GÜNDEM

Suriyelilerin dönüşü iş gücü piyasasını etkilemedi!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün iş gücü piyasasına etkilerini etraflıca araştırdık. 2025 yılı sonu itibarıyla Suriyeli çalışanların işten ayrılma oranı yüzde 25,6 düzeyinde oldu. İşten ayrılan Suriyelilerin büyük oranda nitelik gerektirmeyen işlerde çalıştığı tespit edildi. Bu sebeple iş gücü piyasasında belirgin bir açık oluşmadı" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün iş gücü piyasasına etkileriyle ilgili araştırma yaptıklarını belirterek, 2025 sonu itibarıyla yüzde 25,6 olan Suriyelilerin işten ayrılma oranının iş gücü piyasasında belirgin açığa yol açmadığını bildirdi.

Bakan Işıkhan, Mardin programının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Türkiye'nin iş gücü piyasasının bölgesindeki savaş, çatışma ve krizler karşısında dirençli ve istikrarlı yapıya sahip olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu: "Suriye'de iç savaşın sona ermesinin ardından Türkiye'de çalışan Suriyelilerin bir bölümünün ülkelerine dönüş süreci başladı. Bunun üzerine Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün iş gücü piyasasına etkilerini Bakanlığımız koordinasyonunda etraflıca araştırdık. Araştırma sonucumuza göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Suriyeli çalışanların işten ayrılma oranı yüzde 25,6 oldu. Ayrıca, işten ayrılan Suriyelilerin büyük oranda nitelik gerektirmeyen işlerde çalıştığı da tespit edildi. Bu sebeple iş gücü piyasasında belirgin bir açık oluşmadı. Bundan sonraki süreçte ise geri dönüşlerin iş gücü piyasası üzerinde belirgin bir etki yaratmayacağı ve oluşabilecek iş gücü açığının zamanla dengeleneceği öngörülüyor."

"Türkiye, güvenli liman olarak yeni fırsatlar elde eden bir ülke"

Türkiye'nin iş gücü piyasasının küresel ve bölgesel şoklara karşı güçlü, dayanıklı ve hazırlıklı olduğunu vurgulayan Işıkhan, "Elbette biz hiçbir zaman savaşların yaşanmasını istemeyiz. Bölgemizde ve dünyada kalıcı barışın tesis edilmesi en büyük temennimizdir. Ancak mevcut gerçeklik içerisinde Türkiye olarak her senaryoya hazırlıklı olmak durumundayız. Bu doğrultuda yaptığımız analizler, geliştirdiğimiz politikalar ve uyguladığımız programlarla iş gücü piyasamızın dengesini korumaya devam ediyoruz." diye konuştu.

Işıkhan, Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki olumsuz gelişmelerin nitelikli insan kaynağının güvenli, üretken ve istikrarlı ülkelere yönelmesine yol açtığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Türkiye güçlü ekonomi yapısı, sanayi kapasitesi, girişimcilik ekosistemi ve stratejik konumuyla bu süreçte öne çıkan ülkelerden biri olmuştur. Dolayısıyla, küresel ve bölgesel krizler karşısında Türkiye sadece risklerle karşılaşan değil, aynı zamanda güvenli bir liman olarak nitelikli iş gücü, yatırım ilgisi ve üretim kabiliyeti bakımından yeni fırsatlar elde eden bir ülke konumunda."

"İşsizlik Sigortası Fonu 708 milyar liraya ulaşmış durumda"

İş gücü piyasasına yönelik olumsuzluklara karşı İşsizlik Sigortası Fonu'nun korucuyu işlevine dikkati çeken Işıkhan, fonun temel amacının isteği dışında işini kaybedenlerin gelir kaybını telafi etmek, işsizlik ödeneği gibi pasif iş gücü piyasası politikalarıyla çalışanları desteklemek olduğunu vurguladı.

Prim gelirleri, devlet katkısı ve fon varlığının etkin yönetimi sayesinde İşsizlik Sigortası Fonu'nun gelirlerinin her geçen ay arttığını bildiren Işıkhan, şu bilgileri verdi: "Bu kaynağı en verimli şekilde değerlendirerek hem bugünün ihtiyaçlarına cevap veriyor hem de geleceğe güçlü bir rezerv bırakarak iş gücü piyasamızın bir anlamda teminatını sağlıyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu yalnızca rakamlardan ibaret bir büyüklük değil, aynı zamanda sosyal devlet anlayışımızın en somut ve en güçlü araçlarından biridir. Bugün geldiğimiz noktada fonumuz yaklaşık 708 milyar lira seviyesine ulaşmış durumda. Yıl sonuna kadar ise bu büyüklüğün 800-850 milyar lira bandına çıkmasını öngörüyoruz."

"Sosyal diyalog esasıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz"

Bakan Işıkhan, iş gücü piyasasında esnek çalışma modellerinin uygulanmasına yönelik çalışmaların hangi aşamada olduğu yönündeki bir soruya, şu yanıtı verdi: "Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu ve Orta Vadeli Program çerçevesinde, yeni nesil çalışma modellerine yönelik Bakanlığımızca yürütülen çalışmalarda, sosyal tarafların sunduğu değişiklik önerileri de dikkate alınarak, Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi gibi sosyal diyaloğu esas alan mekanizmalar aracılığıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu modellerin kayıtlı istihdamı destekleyecek şekilde uygulanması ve çalışanların sosyal güvenlik haklarının korunması bizim için büyük önem taşıyor. Çalışma sürelerinin, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ve sosyal güvenlik bildirimlerinin açık şekilde düzenlenmesi bu süreçte kritik rol oynuyor."