AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde MKYK toplantısına ilişkin basın açıklaması yaptı.

İşte AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından satır başları: Kamp formatımızın geleneksel unsurları var. Aynı zamanda hem genel başkan yardımcılarımızın hem de bakanlarımızın katılacağı ortamlarda iç ve dış siyasete dair onlarca başlığın ele alınacağı yoğun bir istişare süreci olacak. Her zamanki gibi kampımız, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın tarihi konuşmasıyla başlayacak. Bu kamp vesilesiyle de Sayın Cumhurbaşkanımızın kapsamlı değerlendirmelerini hep birlikte göreceğiz.

Bugünkü MKYK toplantımızda Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fatih Bey'in kapsamlı bir sunumu da yer alıyor. Dünyadaki gelişmelerden yapay zekâya, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını ilgilendiren pek çok başlık bulunuyor. Kendileri bu konulara ilişkin anlamlı ve değerli bir sunum gerçekleştiriyor. MKYK'mız bu sunumu da değerlendirdikten sonra her zaman olduğu gibi Meclis çalışmalarının değerlendirilmesi yapılacak. Ardından önümüzdeki döneme yönelik çalışmalarımız sürdürülecek.

Celik-29

Yoğun bir yaz dönemi bizi bekliyor. NATO Zirvesi var. 15 Temmuz'da kahraman şehitlerimizi anacağız. Şükranlarımızla birlikte, rahmetle andığımız kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi o direniş gününde bir kez daha minnetle selamlayacağız. Bunun hem devlet boyutuyla hem siyaset boyutuyla hem de parti boyutuyla çok yönlü şekilde değerlendirileceğini ve anlamlı bir şekilde gerçekleştirileceğini belirtmiştim. Yine biliyorsunuz, iklim zirvesi hazırlıkları devam ediyor. Partimizin kuruluş yıl dönümü hazırlıkları var. Bunun gibi pek çok başlıkla birlikte Eylül ayında gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Zirvesi'ne kadar ve sonrasına uzanan yoğun bir iç ve dış siyasi gündem önümüzde duruyor. Bütün bunları tüm boyutlarıyla değerlendiriyoruz.

Bugün sabah Ankara İl Teşkilatımızın Danışma Meclisi toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bu nedenle ben de doğrudan sorulara geçerek değerlendirmelerimi sorular üzerinden yapacağım.

SORU-CEVAP

İran ile ABD arasında bir mutabakat imzalandı ve önümüzdeki 60 gün boyunca müzakere süreci devam edecek. Bu sürece ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Tabii ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasından sonra ortaya çıkan tablo gerçekten son derece üzücü. Uluslararası sistemi sarsan, ilkeleri ve hukuku ciddi biçimde zedeleyen birtakım sonuçlar ortaya çıkardı. Biz burada başından beri İran'a yapılan bu saldırının yanlış olduğunu, uluslararası hukuka, hakkaniyete ve meşruiyete aykırı olduğunu ifade ettik. Daha sonrasında İran'ın kardeş ülkelerin topraklarını hedef alan yaklaşımının da yanlış olduğunu dile getirdik. İşin esasında bu yaşananlar, İsrail'in Siyonist yayılmacılığının bölgemize ödettiği bedellerden biridir ve bu süreç halen devam etmektedir. Bugün Lübnan'da çok önemli bir bölgeyi, neredeyse Litani Nehri'ne kadar olan alanı İsrail hedef almaktadır. Kalıcı bir askeri üs kurarak yerleşim bölgesinde Filistin Devleti'nin kurulmasını engellemeye dönük çok saldırganca bir tutum daha ortaya koymuştur.

Yine Gazze'deki insanlık dışı soykırım saldırıları devam etmektedir. Bütün bu tablo içerisinde bu Siyonist saldırganlık kardeş İran'ı da hedef almıştır. Ancak başından beri Türkiye'nin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu değerlendirmelerin ne kadar ufku gören ve hakkaniyetli değerlendirmeler olduğu görülmüştür. Bu saldırının neticesi uluslararası hukuka da büyük bedeller ödetmiştir. Uluslararası sisteme de büyük bedeller ödetmiştir. Çünkü bu, hakkaniyetsiz ve hukuka aykırı bir saldırıdır. Gelinen noktada bu anlaşma, ateşkesin kalıcı barışa dönüşebileceği bir aşamayı ifade etmektedir. Altmış günlük süre içerisinde pek çok başlık ele alınacaktır. Bu başlıkların ele alınmasıyla süreç işlemeye devam edecektir. Ancak son derece kırılgan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim.

