İsrail’de dün tartışmalı yargı reformuna karşı çıkan Savunma Bakanı Yoav Gallant'ı görevden alan Başbakan Binyamin Netanyahu, ülke genelinde protestoların patlak vermesinin ardından ulusa seslendi. Netanyahu, İsrail toplumunda artan gerilimlerin ve bunları çözülmesi gerektiğinin farkında olduğunu ifade ederek, İsrail'i parçalayan aşırılık yanlısı bir azınlık olduğunu belirtti. İsrail’i parçalamak gibi bir niyetinin olmadığını vurgulayan Netanyahu, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) yedek kuvvetlerinde hizmet vermeyi reddedenlerin buna son vermesi çağrısında bulundu. Netanyahu, “İsrail devleti, orduya hizmet etmeyi reddedenlerle devam edemez. Reddetmek, ülkemizin sonu demektir” dedi.

Netanyahu, “diyaloğu sağlamak” ve “iç savaşı” engellemek amacıyla tartışmalı yargı reformunun ikinci ve üçüncü okumalarının bir sonraki meclis oturumuna ertelendiğini açıklayarak, destekçilerinin "çoğunun" yargı reformunu desteklediğini ve meclisten bir şekilde geçeceğini de sözlerine ekledi.

Aşırı sağcı Ben Gvir’e "ulusal muhafız birimi" sözü

Beyaz Saray: Rusya topraklarına yönelik saldırıları desteklemiyoruz Beyaz Saray: Rusya topraklarına yönelik saldırıları desteklemiyoruz

Netanyahu’nun ulusa sesleniş konuşmasından önce hükümetinin koalisyon ortaklarından Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in partisi Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) tarafından yapılan açıklamada, yargı reformu ile ilgili görüşmelerin gelecek ayki Hamursuz Bayramı tatilinden sonraki meclis oturumuna kadar askıya alındığı ifade edilerek, "reformun diyalog yoluyla meclisten geçirilmesi" için bir sonraki oturumda yeniden meclise sunulacağı aktarılmıştı. İsrail basınında yer alan haberlerde ise, Ben Gvir’in yargı reformu ile ilgili görüşmelerin askıya alınmasını destekleyeceği ve karşılığında Ulusal Güvenlik Bakanlığı'nın kontrolünde bir "ulusal muhafız birimi" kurulacağı belirtilmişti. İsrail meclisindeki bir sonraki yasama dönemi 30 Nisan-30 Temmuz tarihleri arasında olacak.

Tepki çeken yargı reformu

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile ABD ve çok sayıda ülkenin karşı çıktığı tartışmalı yargı reformu, Yüksek Mahkeme’nin yetkilerinin sınırlandırılmasını, meclisin mahkeme kararlarını geçersiz kılmasını ve yargının hakimlerin seçimi üzerindeki etkisinin azaltılmasını içeriyor. Reform çerçevesindeki "başbakanın görevden alınmasını zorlaştıran yasa tasarısı" geçtiğimiz günlerde Mecliste yapılan oylamada kabul edilmişti.