Alandakileri Kürtçe selamlayan Bakırhan, konuşmasına Türkçe devam etti.
Yeni sürece değinen Bakırhan, “Bugün özellikle Ankara'nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türk Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok” dedi.
Bakırhan, “Hani hep soruyorlar ya Kürtler ne istiyor diye bugün 2026 Nevruz'unda Amed meydanı Kürtlerin ne istediğini bir kez daha hep birlikte tekrar edelim” diyerek başladığı konuşmasında Kürtlerin taleplerini şu şekilde sıraladı:
“Kürtler Türkiye'de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabiliriz. Kürtlerin talebi ayrılık değil ortaklıktır. İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor.’'
27 Şubat’ta silahların yakıldığını hatırlatan Bakırhan, hükümetten beklentiler ile ilgili şöyle devam etti:
“Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır. Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leyla'lar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasp eden kayımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeyle teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan'ın Amed'de bu meydanda halkıyla buluşmasının önü açılmalıdır.”
Muhalefete de seslenen Bakırhan, “Barıştan korkmayın” dedi.
Kürt parti ve oluşumlarının bir araya gelmesinin önemine işaret eden Bakırhan şöyle devam etti:
“Siyasetimiz farklı olabilir ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır. Sözlerime son verirken bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin nevrozudur. Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek. Bu mücadele hiç durmayacak. Bu irade asla boyun eğmeyecek. Bu meydan susmayacak.”