Omer Celikaa 2259553

İşte Hürmüz Boğazı'nın açılmasından Amerikan ablukasının kalkmasına kadar birçok madde bulunmaktadır. Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili birçok konu da gündemdedir. Aslında iş şimdi başlamaktadır. Ancak İsrail hükümetindeki soykırımcı anlayışın temsilcisi olan bazı bakanların bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz. Bizim değerlendirmemiz, herkesin bunun kalıcı bir barışa dönüşmesi için güçlü bir irade ortaya koyması gerektiği yönündedir. Bunu en çok tehdit eden unsur olan İsrail saldırganlığına karşı da güçlü bir duruş sergilenmelidir. Nitekim ABD Başkan Yardımcısının bu konudaki uyarılarının da altını çizmek gerekir. İsrail saldırganlığının artık bütün dünyayı domine etmek ve tüm siyaseti tahrip etmek üzere bu politikayı sürdürdüğü herkes tarafından görülmektedir. Gelinen nokta bölge barışı ve dünya barışı açısından önemlidir. Hürmüz'den Lübnan'a kadar uzanan bütün bu gerilimlerin azaltılması ve diğer konuların da ele alınmasıyla birlikte bu altmış günlük sürenin çatışmasız, tehditlerin ve gerilimlerin söz konusu olmadığı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerilimleri artırarak ya da tehditleri yükselterek ilerlenecek herhangi bir yol yoktur. Buradan gidilecek bir yol olmadığı da net bir şekilde görülmüştür. Siyonist saldırganlığın kaos yaratma stratejisinden ve soykırım şebekesinin insanlık dışı çıkarlarından başka ortada kimsenin faydasına olan bir durum bulunmamaktadır. Bu nedenle gelinen aşamayı son derece anlamlı buluyor ve destekliyoruz. Ancak kırılganlığının da farkındayız. Bu nedenle herkesi sürece destek vermeye ve barışı korumaya katkı sunmaya davet ediyoruz.

"CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ ERDOĞAN'DIR"

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin olarak "Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" demişti. Sizler bunu parti organlarında değerlendirdiniz mi?

Sayın Bahçeli'nin açıklamaları son derece önemlidir. Burada daha önce de ifade etmiştim. Partimiz açısından Cumhurbaşkanı adayımız, önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bu konuda partimizin bütün yetkili organları son derece açık ve kararlı bir duruş sergilemektedir. Sayın Bahçeli'nin açıklamalarını da şükranla karşılıyor ve kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Bu açıklama, Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren bir açıklama olmuştur. Daha önce de kendileri son derece kararlı ve nazik bir şekilde bunu ifade etmişlerdi. Hem erken seçim açıklamalarını reddeden tutumu hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığının Cumhur İttifakı'nın ortak iradesi olduğunu bir kez daha ortaya koyan güçlü yaklaşımı bakımından Cumhur İttifakı'nın birlik ve beraberliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Değerli büyüğümüz Sayın Bahçeli'ye buradan bir kez daha teşekkürlerimizi arz ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yasal düzenlemenin Meclis kapanmadan gündeme geleceği ifade ediliyordu. Şu anda son durum nedir?

Terörsüz Türkiye konusundaki çalışmalarımız ise kesintisiz bir şekilde sürmektedir. Terör örgütlerinin bölgemizde esasen temsil ettiklerini iddia ettikleri etnik ya da dini grupların yararına hiçbir faaliyetlerinin olmadığı, onlar adına yola çıktıklarını ifade etseler de bölgedeki büyük güçlerin vekâlet savaşlarında ve istihbarat mücadelelerinde birer vekil güç olmaktan öteye gidemedikleri defalarca görülmüştür. Son olarak İran'a yapılan saldırı sonrasında gündeme gelen bazı ifadelerde de bu durum bir kez daha ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin ne kadar kıymetli olduğu son gelişmelerle birlikte bir kez daha görülmüştür. Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimizi İran'a yönelik saldırganlığın bir parçası hâline getirmeye çalışanlar bunu başaramayınca bu kez Kürt kardeşlerimizi hedef almaya başlamıştır. Özellikle İran'daki ve Irak'taki Kürt kardeşlerimize, basiretli, hakkaniyetli ve tarihin doğru tarafında duran yaklaşımları sebebiyle bir kez daha tebriklerimizi iletiyoruz.

Türkiye'nin içerisinde de çok önemli aşamalar kaydedilmiştir. Sayın Bahçeli'nin tarihi çağrısından sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına verdiği talimatlarla bu süreç bir devlet politikasına dönüşmüştür. Burada hem Cumhur İttifakı'nın siyasi iradesi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefini en güçlü şekilde desteklemeye, taşımaya ve bunun önünü açmaya devam etmektedir hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bunun bir devlet politikasına dönüşmesi sayesinde süreç güçlü bir şekilde ilerlemektedir.

