genişlediği bununla beraber siyasi rekabetin demokratik sınırlar içinde, milli ve manevi değerler istikametinde, ahlaki bir düzlemde yürüdüğü bir sistem inşa etmektir.”
“Kışkırtıcı hamlelere geçit yok”
Süreci baltalamaya yönelik girişimlere karşı uyarıda bulunan Bahçeli, provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı.
“Şüphesiz fitne fesat çıkarmak, iftira ile gelişmeleri enfekte etmek isteyen dahili ve harici karanlık odaklar olacaktır. Provokasyonlara karşı aziz milletimizi duyarlı olmaya davet ediyorum. Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat vermeyecek, emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine, onların içerideki sözcülerine imkân tanımayacağız.”
Bahçeli, MHP’nin “Terörsüz Türkiye” sürecindeki tutumunu ise şu sözlerle ifade etti:
“Milli birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Hep birlikte Türkiye olalım gaye ve gayretindeyiz. Birlikten doğan kuvvetle çağın kudretli Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etme kararlılığındayız. Bu doğrultuda yol haritamızı her aşamada milletimizle paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz.”
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin MHP’nin siyasi yaklaşımındaki yerini de “Terörsüz Türkiye, MHP Politiğinin ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ çerçevesinde ilk ve en güçlü adımıdır.” sözleriyle tanımladı.
Bahçeli, MHP’nin milli güvenlik ve milli kalkınma gibi Türkiye’nin temel meselelerine siyaset üstü yaklaştığını belirterek, “MHP Politiği, Türk siyasetinin pusulası, milletimizin yol göstericisidir.” dedi.




