Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, asgari ücretin 2023 yılında brüt 10 bin 8 lira, net 8 bin 506 lira olarak belirlendiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Böylece asgari ücrete, Temmuz 2022'deki artışa göre yüzde 54,66, Ocak 2022'deki artışa göre yüzde 99,84 oranında zam yapıldı. 2023 yılı ocak ayından itibaren geçerli olacak asgari ücret artışı, önemli olmakla birlikte
belirlenen rakam emekçilerin ve toplumun beklentilerini tam anlamıyla karşılamamıştır. Asgari ücrete yönelik düzenlemeler yapılırken, çalışanların ailevi yükümlülüklerinin dikkate alınması ve çalışanların hayat pahalılığına ve özellikle gıda enflasyonuna karşı korunması gerekliliğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

2018'de emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 31,6 iken, 2022'de bu oran yüzde 26,3'e gerilemiştir. Diğer yandan, sermayenin milli gelirden aldığı pay ise 2018 yılında yüzde 51,8 iken, 2022'de yüzde 54,8'e yükselmiştir. Milli gelirin dağılımına bakıldığında, işletmeler açısından sürdürülemez bir durumun olmadığı, aksine öncü sektörlerdeki işletmelerin büyümeye devam ettiği ve işverenlerin yükünü hafifletecek önemli düzenlemelerin hayata geçtiği görülmektedir. Bundan sonra da bu düzenlemelerin yapılmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, 2023 yılında asgari ücret için işverenlere verilen devlet desteğinin 250 liraya çıkarılmasını da önemli buluyoruz."

Tüm ücretlerden asgari ücret kadar olan kısmın vergiden muaf tutulması uygulamasını önemli bulmakla birlikte gelir vergisi konusunda düzenleme talep ettiklerini vurgulayan Arslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırını paylaştı Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırını paylaştı

"2002'de belirlenen birinci gelir vergisi dilimi tutarı 15 brüt asgari ücrete tekabül etmekte iken, bu oran yıllar içerisine giderek azalmış ve 2022 yılında 4,95 katına kadar gerilemiştir. Yani asgari ücret ile vergi oranları arasındaki makas giderek daralmaktadır. Bu kapsamda vergi oranlarının acilen düzenlemesine ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyoruz. HAK-İŞ olarak, ücret üzerindeki vergi yüklerinin azaltılması ile bu rakamın daha da iyileştirilmesinin mümkün olacağının altını bir kez daha çiziyoruz. Ülkemizin ekonomik süreçleri göz önüne alındığında bütün ücret geliri elde edenler için bir yıl boyunca gelir vergisi oranının yüzde 10 ile sabitlenmesi talebimizi yineliyoruz. Bu kapsamda, asgari ücrete ilişkin köklü bir değişiklik yapılarak, bütün çalışanları hayat pahalılığına karşı koruyacak ve toplu sözleşme düzenini bozmayacak, çalışanların aileleri ile beraber insanca yaşayabilmesine imkan tanıyacak bir düzenlemenin gerekliliğine inanıyoruz."

Asgari ücretteki artışın özel sektörde örgütlü iş yerlerinde çalışan işçiler ile üniversiteler ve belediyelerde çalışan kamu işçileri ücretlerine de aynı oranda yansıtılmasını isteyen Arslan, "İşçilerin tamamını temsil etmekten uzak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çoğulcu, katılımcı ve kapsayıcı olmaktan çok uzak, çağın gerisinde kalmış yapısının değiştirilmesi, katılımcı bir anlayışla yeniden belirlenmesi talebimizi yineliyoruz. Açıklanan asgari ücretin tüm emekçilere, ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.