Bu arada Yüce Meclis'in ve milletimizin değerli temsilcilerinin yapacağı çalışmaların sürece güçlü bir boyut kazandırması zarureti bulunuyordu. Meclis'in yaptığı komisyon çalışması son derece kıymetli süreçlerden geçmiştir. Meclis Başkanımızın bizzat komisyona başkanlık ederek bütün hassasiyetleri gözetmesi, bütün toplumsal kesimleri dinlemesi ve süreci tamamlaması neticesinde herkesin altına imza attığı bir rapor ortaya çıkmıştır. Bu son derece önemlidir. Bugün gelinen noktada o raporun içeriğine herkesin değer vermesi ve attığı imzanın arkasında durması son derece kıymetlidir.

Buradaki hedef, daha önce de ifade ettiğim gibi PKK/KCK'nın tüm unsurlarıyla, tüm şubeleriyle ve uzantılarıyla birlikte silahlı yapısının feshedilmesi ve illegal yapılanmasının sona ermesidir. Terör sona ermeli ve bu silahlı yapı ile illegal oluşumlar Türkiye'nin ve bölgenin gündeminden çıkmalıdır. Artık yeni bir aşamadayız. Bugün itibarıyla net bir şekilde yeni bir aşamaya geçtiğimizi söyleyebiliriz. Komisyon raporunun gereklerinin yerine getirilmesini sağlamak, silah bırakmayı temin etmek ve terör örgütünün varlığını ve illegal yapılarını tamamen sona erdirmek amacıyla yasal bir çerçeve ortaya çıkacaktır. Bu yasal çerçevenin çok gecikmeden, bir an önce Meclis gündeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu yasal çerçeve, terör örgütünün silah bırakmasını ve tüm şube, uzantı ve illegal yapılarıyla birlikte ortadan kalkmasını sağlamaya yöneliktir. Türkiye'nin milli güvenliği açısından, Türkiye Yüzyılı hedefleri açısından ve Terörsüz Türkiye ile Terörsüz Bölge hedefleri açısından bu son derece önemlidir. Bu nedenle bugün, bütün bu evreler geçildikten ve çalışmalar tamamlandıktan sonra terör örgütünün ortadan kalkacağı, silahlı yapının sona ereceği yasal çerçeve aşamasına gelinmiştir. Burada söz konusu yasal çerçeve için bütün siyasi partilerin ve bütün çevrelerin katkı vermesi son derece önemlidir.

Türkiye bu meseleyi ortak iradeyle, büyük devlet tecrübesiyle, milletimizin büyük değerleri ve basiretiyle aşabilecek kabiliyet ve kapasiteye sahiptir. Yüzyılların, bin yılların içerisinden süzülen tecrübemiz sayesinde devletimizin niteliklerinden ve milletimizin değerlerinden taviz vermeden, herhangi bir pazarlık söz konusu olmaksızın bu süreçleri nihayete erdirebilecek yüksek kapasiteye sahibiz. Bu çerçevede bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Bu düzenleme, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefini gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır. Bu yasal çerçeve kapsamında bütün toplumsal kesimlerin, siyasi partilerin ve Mecliste bulunan ya da bulunmayan tüm siyasi partilerin katkıları çok önemlidir. Mecliste bulunan bütün siyasi partilerin gerek sürece destek veren gerekse eleştirel yaklaşan ancak bunu hakkaniyet ve demokratik üslup içerisinde yapan yaklaşımlarının tamamı değerlidir. Bunu son derece önemsediğimizi belirtmek istiyorum. Amaç burada terörün sona ermesi ve Türkiye'nin bu silahlı ve illegal yapılardan kurtulmasıdır.

CHP'li Zeynel Emre, "Yürüyüş Partisi" iddiasını yalanlamadı
CHP'li Zeynel Emre, "Yürüyüş Partisi" iddiasını yalanlamadı
İçeriği Görüntüle

Bu çerçeve ortaya çıktıktan sonra silah bırakma süreciyle ilgili olarak, terör örgütünün silah bıraktığının devlet kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylanması halinde Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla süreç tamamlanmış olacaktır. Ancak dediğim gibi sürecin bütün bu aşamalardan geçmesi gerekmektedir. Baştan beri ortaya koyduğumuz ilkeler doğrultusunda devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusundaki hassasiyetimizi en güçlü şekilde koruyoruz ve korumaya devam ediyoruz. PKK/KCK'nın tüm şube, uzantı ve yapılarıyla birlikte ortadan kalkması hedeflenmektedir. Burada esas olan, silah bırakmanın tespit edilmesiyle birlikte yürürlüğe girecek bir yasal çalışmanın hazırlanmasıdır. Daha sonrasında ise devletin güvenlik kurumları ve Sayın Cumhurbaşkanımızın uygun göreceği kurumlar tarafından gerekli tespitler yapılacaktır. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylanmasının ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle bir Cumhurbaşkanlığı kararına dönüşmesi şeklinde bir mekanizma işleyecektir.

