Küçük yaşlarda yüzme sporuna başlayan ve bugüne kadar girdiği yarışmalarda, toplamda 74 madalya kazanan Milli Yüzücü Arda Karaçalı, Yeni Journal’a konuştu. Karaçalı, “Spor artık hayatımın vazgeçilmezi. Başarının gelmesinin en büyük sebebi, sürekliliği sağlamak, her ne iş yapıyorsanız yapın muhakkak istikrarlı ve disiplinli olun” dedi.

Ekin Hazal DOĞRUYUSEVER/ Ailesinin yönlendirmesiyle 4 yaşında yüzme sporuyla tanışan Milli Yüzücü Arda Karaçalı, halen profesyonel yüzücü olarak spor hayatını sürdürüyor.

Spora, yüzme branşıyla başladığını belirten Karaçalı, ailesinin kendisine büyük destek verdiğini ve amacına ulaşarak çok sayıda ulusal başarı elde ettiğini dile getirdi.

“Bu yola ailemin yönlendirmesi sayesinde adım attım”

Karaçalı, “4 yaşında annemin isteği üzerine yüzme sporuyla tanıştım. Ankara’da yaşadığımız için yazın sosyal faaliyetler çok sınırlıydı. O yüzden, okullar kapandıktan sonra direkt yüzme havuzlarına koşardım. Sürekli yaz tatillerinde yüzerdim. Bir zaman sonra yüzme branşında ilerlemeye karar verdim. Açıkçası, kendimi bildim bileli yüzüyorum. Yüzmediğim zamanlar da kendimi boşlukta hissediyorum” dedi.

“En iyi olduğum alan kurbağa stili”

Kağıt fiyatlarındaki artış öğrenciyi zorluyor! Kağıt fiyatlarındaki artış öğrenciyi zorluyor!

Bölge şampiyonlukları olduğunu ve profesyonel spor kariyerine devam ettiğini de kaydeden Karaçalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Spor yapmadığım bir gün yok gibi. Çocukluğumdan beri spor yaptığım için, spor yapmadığım zamanlar kendimi oldukça kötü hissediyorum. Belli bir tempoya alıştım. Bu yüzden, düzenli spor yapıyorum. Spor artık, hayatımın vazgeçilmezi. Tabii başarının gelmesinin en büyük sebebi süreklilik. Branşım, kurbağa olsa bile, 4 stili de çok iyi yüzebiliyorum. Ama en iyi olduğum alan kurbağa stili. Hocam Ekin Özgül ile beraber yüzme alanında kelebek -kurbağa branşında daha iyi olacağımı düşündüğümüz için bu branşı seçtik. Sporculuğun yanı sıra antrenörlük yapmak istiyorum. İlerleyen yıllarda öğrenci yetiştirmek istiyorum. Sporcu yetiştirmeye odaklıyım. Bu alanda da ilerliyorum.”

Yüzme branşında kişinin vücut yapısına göre yüzme stilinin belirlendiğini, öğrenilmesi en temel ve kolay yüzme branşının ise serbest stil olduğunu söyleyen Karaçalı, yüzme sporunda fizyolojik yapının çok önemli olduğuna işaret etti.

“Yüzme sporunda boy uzunluğu, çok büyük bir avantaj”

Karaçalı, “Yüzme sporunda kısa boy avantaj değildir. Erkeklerde 1.80-1.85 boy üstü, kadınlarda ise 1.70 idealdir. Boy çok büyük bir avantaj. Boyu kısa olan bir kişi kolu daha seri çekebilir. Örneğin benim boyum 1.95 ama benim kat ettiğim mesafeyi kat edemez” şeklinde konuştu.

Sporun fiziksel- zihinsel olarak insan sağlığına faydası olduğunu ifade eden Karaçalı, son olarak sözlerini şöyle tamamladı: “Spor, mental olarak insanın daha rahat hissetmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda herhangi bir konuya veya işe odaklanabilmeyi sağlıyor. Özellikle gençlerin, deşarj olabilecekleri ve en önemli stres atabilecekleri alan spor… Ne ile uğraştığınız hiç önemli değil. Önemli olan gerçekten bir spor dalıyla ilgilenmek ve sürekliliği sağlayabilmek. Gençler, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeliler. Tamamen disiplin işi. Bu yüzden spor yapan kişiler hem sosyal hayatlarında hem de eğitim hayatlarını pozitif yönde geri dönüşler alıyor. Yüzme sporu tüm kasları çalıştıran tek spor dalı. Sırt, kol, karın ve bacak kas grubu çalışıyor. Hiçbir spor branşında tüm kas gruplarının çalışması mümkün değil. Sakatlık oranının en az olduğu spor branşı da yüzme. Bunun yanı sıra bazı kadınlar yüzmekten çekiniyorlar çünkü yüzmenin bedenlerini şişireceğini düşünüyorlar ama yüzmek, vücudu şişirmez. Aksine yüzme, vücut gelişimi ve şekillenmesi için çok iyi bir spor. Özellikle, skolyoz (omurga eğriliği), omurga rahatsızlıkları olan kişiler yüzme sporunu oldukça tercih ediyor.”