Can Holding soruşturması kapsamında 20 Ekim 2025'te tutuklanan Kenan Tekdağ ev hapsini içeren adli kontrol kararıyla tahliye edildi. Can Holding'e yönelik Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı'nı içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 20 Ekim'de ‘çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma’ ve ‘suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Can Holding soruşturması

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla 'nitelikli dolandırıcılık', 'vergi kaçakçılığı', 'kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması','suçtan elde edilen gelirlerin aklanması'na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği öne sürülmüştü.

Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti. Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyım olarak atanmıştı.

Pezeşkiyan barışmaktan yana
Pezeşkiyan barışmaktan yana
İçeriği Görüntüle

Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise Can Holding'e ait 10 şirkete daha kayyım atanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, "yönetme" ve "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

Turgay Ciner'in sahibi olduğu Park Holding ve Park Elektrik'e Ekim 2025'te kayyım atanmasına karar verilmiş ve her iki şirketin de yönetimi TMSF'ye geçmişti. Mahkeme 14 Ocak'ta şirketlerdeki yönetim kayyımını kaldırarak, denetim kayyımına geçişe karar vermişti. Şirketler hakkındaki kayyım tedbiri kararları 9 Mart'ta kaldırılmıştı. Dosya kapsamında Turgay Ciner hakkında çıkarılan yakalama kararı da Şubat 2026'da kaldırılmıştı.