Türklere Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Savaşı'nın yapıldığı alanın tespiti amacıyla yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan savaşa ait metal objeler, laboratuvarda temizleniyor, kataloglanarak veri tabanına kaydediliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteği, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesinin işbirliğiyle 2020 yılında başlatılan "Malazgirt Savaş Alanı'nın Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi" yedinci sezonunda devam ediyor.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik'in bilimsel danışmanlığında yapılan kazılarda farklı üniversitelerden Muş'a gelen arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçilerden oluşan uzman ekip yer alıyor.
Malazgirt'in farklı noktalarında 1 Haziran'dan bu yana yapılan çalışmalarda 42 mezar açan kazı ekibi, kazı ve yüzey araştırmalarında ise savaşa ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 380 ok ucu ile nal, nal çivisi, çeşitli silah parçaları ve sikkelerin de aralarında bulunduğu 1000'e yakın metal objeyi gün yüzüne çıkardı.
Malazgirt Savaş Alanı Arkeolojisi Kazı Evi'ndeki laboratuvarda temizlenen, uzmanlar tarafından kataloglanan ve veri tabanına kaydedilen objelerden gerekli görülenlerin restorasyon ve koruma çalışmaları da yapılıyor.
- "Çalışmalarımız hem sahada hem de laboratuvar ortamında eş zamanlı devam ediyor"
Prof. Dr. Çevik, AA muhabirine, savaş alanının tespitine ilişkin çalışmaların hem savaşta kullanılan silah ve diğer metal objeler hem de insan kayıpları üzerine devam ettiğini söyledi.
Yaklaşık 150 kilometrekarelik alanda sondaj çalışmalarının yanı sıra savaşın insan kayıplarına ilişkin arkeolojik kazılar yürüttüklerini belirten Çevik, şu bilgileri verdi:
"Afşin mezarlık alanı, savaşın insan kayıplarıyla ilişkili olduğunu düşündüğümüz alanlardan biri. Burada 42 mezar açıldı. Üç yıllık süreç içinde ise toplamda 100'e yakın mezar ortaya çıkarıldı. Daha önce açılan mezarlar 11. ve 12. yüzyıllara tarihlendi. Son açılan mezarlardan alınan örnekleri de radyokarbon tarihlemesi için TÜBİTAK'a gönderdik. Buradan gelecek sonuçlara göre değerlendirmelerimizi sürdüreceğiz."

Ayrıca savaşın geçtiğini düşündükleri alanda metal objelerin tespiti ve savaş alanının sınırlarının belirlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini anlatan Çevik, şöyle konuştu:
"2026 yılı çalışmalarında bugüne kadar 380'e yakın ok ucuyla birlikte 1000'e yakın metal obje tespit ettik. Laboratuvar ortamına getirilen buluntular temizleniyor, kataloglanıyor ve yeniden veri tabanına kaydediliyor. Gerekli görülen eserlerin restorasyon ve koruma çalışmaları yapılıyor. Dolayısıyla çalışmalarımız hem sahada hem de laboratuvar ortamında eş zamanlı devam ediyor. İnsan kalıntılarına ilişkin kemikler üzerinde imkanlarımız ölçüsünde analizler yapılırken metal objelerin de tespiti, temizliği, restorasyonu, korunması ve belgelenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor."

Buluntular arasında nal, nal çivisi, çeşitli silah parçaları ve sikkelerin yer aldığını dile getiren Çevik, "Oldukça yoğun bir çalışma yürüttük ve önemli miktarda buluntuya ulaştık. Sikkeler açısından da önemli sonuçlar elde ettik. Projenin yedinci yılında ilk kez Selçuklu dönemine ait gümüş sikkelere rastlamaya başladık. Bizans sikkeleri de gelmeye devam ediyor. Çalışmalarımızı sadece savaş alanında değil, Malazgirt'in kale şehrinde de sürdürüyoruz. Savaş alanında tespit ettiğimiz objelerle kale şehrinde yürüttüğümüz kazılarda ortaya çıkarılan buluntular arasındaki ilişkiyi de kurmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.





