TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin komisyon görüşmelerine 7 Ağustos Cuma günü başlanacağını bildirdi.

Ömer Çelik: Atılan adım bir başlangıç!
Ömer Çelik: Atılan adım bir başlangıç!
İçeriği Görüntüle

Yüksel, teklifteki düzenlemelere ve komisyon sürecine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun da üyesi olan Yüksel, komisyonun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını, bu sürecin ardından bir yıl sonra komisyon raporu doğrultusunda hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlattı.

Teklifin sunulmasıyla yeni ve somut bir aşamaya ulaşıldığının altını çizen Yüksel, kanun teklifinin, milli dayanışmayı güçlendirme, toplumsal bütünleşmeyi kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir tezahürü olduğunu belirtti.

Yüksel, şöyle devam etti:

"Meclisimiz bu teklifle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Güvenlik politikalarıyla sağlanan kazanımların, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Terör, uzun yıllar boyunca milletimizin huzuruna kastetmiş, binlerce ailemizin yüreğinde derin acılar bırakmış, ekonomik kalkınmamıza zarar vermiş, sosyal hayatımızı olumsuz etkilemiş ve ülkemizin enerjisinin önemli bir bölümünü tüketmiştir. Terör yalnızca can kayıplarına neden olan bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda milletimizin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olmuştur. Türkiye, bu prangayı kırabilecek güce, kararlılığa ve devlet tecrübesine sahiptir."

"Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir." diyen Yüksel, Terörsüz Türkiye hedefinin aynı zamanda "Terörsüz Bölge" idealinin de en güçlü teminatları arasında yer aldığına dikkati çekti.

"Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş bir Türkiye, enerjisini çatışmaya değil üretime yönelten güçlü bir Türkiye demektir"
Yaşanan süreçlere kolay gelinmediğine işaret eden Yüksel, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun siyasi zemini ve toplumsal mutabakatı inşa ettiğini, şimdi de hukuki çerçeveyi inşa etme görevinin Adalet Komisyonunda olduğunu söyledi. Yüksel, şöyle konuştu:

"Bugün Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca güvenlik politikalarının ulaştığı bir aşamayı ifade etmemektedir. Bu hedef, milletimizin bin yıllık kardeşliğini daha da sağlamlaştırmayı, ortak geleceğe olan inancını güçlendirmeyi ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli yapı taşlarından birini hayata geçirmeyi ifade etmektedir. Bu teklifin ruhunda bin yıldır Malazgirt'te, Çanakkale'de, Milli Mücadele'de aynı safta duran Türk'ün ve Kürt'ün kardeşliği vardır. Bu ruh, ortak tarihimizin, ortak kaderimizin ve ortak geleceğimizin hukuk diliyle yeniden tahkim edilmesidir. Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş bir Türkiye, enerjisini çatışmaya değil üretime, ayrışmaya değil kardeşliğe, belirsizliğe değil kalkınmaya yönelten güçlü bir Türkiye demektir. Bu anlayış, yalnızca bugünün meselelerini çözmeyi değil, gelecek nesillere daha huzurlu, daha güvenli ve daha müreffeh bir ülke bırakmayı hedeflemektedir."

Teklifin bir af düzenlemesi olmadığını vurgulayan Yüksel, teklifin aynı zamanda kişiye özgü düzenleme de içermediğini belirtti.

Yüksel, "Teklifte öngörülen mekanizmaların işletilebilmesi, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasına bağlıdır. Edirne'den Hakkari'ye kadar yükselen ortak ses şudur: Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün. TBMM olarak yazacağımız her madde, kuracağımız her cümle ve ortaya koyacağımız her düzenleme, işte bu ortak dileğin hukuk diliyle ifadesi olacaktır." şeklinde konuştu.

Sürecin şekillenmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü liderliğin, stratejik vizyonun ve kararlı devlet iradesinin belirleyici olduğunu dile getiren Yüksel, Terörsüz Türkiye vizyonunun, Türkiye Yüzyılı'nın inşasına ışık tutan güçlü bir devlet perspektifi ortaya koyduğunu vurguladı. Yüksel, şunları kaydetti:

"Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin milli birlik ve kardeşlik hukukunu esas alan yapıcı yaklaşımı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'un sürecin Gazi Meclisimiz çatısı altında uzlaşmacı, katılımcı ve demokratik bir anlayışla yürütülmesine yönelik katkıları da bu tarihi yürüyüşün kurumsal zeminini önemli ölçüde güçlendirmiştir. Komisyonumuz, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni 7 Ağustos Cuma günü saat 15.30'da görüşmeye başlayacaktır."