Burada herkesin çok dikkat etmesi gereken bir husus vardır. Süreci destekliyorum başlığı altında çok maksimalist, çok yanlış ve süreci enfekte edecek birtakım söylemlerin gündeme sokulduğunu görüyoruz. Bunların hepsini duymak zorunda değiliz. Milletimizin basiretine, kaderdaşlık, vatandaşlık ve kardeşlik duygusuna hitap eden sözlere bakmalıyız. Milletimizi etnik ya da mezhepsel parçalara ayırmaya çalışan veya bu şekilde tanımlamaya çalışan birtakım söylemlerin dolaşıma sokulduğunu görüyoruz. Bunları reddettiğimizi söylemeye bile gerek yoktur. Bunların tamamen dışındayız. Bazı dar ideolojik yaklaşımların, gerek süreci destekleme adı altında gerekse sürece haksızlık eden iftiralar çerçevesinde gündeme sokulduğunu görüyoruz. Bunların her biri dar bir ideolojik yaklaşımın ürünüdür. Sürece destek adı altında da olsa, sürece yönelik iftira kampanyaları çerçevesinde de olsa gündeme gelebilmektedir. Biz bu aşırılıklardan uzağız. Bu aşırılıkların hiçbir işe yaramayacağını görüyoruz.

Daha önce de söylemiştim. Bazen süreci desteklemek adına öyle sözler söylenir ki aslında algoritması süreci sabote etmeye ve enfekte etmeye yöneliktir. Biz bunları çok iyi tanıyoruz. Bu tip söylemler ve yaklaşımlar konusunda yirmi yılı aşan tecrübemiz bize bunu defalarca göstermiştir. Yine sürece yönelik hakkaniyetli eleştirileri saygıyla karşılıyoruz. Ancak hakkaniyetli eleştiri kapasitesini kullanamayanların, süreci çarpıtarak, iftiralar atarak ve yapılmayan şeyleri yapılmış gibi göstererek süreci sabote etmeye ve enfekte etmeye çalıştıklarının da farkındayız. Dış kesimlerden de, Terörsüz Bölge hedefi nedeniyle çıkarları zarar görecek bazı çevrelerin bu süreci enfekte etmek istediğini görüyoruz. Bazı provokatörlerin ve bazı istihbarat servisleri destekli yapıların süreci engellemek için devrede olduğunu da görüyoruz.

Bugün gelinen noktada bütün bu aşamalar geçilmiş ve olgunlaşmıştır. Artık terör örgütünün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının tartışılması ve değerlendirilmesi aşamasındayız. Buna herkesin katkı vermesi çok önemlidir. Ayrıca bunun gecikmeden ve uygun bir şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bazen bu süreçlerde bir aylık yolu bir günde gidersiniz. Bazen de bir günlük yolu bir ayda gidersiniz. Ancak bütün bu süreçler olgunlaşmış ve belli bir noktaya gelmiştir. Daha hızlı ve daha etkili hareket edebileceğimiz bir aşamadayız. Sağduyuyla hareket etmek gerekir. Kardeşlik duygusuyla hareket etmek gerekir. Bölgemizde yaşanan büyük türbülansları ve tektonik kaymaları dikkate alarak herkesin sözlerini son derece hassas bir şekilde kurması gerekir. Bir sözün nereye gittiğini, kimler tarafından istismar edilebildiğini ve toplumdaki yankısının ne olabileceğini dikkate almak gerekir. Çünkü toplumumuz çok çeşitli hassasiyetlerden oluşmaktadır. Milletimiz çok çeşitli hassasiyetleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle sağduyulu hareket etmek, teenni ile davranmak ve aynı zamanda sürecin hızını ve ivmesini gözetmek amaca ulaşılmasını sağlayacaktır. Bütün bu hassasiyetlerle Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak bakımından yasal çerçeveyi tartışma aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Herkesin katkısının değerli olacağını ifade etmek isterim. Bizim bu konudaki irademiz nettir.