Ekrem İmamoğlu, “Saraçhane'ye evinize hoş geldiniz. İstanbullular, İstanbul kimin demiştik? Sizin, sizin. 16 milyon İstanbullunun. Hangi çılgın sizin, millete ait herhangi bir sürecin önüne set kurabilirmiş. Hangi çılgın zincir vurabilirmiş. Hiç kimse. Hiç kimse” dedi.

“Bu akşam biriz, birlikteyiz. Yarın çoğalarak daha fazla bir arada olacağız. Daha fazla birlikte olacağız” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi, birlik ve beraberliğimizin güzel bir anını bu akşam başlatıyoruz. Yarın, çok daha büyüyecek. Genel Başkanlarımız burada olacak. Hep birlikte burada olacağız.”

Ayrıca İmamoğlu, yarın Altılı Masa liderlerinin bir arada olarak İstanbullulara hitap edeceğini söyledi.

İmamoğlu, “Ezan okunurken kalbi temiz insanlarımızın duyguları kabul olur. Ben buna inanıyorum ve gerçekten bugün utanç duyduğumuz bu anı bu ortamı bize yaşatan bu yargı sürecinin o kötü kararını yaşayıp sizleri buraya davet etmeyi elbette istemezdim. Ama bir dertleşmeyi, sizin kararınızın yok sayıldığı ortamın bu şekilde bir alışkanlık haline geldiği anda gerçekten bu ülkeyi yaşanmaz hale getirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüş olurduk. Onun için sizi buraya davet ettik. Ve sizinle dertleşiyorum. Bu mahkeme bu dava Türkiye'de adaletin kalmadığının ispatı. Bu dava ülkeye adalet ve demokrasi gibi en ulvi değerleri getirmek istemeyenlerin yönettiği bir davadır” şeklinde konuştu.

40 saat sonra enkaz altından gelen gülümseme 40 saat sonra enkaz altından gelen gülümseme

İBB Başkanı, “Hatta devlet biziz, millet biziz, her şeyin sahibi biziz diyen insanların aymaz, utanmaz bir biçimde süreci etki altına alıp karar verdikleri bir davadır. Hukuku yok sayarak millet iradesiyle kavga ederek bu süreci bir avuç insanın istediği yörüngeye oturtmak isteyenlerin ortaya koyduğu iradeyi yöneten bir davadır. Keşke bu dava bir hukuk davası olsaydı. Adalet önünde bir yargılanma süreci olsaydı. Aslında bu dava var olan süreçte bozuk düzen diye tarifleyeceğimiz bir düzenin davasıdır. Aldıkları her karar kendi çıkarları için” dedi.