HDP Eş Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Gelin, yamalı 12 Eylül darbe Anayasa'sını hep birlikte değiştirelim, demokratik bir anayasayı hep birlikte inşa edelim." dedi.

Meclis Genel Kurulunun, TBMM'nin açılışının 104. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemli toplantısında konuşan Oruç, çalışmak zorunda bırakılan çocuk işçiler olduğunu belirterek, başta TBMM olmak üzere siyaset kurumunu, bu çocuklara karşı sorumluluğunu yerine getirmeye davet etti.

Oruç, mücadelelerinin çocuk işçiliğinin son bulması, erken yaşta evliliklerin sonlandırılması, çocuk istismarının olmaması, çocukların öldürülmemesi ve aydınlık yarınlarda yaşayabilmeleri için olduğunu söyledi.

1920 yılı öncesinde devrede olan "tekçi siyasi anlayışın" 1924 Anayasa'sı ile yeni ulus devletin "katı ve sistematik aklı" haline dönüştüğünü savunan Oruç, daha sonra yapılan tüm anayasaların 1924 Anayasa'sının kötü birer kopyası haline dönüştüğünü aktardı.

Bugün toplumun en temel ihtiyaçlarının başında demokratik bir anayasa geldiğini ifade eden Oruç, "Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında krizlerden çıkış yolunun 1920 ruhuyla 1921'de yapılan toplumsal mutabakatın güncellenmesinden geçmektedir." diye konuştu.

Meclis'in "geçmişle yüzleşme" başta olmak üzere "demokratikleşme" konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Oruç, 31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde bu sorumluluğun halk tarafından bütün siyasete hatırlatıldığını dile getirdi.

Oruç, Meclis'in, kurucu bir iradeyle "Kürt meselesinin" çözümü ve "Türkiye'nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi sorumluluğu ile karşı kaşıya olduğunu" belirterek, "DEM Parti olarak bizler, çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de koymaya ve çözümün odağında olmaya hazır olduğumuzun altını bir kez daha çiziyoruz." ifadelerini kullandı.

"Toplum, ekolojik yıkıma karşı, yaşamı savundu"

Özgür Özel: O kan orada durdukça Türkiye’de siyaset normalleşemez Özgür Özel: O kan orada durdukça Türkiye’de siyaset normalleşemez

Yerel seçimde emekliler başta olmak üzere Türkiye'nin emekçi yoksullarının ekonomik krizin yükünü taşımayacağını beyan ettiğini dile getiren Oruç, şöyle devam etti: "Gençler ve kadınlar, kendilerine çizilmek istenen sınırları, geleceksizliği reddetti. Yaşam biçimlerine müdahale edilmesini, kazanımlarının yok sayılmasını reddetti. Aleviler ve bütün farklı halklar ve inançlar, baskıcı rejimlerin onlar üzerinde uyguladığı ceberut yönetimleri reddetti. Toplum, ekolojik yıkıma karşı, yaşamı savundu."

Ortak bir yaşam ve demokratik bir toplum için tüm kesimlerle konuşma, sorunları müzakere yoluyla çözme konusunda yol almak istediklerini belirten Oruç, şu değerlendirmede bulundu: "Gelin, yamalı 12 Eylül darbe Anayasa'sını hep birlikte değiştirelim, demokratik bir anayasayı hep birlikte inşa edelim. Gelin parlamento olmak üzere, siyaset kurumunu, her türlü vesayetten kurtaralım. Gelin, dünyada tohumu ekilen, Orta Doğu'da fidelenen savaş ve kargaşaya karşı Türkiye ve bölge halklarını korumak için büyük bir iç barış mutabakatı yapalım."

Editör: Murat Karataş